Doğu Karadeniz Gezi Rehberi-2 | Hayat40tansonra

Trabzon ve Rize

Güzel bir kahvaltı ve arkasından Trabzon merkezde bulunan yerler ile başlayan Doğu Karadeniz Turu 2nci günde yeniden beraberiz:) Birinci gün yazısını okumayanlar buradan ulaşabilirler. 

2011 yılı Ağustos ayında, 20 gün süre ile kaldığım Trabzon'u ikinci kez ziyaret etmek benim için heyecan vericiydi. Çünkü ilk ziyaretim benim için hem çok keyifli geçmiş, hemde yöreyi, yöre insanını tanıma imkanı bulmuştum. Bu ziyaretimde, turdaki planlı noktalardan sadece Uzungöl 2011 yılında gezdiğim yerlerdendi ve diğer noktalar benim için ilk olacaktı. Gerçi düşününce 20 gün gibi uzun bir süre Trabzon'da kalıp, diğer güzel yerleri neden gezmediğime şu an anlam veremiyorum:) İlk ziyaret noktamız Trabzon Atatürk Köşkü.

TRABZON/ Atatürk Köşkü:

Trabzon Atatürk Köşkü

Türk vatandaşı olan Konstantin Kabayanidis tarafından, 1890 yılında yazlık konut olarak yaptırılan köşk, 1923 yılındaki mübadele sonrası hazineye devredilmiş. 

Köşk Girişi

15 Eylül 1924 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün Trabzon ziyaretinde burayı çok beğenmesi sonrasında Trabzonlular köşkü armağan olarak Ata'mıza devretmişler. 1937 yılında ise, Atatürk Trabzon'u son ziyaretinde bu köşkte 2 gece kalmış ve tüm mal varlığını Türk Halkına armağan ettiği meşhur vasiyetini burada kaleme alarak,  Türk Milletine duyurmuş. 

Trabzon Atatürk Köşkü

Atatürk'ün vefatı sonrası kız kardeşine intikal eden köşk, 1943 yılında belediye tarafından satın alınarak Atatürk Müze'si haline getirilmiş.

Köşk Bahçesi

3 katı ziyarete açık olan köşkün giriş ve birinci katlarında 4 oda, 2nci katında ise 2 küçük oda var. Köşkün için biraz bakımsız (duvarları) görünse de dış bahçe alanı son derece bakımlı ve harika bir Trabzon manzarasına sahip. 

Vasiyet Odası

Yatak Odası

Köşk haftanın her günü 08.00-19.00 saatleri arasında ziyarete açık. Müze kart geçerli değil ve giriş ücreti 5 TL. Trabzon ziyareti yapıyorsanız görülmesi gereken yerlerin başında gelen bir nokta. 

Oradaydım:)

İkinci noktamız ise Trabzon Ayasofya Camii. Ama öncesinde caminin hemen karşısında bulunan Telkari Gümüş Atölyesini ziyaret ettik. Burada kısa bir bilgilendirme sonrası gereksiz bir serbest zamanımız daha oldu. Telkari denilen şey ise; Gümüş yada altının ince teller haline getirildikten sonra örülerek elde edilen takılara deniliyormuş. Tabi ham maddesi nedeniyle takıların fiyatları epey yüksek:)

TRABZON/ Ayasofya Camii: 

Ayasofya Camii

İkinci ziyaret noktamız yine Trabzon'un en turistik yerlerinden ve merkezde bulunan Ayasofya Camii. Bu İstanbul dışında gördüğüm, aynı isimli, kiliseden camiye çevrilen ikinci tarihi yapı. İlkini İznik ziyaretimde görmüştüm. Merak edenler yazıya buradan ulaşabilir. Ayrıca Türkiye'de aynı ismi taşıyan toplam 9 adet cami-kilise olduğu biliniyor. Şimdilik 3 tanesini gördüm ve Yaşamdan Yazılar Blog Sahibi arkadaşımın harika önerisi ile belki ileride tamamını görme ve sizlerle paylaşma imkanı bulurum:)

Kilise İçinden Manzaralar

1238-1263 yılları arasında Trabzon İmparatorluğu Krallarından 1. Manuel zamanında yaptırıldığı tahmin edilen eski kilise, yeni cami, toplam 3 ana bölümden oluşuyor. İlki ana kilise binası, 

Kilise Ana Giriş

İkincisi, kilisenin yan tarafında bulunan ve halen ayakta olan Çan Kulesi,

Çan Kulesi

Üçüncüsü ise kilisenin arka tarafında ki Şapel kalıntısı. 

