Doğu Karadeniz Gezi Rehberi-1 | Hayat40tansonra

Ordu ve Giresun

Karadeniz Turu Gün 1

Bir önceki yazıda anlattığım Doğu Karadeniz Turunun detaylarına girmeden, yazımıza Ordu ile başlayalım:) Önceki genel bilgilendirme ve tavsiye yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

Uzun süren gece yolculuğunun ardından ilk durağımız Ordu. Unutmadan bu mesafeleri otobüs ile gitmek belli bir yaştan sonra gerçekten çok zor oluyor:( O yüzden uçak ile ulaşım sağlayan turları da göz önünde bulundurmak lazım. Bireysel gidecekseniz de yedek şoförü planlamalarınıza almanızda fayda var:) 

Ordu şehri benim daha önce ziyaret etme imkanımın olmadığı, ilk defa ziyaret ettiğim bir yer oldu. Gerçi Ordu'yu yine gördüm sayılmaz ama, artık en azından sınırları içinde dolaştım diyebileceğim:)

Boztepe'den Manzaralar

Ordu merkezde uğradığımız fındık fabrikasını yazıya başlar başlamaz reklam olmaması için yazının sonuna bırakıyorum:) 

ORDU/ Boztepe:

Ordu şehir merkezinin içinden geçerek ulaştığımız ilk gezi noktası Boztepe'deki turistik tesisler. Boztepe, şehir merkezine yaklaşık 4 km. mesafede olan bir mahalle. Ulaşım için yollar asfalt ve son derece güzel. Bu sebeple de günün her saati çok kalabalık olan bir alan:) Denizden yaklaşık 500 metre yükseklikteki bu tepe, size Ordu'nun en güzel panoramik görüntüsünü veren yerlerin başında geliyor ve inanın bugüne kadar gördüğüm en güzel şehir manzaralarının başında burası var. 

Ordu Şehir Merkezi

Aslında tur rehberinin ilk planı bizleri Boztepe'ye teleferik ile çıkarmaktı ki buranın keyfi de en güzel bu şekilde çıkar. Ancak teleferiğin bakımda olmasından dolayı tesislere tur otobüsü ile çıkmak ve aynı şekilde geri dönmek durumunda kaldık. Buradaki teleferiğini en önemli özelliği ise dünyada, iki direk arası en uzun mesafeye sahip (900 metre) ikinci teleferik olmasıymış.

Peki burada neler var ve neler yapabilirsiniz? Tesise giriş için herhangi bir ücret ödemiyorsunuz. Girişte sol tarafta otopark mevcut. Otopark sonrası karşılaşacağınız ilk alan ise Rıza Varol Özel Ormanı. Arzu ederseniz ve zamanınız varsa burada piknik yapma imkanı var. 

Rıza Varol Özel Ormanı

Orman alanına girmeyip yürüme yolunda devam ederseniz, yine yolun sol tarafına kurulmuş, hediyelik eşyalar satan küçük dükkanlar sizi karşılayacak. Buralardan da yöreye özel ürünler, hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz. Bunun haricinde ise yol boyunca yeme-içme için bir çok güzel görüntülü restoran ve çay bahçeleri de var. 

Hediyelik Eşya Satan Dükkanlar

Kısa bir yürüyüşün sonunda ise varacağınız son nokta yamaç paraşütü yapılan yer. Burada bu aktivite için hazırlanmış özel bir alan mevcut. Buradan, en güzel Ordu Şehir manzaralarını fotoğraflama imkanınız var. Ancak fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere burası biraz tehlikeli:) Yamaç paraşütü için yapılan bir alan olduğu eğim çok fazla, ayakta durmakta zorlanıyorsunuz ve düşmenizi engelleyecek herhangi bir korkuluk yok. Çocuklarla gitmeniz durumunda gerçekten dikkatli olmanız gereken bir alan.