Şapel Kalıntısı

Fatih Sultan Mehmed'in, Trabzon'u fethi sonrası camiye çevrilen yapı, çok uzun yıllar bu maksatla kullanılmış. Ancak 1964 yılından sonra Edinburg Üniversitesi ile yapılan bir ortak çalışma sonrası müze olarak hizmet vermeye başlamış. Son olarak 2013 yılında tekrar camiye çevrilip, halen bu maksatla hizmet veriyor. 

İbadet Alanı

Tabi camii olarak kullanılıyor olsa da kilisenin orjinal halinde bir değişiklik yapılmamış ve küçük bir alanı sadece ibadet için ayrılmış. Ben bu tarz değişimleri çok onaylamasam da, burası için çok laf etmeye gerek olmadığını düşünüyorum. Dediğim gibi sadece ufak bir alan ibadet için kullanılıyor ve istediğiniz gibi gezme imkanınız var. Binanın güney kısmı ise en görkemli alan olarak kabul ediliyor, çünkü içeride Hz. Adem ile Hz. Havva'nın yaratılışı kabartma olarak bir friz halinde anlatılıyor.

Binanın Güney Kısmı

Bu arada bahçede Roma Dönemine ait birçok kalıntı da sergileniyor. Cami olarak hizmet vermesinden dolayı bir giriş ücreti söz konusu değil. Aynı zamanda ziyaret saati kısıtlaması yoktur diye düşünüyorum. Görmekten keyif aldığım noktalardan biriydi ama yine zaman yeterli olmadığı için tadını çıkartamadığım bir tarihi yer oldu:)

Bu ziyaret sonrası ilk durağımız öğle yemeği için Sürmene'de bilinen bir pideci oldu. Lezzetli bir yemek sonrası ise Uzungöl'e giderken yolda önce Sürmene Bıçakçısına, arkasından yine Sürmene sınırları içerisinde ki "İki Çay" isimli çay fabrikasına uğradık. Burada yapılan tanıtımlar sonra alış-verişlerimizi yaparak yolumuza devam ettik. Çay fabrikasında el yapımı çayın geçtiği aşamaları dinlemek gerçekten keyifliydi. Ama gereksiz bir zaman kaybı oldu aynı zamanda...

Sürmene Bıçak Sanayi

"İki Çay" Çay Fabrikası El Yapımı Çay Atölyesi

TRABZON/ Uzungöl:

Uzungöl

Belki de 2011 yılında uzun uzun gezmiş, keşfetmiş olmamdan dolayı bu gezide en büyük hayal kırıklığı yaşadığım yer burası oldu diyebilirim:( 1989'da tabiat parkı, 2004 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesine rağmen, olabildiğince fazla yapı ile çirkinlik abidesi olma yolunda emin adımlarla ilerleyen bir bölge.. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı sayfasında bile eski resimleri yayınlanan bir yer, gerisini siz düşünün:)

Gölün Kuzey-batı Tarafı

Gölün Batı Tarafı

Çaykara ilçesine bağlı bu yayla köyü (mahalle) Trabzon'a 100 km., Çaykara'ya 20 km. mesafede ve deniz seviyesinden 1090 metre yükseklikte. Göl, Haldizen ismi verilen derenin devamındaki vadide, heyelan sonucunda bu dere yatağının tabii yollarla kapanması sonucunda oluşmuş. 

Haldizen Deresi

1000 metreye, 500 metrelik bir göl ve derinliği yaklaşık 15 metre civarında. Haldizen Deresi ile Göl'ün birleştiği alanda ayaklarınızı göle sokma imkanı var ve birşey denmiyor.

Göl ve Derenin birleştiği Alan

Köyün temel geçim kaynağı ise zamanla tamamen turizm olmuş. Ama benim şahsi fikrim içler acısı bir halde:( Öncelikle gelen gruplar arasında Türkçe konuşan insana rastlamak neredeyse imkansız ve kendinizi yabancı gibi hissettiğiniz bir Türk yöresi. Daha da kötüsü turistlerin yabancı olmasından kaynaklı, bazı işletmelerin çalışanları da yabancı... Adamdan Türkçe birşey istiyorsunuz, boş boş yüzünüze bakıyor, Türkçe karşılık vermekte bile zorlanıyor.. Bir bardak sıkma meyve suyu istiyorsunuz, 50 TL. diyor. Türküz biz deyince de yüzünüze boş boş bakıyor:) Karadenizli esnaf hemşerilerimin bu halini görmek çok üzücüydü...

Akıllanmaları için Allah ikinci bir pandemi yaşatmasın ne kendilerine, ne de bize...

Uzungöl

Kümbet Yaylasında olduğu gibi burada da 3-4 gün süren yayla şenlikleri oluyormuş. Tarih ise ağustos ayı. Yerel sanatçıların katılımıyla eğlenceli geçtiği söyleniyor. Şenlikler haricinde bölgede yapılan aktivitelerin başında ise; Yamaç paraşütü, ATV turu, doğa yürüyüşü ve belirlenen rotalarda safari geliyor. Ancak ben sizin yerinizde olsam, göl ve çevresinde ki kalabalıktan bir an önce kurtulur, gölün güney-batısındaki yeşil yamaçlara kendime vurur, bol bol yürüyüş yapar, yeşilliklerde uzanmaktan başka bir şey yapmazdım:) 2011 yılında tamda bu dediğimi yapmış ve inanılmaz huzur bulmuştum:)

Yamaç Paraşütü

Ayrıca buradaki en keyif alınacak alanlardan birisi de, 2017 yılında gölün güney doğusuna yapılan seyir terası. Buradan tüm gölü izleme imkanınız var. İster araç ile isterseniz gölden yürüyerek çıkma imkanınız var. Ancak yürüyerek çıkmak biraz zorlayıcı:) Bunlar haricinde ise göl çevresi boyunca birçok kafe/ restoran mevcut. Ben hiçbirini kullanmadım, size de kullanmamanızı açık açık tavsiye ediyorum:)

Göl Çevresindeki Tesisler

Göl Çevresindeki Yürüyüş Yolu

Uzungöl'de ki gereksiz 1 saat sonrası kısmen başka bir hayal kırıklığına, Ayder Yaylasına doğru yola çıkıyoruz.

Oradaydım:) Uzungöl

Ayder Yaylasına geçmeden önce Trabzon'da ki alternatif yerlerden de kısaca bahsedelim ve listemizi aşağıya bırakalım:)

Trabzon'da Gezilecek Alternatif Noktalar:

Sümela Manastırı kesinlikle alternatif değil, Trabzon'da görülmesi gereken esas noktalardan biri ve eğer tur ile gidiyorsanız, listelerinde burası yoksa, o tur şirketini açık ve net bir şekilde tercih etmeyin:)

Trabzon Kalesi ve Müzesi, merkezdeki tarihi camii ve çeşmeler, han, hamam ve bedestenler, sütlacı ile meşhur Hamsiköy (2011 yılında gitme fırsatı bulmuştum).

RİZE/ Ayder Yaylası ve Gelin Tülü Şelalesi:

Ayder Yaylası

Rize 2017 yılında 3-4 günlüğüne gitme imkanı bulduğum ancak sadece merkez ve Dağsu denilen bölgeyi ziyaret ettiğim bir şehirdi. Açıkça söylemek gerekirse özellikle merkezinde bulunmaktan pek keyif aldığım bir şehir değildi. Geçelim ziyaret noktalarına:)

Rize'nin en popüler yerlerinden biri ama sadece doğa güzelliği ile değil, ciddi bir turizm bölgesi olması nedeniyle:) İsmi her ne kadar yayla olsa da, pek yaylalık yanı kalmamış. Tatil kasabası gibi bir yer demek daha doğru olur:) Ortada yayla diye bir şey kalmamış:) 


Her yer otel ve işletme olmuş. Yani sosyal medyada paylaşılan fotoğraflara kanıp ta buranın bir yayla olduğunu düşünmeyin. 