Yamaç Paraşütü Yapılan Alan

Burada yapılacak en iyi şey ise; eğer hizmet veriyorsa teleferik ile Boztepe'ye çıkmak, korkmuyorsanız yamaç paraşütü deneyimi yaşamak ve çay bahçelerinden birinde manzaraya karşı çay/ kahve içmek:)

Tabi ki Ordu bu kadarlık bir yerden ibaret olmasa da bizim program dahilinde gördüğümüz tek yer burası oldu. Birde otobüs ile şehir merkezinden geçerken gördüğümüz bir kaç tarihi yer. Peki bunlar haricinde Ordu ve çevresinde gezilecek nereler var derseniz, aşağıya kısa bir liste bırakıp Giresun'a yolculuğu çıkıyorum:)

Ordu'da Gezilecek Alternatif Noktalar:

Gölköy İlçesine bağlı, Ulugöl. Şehir merkezine 13 km. mesafede Kurul Kalesi. Perşembe, Çambaşı ve Korgan Yaylaları, Uzundere, Karaoluk, Kazankaya, Kadıncık, Ohtamış ve Ortaköy Şelaleleri, Çamaş ve Küpkaya Kanyonları, Cotyora, Bozukkale, Ünye Kalesi Kaya Mezarı ve Başkotanı Köprüsü.

Benim gezi öncesi yaptığım tur araştırmalarında yukarıda bahsettiğim yerlerin hiç birisi yoktu:) Yani buraları da görmek istiyorum derseniz bireysel gezi planlamak zorundasınız. Geçelim Giresun'a.

Giresun'da 2 adet planlı, 1 tane de rehber inisiyatifinde ilave yer ziyaret etme imkanı bulduk. Ama öncesinde çok kısa Giresun'dan bahsetmek istiyorum.

Otobüsten Cep Telefonu ile Çekim:)

Samsun'dan itibaren Artvin'e kadar olan tüm şehirlerin merkezini, Karadeniz Sahil Yolunu kullandığımız için görme imkanı buldum. Önceki yazımda da belirttiğim gibi bazı şehirleri de geçmişte bizzat gezdim. Ama Giresun bunlar arasında gerçekten farklı bir görüntüye sahip. Diğer şehirlere nazaran daha modern, daha iç açıcı bir yerleşim, yapılaşma var gibi görünüyor. Şehir merkezi otobüsten göründüğü kadar diğerlerine göre hem daha şirin hem de modern. Tabi yerleşim böyle olunca muhtemelen insanları da aynı şekildedir diye tahmin ediyorum. Boşuna Karadeniz'in Paris'i denmiyor olsa gerek:)

GİRESUN/ Kümbet Yaylası:


Kümbet Yaylası

Giresun'da ki ilk noktamız hem öğle yemeği hem de yer ziyareti maksadıyla Kümbet Yaylası oldu. (Instagram hikayelerimde Gümbet diye bahsetme hatası yaptım ve okuyorlarsa düzelten arkadaşlara buradan ayrıca teşekkür ederim) Kümbet Yaylası planlı bir yer değildi ama sanırım buradaki restoran, rehberimizin/ tur şirketinin para kazandırma maksatlı anlaşmalı olduğu yerlerden biriydi:) Gerçi iyi oldu, çünkü gerçek bir yayla görme imkanımız oldu bu sayede:)

Kümbet Yaylası

Kümbet Yaylası Dereli ilçesi sınırları içerisinde yer alıyor ve yaklaşık 1800 rakımlı, tam bir oksijen deposu:) Merkezden yaklaşık 60 km. mesafede ve bu mevsimde ulaşım sıkıntısı yaşanan bir yer değil. Giresun'un önemli turizm noktalarından biri olsa da ticaretin, ziyaretçileri sıktığı bir alana henüz dönüşmemiş. Ne demek istediğimi Ayder Yaylası yazımda ve fotoğraflarımda daha iyi anlayacaksınız:) Bol bol ama birbiri ile iç içe geçmemiş bungalov oteller, yayla evleri ile dolu olan bu bölgede yeşilin her tonunu görme imkanınız var. Burayı sonbaharda hayal edemiyorum yada kar yağdığında ki görüntüyü... Zaten özellikle kışın tercih edilen bir yer olduğunu da duymuştum.

Oradaydım:)

Bu arada Temmuz ayının ikinci yarısında bu bölgede yayla şenlikleri düzenleniyormuş. Buna denk getirmeniz durumunda, düzenlenen eğlence ve aktiviteler ile daha keyifli zaman geçirebilirsiniz. Burada size en önemli tavsiyem ise; eğer vejetaryen değilseniz et yemeniz. Malum Karadeniz'de, özellikle yaylalarda hayvanlar doğal besleniyor ve bu sebeple tüm et ve süt ürünleri diğer bölgelere göre biraz daha lezzetli.