Ayder Yaylası

Çamlıhemşin'e 19 km. mesafedeki cazibe merkezine ulaşım çok keyifli olmasa da, sıkıntılı da değil. Yolun birçok yerinde şu an yol çalışması olduğundan ulaşım uzun sürüyor ama tehlikeli bir durum pek söz konusu değil. Sadece yol boyunca izlediğiniz Fırtına Deresi'ne sıfır konumdaki yerleşim yerleri hem üzücü, hem de tedirgin edici. Oralarda yaşamıyor olmama rağmen bu kadar tedirgin olduysam yaşayan insanları tahmin edemiyorum. Hele ki yaşanan afetlerin, şuursuz yapılaşmaya verdiği zararları gördükten sonra:( 

Yaklaşık 1300 metre rakımlı bölgede Gürgendibi ve Gelin Tülü gibi 2 adet harika Şelale mevcut. 

Gelin Tülü Şelalesi

Gelin Tülü Şelalesi benim bugüne kadar gördüğüm en uzun şelalelerden birisiydi:) Sanırım bu sebeple de Gelin Tülü ismini almış. Yaklaşık 1500 metrelik bir akış yolu sonrası, son 15-20 metrede kendini boşluğa bırakıyor. Benim gördüğüm kadarıyla şelaleye iniş yok ve olmaması da son derece iyi:) Uzaktan seyretmek, yakından görmek gibi değil ama en azından oralara girilmemiş ve bozulmamış olması son derece iyi.

Oradaydım:)

Suyun izlediği yolu uzaktan seyretmek gerçekten büyük keyif. Bir tarafta masmavi gökyüzü, diğer tarafta suyun aktığı alanı çevreleyen yemyeşil bitki örtüsü, orman alanı çok güzel. 


Ayder Yaylası

Gelin Tülü Şelalesini izlemek için Ayder Yaylasında seyir terasları mevcut ama resmi kaynaklarda bu şelalenin en iyi Huser Yaylasından izleneceği yönünde. Bizim turda ne yazık ki Huser Yaylası planlı değildi. O yüzden bölgedeki kafelerin birinin terasından bu şelaleyi izleme ve görüntüleme imkanı buldum.

Ayder Yaylası Kafe/ Hediyeli Eşya Dükkanları

Gelin Tülü şelalesinden yürüyerek aşağı indiğinizde ise Ayder Yaylasının hayatta kalmış son boş ve kısmen düzlük yeşil alanı ile karşılaşıyorsunuz. Buraya gelene kadar ise sağlı sollu birçok otel ve işletmeyi geçiyorsunuz. Yaylanın ufak yeşil alanında ise ayakkabılarınızı çıkarıp manzara izlemek dışında yapabileceğiniz pek fazla birşey yok.

Ayder Yaylası

Yaylada İnsan Girebilen Küçük Alan

Yazıyı sonlandırmadan önce Rize'de diğer alternatif yerleri de listelemeyi unutmayalım:)

Rize'de Gezilecek Alternatif Noktalar:

Pokut, Huser, Anzer, Samistal, Meşeköy, Amlakit, Verçenik, Elevit, Tahpur, Ambarlı, Palovit, Sırt, Homeze, Garzavan, Handüzü, Gürcüdüzü Yaylaları:)) Daha da yazmadıkları var:) Tarihi Köprüler, birbirinden ilginç ve güzel göller.  

Gezimizin ikinci günü son durağımız Ayder Yaylası oldu. İlk güne göre daha fazla yer görmüş olsak ta Uzungöl ve Ayder benim için biraz hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Buradan ise konaklama maksadıyla, Rize'de Fırtına Deresine sıfır konumdaki bir butik otele geçtik. Otel çok lüks olmasa da yörenin yapısına uygun, güzel bir konumdaydı. Tek sıkıntı ise lavabodan her çıkışımda yağmur yandığını sanarak yaşadığım tedirginlik ve geceyi bu şekilde nasıl geçireceğim oldu:)

Otel Odasından Manzara:)

Konaklanan Otel

2nci gün biraz yoğun ve koşturmaca halinde geçti. Otele de haliyle biraz geç vardık. Ancak akşam yemeği olarak gelen yöreye özel kuru fasulye ve pilav ikilisi tüm yorgunluğu, gerginliği unutturdu desem yeridir:) Bence en güzel günlerden biri olan 3üncü günde buluşmak üzere:)

Yorum Gönder

37 Yorumlar

  1. Uzun göl'ü talan et sonra eski halinin resimlerini kullan.Ne demeli buna şimdi?

    Ayder Yaylası resimleri sahiden hayal kırıklığı yaratıyor.Çok daha farklı düşünüyordum:(

    Bilgilendirme için teşekkürler.Emeginize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende bazı bilgileri teyit etmek için resmi siteye girince fark ettim ve şaşırıp, acı acı gülümsedim:) Ayder için bende ciddi bir doğa manzarası ile karşılaşırım zannediyordum ama bol bol bina çektim:) Çok teşekkür ederim, mutlu hafta sonları.