Yemek Yenilen İşletme

 Ayrıca hiç bir şey yapmadan çimenlere uzanıp, bol bol manzara izlemenin tadına da varın:)

Kümbet Yaylası

GİRESUN/ Kuzalan Şelalesi:

Burasının resmi adı Kuzalan Tabiat Parkı olarak geçiyor ve Giresun merkezden yaklaşık 45 km. mesafede. Burası da Dereli İlçesi sınırlarında yer alan bir doğa harikası. Herhangi bir giriş ücreti yok. Yada tur ile girdiğimiz için ödendiğini ben fark etmedim:)) Bildiğiniz gibi tabiat parklarına genelde araç ile girişlere az da olsa bir miktar ücret isterler. Buraya özel bir otopark mevcut değil. Ancak konum olarak daha yukarıdaki Mavi Göl denilen yerde bir otopark mevcut ve oradan yürümeniz gerekiyor. Bizim zaman kısıtlamamız olduğundan otobüs yola bırakılarak hemen önünde indik ve yürüme zamanından tasarruf edildi:)

Kuzalan Şelalesi

Bölge 2013 yılında tabiat parkı olarak ilan edilmiş ve en önemli özelliği; orman içinde traverten bulunduran dünyanın en büyük ikinci tabiat parkı olması. İlki ise ABD'deki Yellow Stone Ulusal Parkıymış. Şelale suyu güldür güldür değil ama birkaç aya öyle olacaktır diye düşünüyorum:) Yüksekliği de tahminim 20-30 metre civarında. Şelaleyi yakından görmek için bir miktar basamak inmeniz gerekiyor fakat yorucu değil. Şelale aşağıda ve ciddi bir ışık problemi var. Bu sebeple buradan makine ile fotoğraf çekmek pek kolay değil. Bizim varış saatimiz akşam saatleri olduğu için makineyi elime hiç almadım ve telefon ile çekim yapmak durumunda kaldım.

Şelaleye İnen Basamaklar

GİRESUN/ Mavi Göl:

Burası tüm gezi boyunca belki de gördüğüm en güzel yerlerden biriydi. Biraz kalabalıktı ama yine de görmesi, fotoğraflaması çok keyifli noktaların başında geldi diyebilirim. Kuzalan şelalesinden devam edince kısa bir süre sonra karşılaşacağınız ilk nokta burası. Kendine ait otoparkı mevcut.

Mavi Göl

Bir birine yakın 3 gölün birleşmesinden meydana gelen Mavi Gölün, en güzel yeri yukarıdaki fotoğraftaki alan. Zaten bir sürü basamak indikten sonra karşınıza çıkacak ilk yer burası. En büyük özelliği ise Türkiye'de ki dere şeklinde akan ilk ve tek sodalı gölü olmasıymış. (Resmi kaynaklar böyle yazıyor) Zaten halk arasında da buraya sodalı göl deniliyor. 

En yukarıdaki 3üncü Göl

Tabi diğer bir ilgi çeken ve burayı güzel kılan ise gölün ve derenin rengi:) İnanılmaz berrak ve sizi içine çeken bir görüntüsü var. Bu arada Mayıs sonunda karların erimesi ile yeşile dönen rengi, temmuz ile tamamen turkuaz oluyormuş:) İmkanınız varsa görmeden ölmeyin yada ölmeden görün diyeceğim yerlerden birisi burası:)

Kuşbakışı 2 ayrı Göl

Mavi Göl birinci gün gezimizin son noktası oldu ve buradan konaklama için Trabzon'a doğru yola koyulduk. Trabzon'da 4 yıldızlı ama 5 yıldızlı konforu veren güzel bir otelde yenilenerek ikinci gün için dinlenme uykusuna yattık:)

Giresun'da Gezilecek Alternatif Noktalar:

Giresun Adası ve Kalesi, Şebinkarahisar, Tirebolu, Eynesil ve Espiye Andoz Kaleleri, Camii, Kilise ve Tarihi Çeşmeler.