      Sil
  2. Ne yazık ki rant uğruna doğal güzelliklerimiz heba oluyor. Üzücü ama gerçek bu. İnşallah bu konuda daha fazla bilinçleniriz. Emeğinize sağlık Sezgin Bey.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah Sibel Hanım, pek mümkün görünmüyordu ama doğanın kendisinden aldıklarımızı yavaş yavaş bizden geri almaya başlaması belki biraz akıllandıyordur insanları.. Mutlu pazarlar:)

      Sil
  3. Baya dolu bir günmüş ve elinizde harika fotoğraflar kalmış :) Yazılarınıza dair en sevdiğim yön, gerçekten bilgilendirme amacı taşımanız. Gezdiğiniz yerlerde gördüğünüz olumlu olumsuz tüm durumları aktarmanız çok güzel. Tabi keşke bu açgözlülük olmasa da, bahsedecek olumsuz durum kalmasa ortada. Neyse. Emeğinize sağlık, yine dolu dolu bir yazıydı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amacına ulaşan yazılar olarak görülmesi beni çok mutlu ediyor:) Yazılarımın gidecek arkadaşlar için gerçek bir rehber olması en büyük isteğim.. Çok teşekkür ederim:)

      Sil
  4. Ayder yaylasını merak ederdim. Bu kadar yabancı turist odaklı çalışılması ve yüksek fiyatlar kötü. Biz de doğal diye oraları gidip görmek istiyoruz bir de. Gelin Tülü şelalesi çok güzel görünüyor. Paylaşım için teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sosyal Medya paylaşımları ve fotoğrafçılık işi gerçekten çok fena:)) Ciddi bir aldatma var ki bunu bende sık sık yapıyorum fotoğraflarımda:) Neyse ki yazılarımda açık açık yazarak kendimi biraz rahatlatıyorum:) Ben teşekkür ederim değerli yorumunuz için.

      Sil
  5. Hocam yazında benden de bahsetmenden çok mutlu oldum. Çok teşekkürler :) Kuru güzel miydi hocam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfurullah Hocam:) Fikir babası bilinsin istedim:) Kuru güzeldi ama sanırım açlıktan kaynaklı bir sevme oldu:)

      Sil
    2. Açlıktan kaynaklı sevme. Olayı çok güzel açıklamışsın hocam :)

      Sil
  6. Ah ne yazık.. oralara gitmek nasip olmadan talan hallerini izliyoruz. Turizmi fırsata dönüştürmeye çalışanlardan gerçekten bıktık.

    Anlattığınız her satır değerli ve çekmeye çalıştığınız her doğal manzara için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim değerli sözleriniz için:) Halen bakir kalmış yer sayısı çok olsa da bilinen yerlerin durumu vahim... Ve keyfi kaçıracak tarzda:(

      Sil
  7. 2. gün başka güzelmiş. Özellikle de bizler, yani okurlar adına. Gerçekleri görüp öğrenmek adına en çok da. Objektif bakış açınız için teşekkürlerimi iletirim. Salda Gölü'ndeki gerçekleri de sayenizde görüp öğrenmiştik. Uzungöl'le ilgili şu an öğrendiklerim hayret verici. Ne kadar çok yapı, tesis, vs var her yanında. Doğaya bu denli sahip çıkıp rant kapısı haline getirerek zarar vermek ayıptan bile öte. Hangi akılla Araplara peşkeş çekiliyor anlamak mümkün değil üstelik.
    Atamız mirasını devlete bıraktığı ile ilgili vasiyetini demek o köşkte yazdığını bilmiyordum. Daha pek çok bilgiyi de. Çok çok güzel bir bölümdü yine. Emeklerinize sağlık. Güzel bir hafta sonu dileğiyle, tekrar teşekkürler, selamlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Çok mutlu oldum beğenmenize ve faydalı bulmanıza:) Ben Doğu Karadeniz'i yıllarca doğallığını koruyan, milliyetçiliği ile örnek olan ve terörün girmeyi başaramadığı sayılı bölgelerden biri olarak bildim. Ve bunlarla ilgili de halen aynı fikirdeyim. Ama gelin görün ki bazı bölgeleri yabancılardan gelecek paraya teslim olmuş.. Tabi bunu genellemekte hata olur ama bilinen birçok yerde bu söylediğim ne yazık ki geçerli... Adam yarım yamalak Türkçesi ile bir bardak meyve suyuna 50 TL. istedi...