Bu arada reklam yapmamak için yazının sonuna ekleyeceğim yer, bir fındık fabrikası ve onunla içi içe olan Çotanak Fabrika Satış Mağazası:) Burada birçok fındık ve türevi organik ürünleri alma şansınız var. Bence fiyatları çok uygun değil ama gidilince ister istemez alış-veriş yapılıyor:) Bireysel gezi planlasam muhtemelen buraya uğramazdım ama planda olduğu için uğradık ve hem evime, hem de aile büyüklerime ufak tefek hediyeler aldığım bir yer oldu:)

Çotanak Fabrika Satış Mağazası

Gördüğünüz gibi pek fazla yeri kapsayan bir gün olmadı ama özellikle Giresun'da ki gezi noktaları beni fazlasıyla mutlu etti. Hem görmüş olmaktan, hem de fotoğraflamaktan büyük keyif aldığım yerlerdi. Boztepe tekrar gelmeyi düşüneceğim bir yer olmasa da Kümbet Yaylasını konaklama ve tatil maksatlı ikinci kez ziyaret etmeyi isterim. Ayrıca Mavi Göl'ü de daha uzun süreli, hakkını vererek, tadını çıkararak görmeyi kesinlikle isterim.

Son olarak bu ziyaret noktalarından Kümbet Yaylası hariç diğer tüm yerlerde turist anlamında ülke insanımızın (bizim) azınlıkta, yabancı turistlerin ise ağırlıkta olduğunu ve Karadeniz esnafının da buna yönelik hizmet verdiğini üzülerek belirtmek istiyorum...

1inci gün gezimizi burada tamamlıyoruz. 2nci günde görüşmek üzere sağlıcakla kalın:)

Yorum Gönder

44 Yorumlar

  1. gerçekten fotoğraflar insana "hadi kalk git" dedirtiyor fakat ben hala bir önceki yazınızın tur otobüsleri ile Karadeniz'in yolları arasında barış sağlayamadığımdan biraz daha bekleteceğim :D Tur otobüsü ve güzellik uyuklaması yapan tek şoför ile İstanbul-Antalya arasını 24 saatte almışlığı var bu garibanın neticede:D hafifsenmeyecek bir tecrübey

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 24 saatlik macera sonrası böyle bir duygu seli içerisinde olmak son derece doğal :D Teşekkür ederim fotoğraflar için yaptığınız için yoruma:)

      Sil
  2. Mavi göl resimlerde muhteşem görünüyor.Kanlı canlı görmek çok daha muhteşem olmalı.Kuzalan şelalesi de çok güzel.Saatler keyifle geçirilir buralarda :)

    Turiste göre ayarlıysa cepler bi hayli ısınıyor o halde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fotoğrafta nasıl görünüyorsa inanın aynı, hatta daha fazlası:) Yabancı arkadaşlar alış-veriş konusunda son derece rahat... Ama bizim için aynı durum pek söz konusu değil tabi:)

      Sil
  3. Turkey has such cool places!! I'm surprised with that!
    xoxo

    marisasclosetblog.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. This is just a strating to show great places of Türkiye:)) Thank you Marisa:)

      Sil
  4. Her fotoğraf insanın içini ayrı açıyor gidip görmek nasıl hissettirir kim bilir. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genel anlamda çok keyifliydi:) Sevindim fotoğrafları beğenmenize, teşekkür ederim:)

      Sil
  5. Müthiş kareler... anlatımı nasıl güzel beslemiş fotolar. Verdiğiniz tüm bilgiler değerli. Emeğinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, çok mutlu oldum beğenmenize:)

      Sil
  6. Karadenizi çok seviyorum,sadece doğasından dolayı değil,insanından dolayı da seviyorum.
    Ziyaret ettiğiniz yerler çok güzel komik gelebilir ama çok görmemek ne kadar güzel.
    Ölmeden gidip görmeyi nasip etsin Allah göller ayrı güzel hangi yerine yorum yapacagimi şaşırdım.
    Yüreğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi siz söyleyince dikkatimi çekti, aklıma geldi ve gerçekten çevre birçok yere göre fazlasıyla temizdi:) İnsanları gerçekten tanımaya, gözlemlemeye değecek kadar ilgi çekici:) İnşallah görmediğiniz yerleri de en kısa zamanda görmek nasip olur. Teşekkür ederim değerli yorumunuz için:)

      Sil
  7. Minik bir düzeltme yapmalıyım.
    Çok görmemek değil *çöp görmemek olacaktı orası,olamadı🙈

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, çok görmemek te kısıtlı zamanda iyi olabiliyor, yoksa yorgunluk üst seviyede oluyor:))) Çöp görmemek de ayrı bir güzeldi:)

      Sil
  8. Mavi göl ve şelale çok güzelmiş. Yeşilliğe bayılıyorum. Oralara gitmeyi çok isterim. :) Kardeşim Giresun' da ama biraz ıssız bir yerde yaşıyor. O yüzden gitme imkanım yok pek. Onun da gezdirecek fırsatı yok, askeriyede olduğu için.
    Paylaşım için teşekkürler, çok güzeldi. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında arayıp ta bulunamayacak bir imkan, orada yaşıyor olmaları:) Giresun'da gezilecek yerler gerçekten güzel ve inşallah ilerleyen zamanlarda fırsatınız olur. Beğenmenize sevindim, teşekkür ederim:)

      Sil
  9. İkişer kez baktım resimlere. Şu harika manzaraları görmek için bile yeter Karadeniz. En çok da Kümbet Yaylası için. Fevkaladenin fevki demek düşer. Efsaneymiş. Şelaler, göletler misss. Yeme içme konusu bence balık ekmek ya da ekmek arası Akçaabat köfte olmalı. Hem gezmeli hem yemeli. Leziz ve pratik. Daha iyisi Şam'da kayısı:))

    Mavi Göl'ü ilk kez duydum. Ne kadar güzelmiş rengi. Bence tanıtıma ihtiyacı var acilen. Giresun için kirazın anavatanı, adı da kiraz anlamına gelen ''Keraus''tan derler. Güzel memleketmiş. Ordu'da mağaza ziyareti anlamsız bence. O zaman ''Karadeniz'de Alışveriş'' olsaymış turun adı. Önerilerinizin her biri için çok haklısınız. Bu şekilde biraz yıpratıcı. Yedek şoförlü bireysel ya da en iyisi uçakla bireysel:) İlerisi için Gaziantep ve Urfa uçakla bireysel hayalim vardır benim:)

    Daha fazla uzatmadan, gerek fotoğraflarınız, gerek önemli bilgiler eşliğinde okuduğum bu şahane gezi yazısı için teşekkürlerimi iletiyorum. Emeklerinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Manzaralar inanın izlemeye doyulmayacak tarzdaydı... Kümbet kalabalık olmadığı için ayrı bir keyif verdi ve kesinlikle tekrar görmek isteyeceğim bir yer:) Akçaabat köfte son gün yedik ama 2011'de en güzel yerlerinden birinde yeme fırsatım olmuştu ve özel bir tat:) Alabalık konusunun bu kadar popüler olduğunu inanın hiç bilmiyordum ve gittiğim her yerde bunu görmek beni şaşırttı:)

      Ne kadar yer gezdiysek, bir o kadar da alış-veriş yeri ziyaretimiz oldu.. Tabi turlar sanırım anlaşmalı olduğu için hepsi bunu yapıyor:( Ekim sonu planladığım bir GAP turu var ve inşallah bu sefer uçakla gideceğim:) Gerçekten zorlayıcı.. Her gezi dönüşü 3 gün yatmak zorunda kalıyorum artık:)))

      Çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için, çok mutlu oldum:)

      Sil
  10. Giresun'a en son gittiğimden sonra 28 sene geçmiş. Dediğiniz gibi yol pek çekilmiyor. Ben şehir merkezini biliyorum. Yaylalara gitme imkanı olmamıştı. Kale, sahil o civarlar. Bizim gittiğimiz yıllarda rus pazarı diye bir şey vardı. Rus kadınlarının sattığı bazı ilginç eşyalardan almıştık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 28 sene gerçekten çok uzun bir zaman:) Ki o şartlarda yolların nasıl zorlu olduğunu tahmin etmek gerçekten zor... Yollar dışında çok değişen bir şey olmadığını düşünüyorum:)