      Umarım GAP turunda da böyle hayal kırıklıkları yaşamam:) Tekrardan teşekkür ederim, mutlu pazarlar:)

      Sil
  8. Otelin manzarasına bayıldım, nasıl güzeldir sakin, sessiz su şırıltısı..
    Fakat videoya tıklayınca gürültüye inanamadım :( doğanın sesi neden yeterli değil bazı insanlara?!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karşısındaki insanlara, fikrini bağırarak daha iyi anlatacağını zannedenlerle dolu etrafımız:) Huzur bulmaya geldik deyip, bedeni orada aklı başka yerde olan insanlar çok olunca böyle oluyor...

      Otel gerçekten konum olarak mükemmeldi, gerçi yağmur yağar, sel olursa ne olur diye aklıma gelmedi değil:)

      Sil
  9. Atatürk Köşkündeki kahve fincanlarının zarifliği dikkatini çekti mi? Ben bayılmıştım onlara :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çektim onlarında fotoğraflarını ama şimdilik kendi arşivimi süslüyorlar:)

      Sil
  10. Ben yıllar önce fotoğraf derneğiyle Doğu karadeniz turuna katılmıştım..En çok Uzun göl ve Ayder yaylasını beğenmiştim .
    Sizin yazınızla o eski günleri hatırladım ama oraların doğallığının azalması ve talan edilmesi de beni üzmedi değil..
    Emeğinize sağlık harika görseller :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, görselleri beğenmenize ayrıca mutlu oldum:) Fotoğrafçılık grupları ile gezi en büyük isteklerimden biri ama pandemi ne yazık ki bütün planları bozdu...

      Sil
  11. I enjoyed your photography very much. We live in a tourist hotspot here in west coast of Ireland. Lots of construction and renovation of going on. Everyone wants a piece of the tourist money pot. It causes frustration for the locals. Covid probably had something to do with it, now everyone wants some extra cash. Enjoy your day!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. You are absolutely right, serious money flow is needed. However, in difficult times, there were local tourists next to the shopkeepers and they should know our value :) Thank you so much Bill, have a great new week:)

      Sil
  12. Gerçekten gezilesi ve görülesi bir mekan... Umarım yakın zamanda gidbilirim gerçekten çok istiyorum. emeğine sağlık güzel bir yazı olmuş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler:) Mevsimi geçmek üzere, seneye inşallah planlarınız gerçek olur:)

      Sil
  13. Excellent images. It's always good to see new places.

    YanıtlaSil
  14. Malesef şu güzel coğrafyanın o en güzel zamanları göremedim. Bakıyorum da paylaşımlara içine etmişler resmen. Hala da yapılaşma sürüyor. Neden doğayı olduğu gibi bırakmayız ki. Ben görene kadar ne hale gelecek bakalım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında çok bilinen ve popüler yerler bu durumda:( Ama bunun dışında halen bakir kalabilmiş güzel yerler var, en azından oraları kaçırmamak lazım:)

      Sil
  15. Gelin Tülü Şelalesi is absolutely stunning! I would like to walk up-stream. That's a fantastic place to visit.
    I also like the landspape of Uzungöl. Great report!
    Have a nice week ☀️

    YanıtlaSil
  16. The first Palace is stunning!
    Have a great week!

    marisasclosetblog.com

    YanıtlaSil
  17. Ne kadar çok Ayasofya Camii varmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kadar olabileceğini bende tahmin etmiyordum:)

      Sil
  18. Güzel geçmişsiniz ah bizde gezebilsek çalışmaktan vakit bulamıyoruz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fırsat buldukça gezmeye çalışıyorum:) Teşekkür ederim:)

      Sil