      Sil
  11. Yeşille mavinin iç içe geçtiği Karadeniz'in her yeri çok güzel Sezgin Bey. Fakat bir Ordulu olarak memleketime olan hissiyatım biraz daha farklı elbette. Keşek şehri daha geniş gezip görebilme ve teleferikten de izleme şansınız olsaydı. Ordu kent merkezi, 1883 yılında büyük bir yangın geçirip yeniden kurulmuş. Nispeten daha düzenli olmasında bu olayın da yeri olabilir diye düşünüyorum şahsen. Bir de şehrin isminin nereden geldiği sorulur hep: Bilinenin aksine, Fatih'in Trabzon’u fethi sırasında ordusu ile burada konaklamasından dolayı bu ad verilmemiştir. Fatih, Erzurum üzerinden Trabzon’a gelmiştir. Yine, asayişi sağlamak için Samsun’dan gelen Osman Paşa’nın askeri birliğine dayandırılan rivayet de yanlıştır. Yusuf Has Hacib’in “Kutadgu Bilig” adlı ünlü eserinde Ordu isminin manası: şehir, saray, başşehir, sahil şehri olarak geçer. Bu güzel yazınıza küçük bir katkı olsun istedim. Emeğinize, yüreğinize sağlık :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tur kapsamında ki şehir ziyaretleri içerisinde en zayıf yer ne yazık ki Ordu oldu:( Umarım ilerleyen zamanlarda bireysel olarak gidip, daha fazla yerini keşfetme imkanı bulabilirim. Bilgilendirme için teşekkür ederim, hem kendi adıma, hem de bu değerli yorumu okuyan tüm arkadaşlar adına:) Benim bilmediğim bir bilgiydi ve belki de yazılarımda buna da yer vermeliyim. Yorumunuz aynı zamanda benim için yeni bir fikir oldu:) Teşekkür ederim tekrardan:)

      Sil
  12. Görmeden ölmeyin yada ölmeden görün. Güzel bağlamışsın cümleyi hocam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam biraz kararsız kaldım:) Öyle olunca da topu okuyucuya attım:)

      Sil
  13. Bizi de sanal da olsa gezdirdiğiniz için teşekkürler! Gerçekten merakla beklediğim bir yazı dizisi..
    Giresunluların çok şanslı olduğunu düşündüm!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, ilerleyen zamanlarda Giresunlular gerçekten şanslı mı, daha fazla gezerek anlayacağım:) Yeni yazılar yolda:)

      Sil
  14. Daha birkaç gün önce Giresun'dan bir arkadaş edinmiştim. Önümüzdeki haftalarda yanına gitmek diliyordum ve artık beni nerelerde gezdirmesi gerektiğini biliyorum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim:) Arkadaşınıza sürpriz olacak , yazı ile keşfettiğiniz yerleri gezmeyi istemek:)

      Sil
  15. Heeeeey, blog'da Trabzon'da geçen yeni bir kitap sürprizi var, bekliyorum! :)

    YanıtlaSil
  16. Her sene bir niyetlenirim Karadeniz turuna katılmayı ama bir türlü kısmet olmadı. En son geçen sene ciddi ciddi planlamıştım hatta rezerve bile yaptırmıştım ama pandemi patladı.
    Şahane bir gezi olduğu anlatımından o kadar belli ki... Gerisini sabırsızlıkla bekliyorum ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pandeminin denk gelmesi gerçekten üzücü:( Umarım seneye yaza kısmet olur:) Teşekkür ederim değerli yorumunuz için:)

      Sil
  17. Karadeniz en görülesi yer bence. Ama ben araba kullanmadığım için (bir ehliyetim var ama ehliyet araba kullanmıyor işte) koca kişisi yanaşmıyor o kadar yola. Bir türlü gidemedik o yüzden.Bekliyorum küçük alsın göreceğim oraları.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diğer bölgelere gerçekten farklı bir yapısı var:) Seneye yaza işler denk gelirse zorlayın bence, çünkü her geçen gün turizme esir olup, güzelliğini kaybedecek gibi..

      Sil
  18. Ömrüm olursa benimde bir planım var Bartın'dan girip Artvin'den çıkacağım.

    YanıtlaSil
  19. Turkey has so many wonderful places to visit.

    Thank you for this most interesting and helpful guide.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Many thanks for your nice comment Veronica:)

      Sil
  20. Fotoğraflara bayıldım. Kim bilir orada olmak nasıl iyi hissettirmiştir. Temiz hava fotoğraflardan bile hissediliyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, halen etkisinden çıkamadım:) Gri şehirlerden daha çok nefret etmeme sebep oluyor aklıma geldikçe:)

      Sil
  21. Ben teleferiğe binmiştim. Harika bir deneyimdi.....Karadeniz çok başka ya. Yazıyı okuyunca tekrar gitmek istedim :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz hayallerimdendi. Biri bitti, şimdi sıra diğerinde:)

      Sil
  22. Beautiful images and a wonderful detailed written account. Very nice and informative post.

    YanıtlaSil