İstanbul Arkeoloji Müzeleri | Asar-ı Atika Müzesi

İstanbul Arkeoloji Müzesi

Genel:

İstanbul Müzeleri, hatta Türkiye müzeleri arasında bence manevi açıdan değeri en yüksek ve bünyesinde gerçekten büyük bir hazine barındıran İstanbul Arkeoloji Müzeleri bu yazımın konusu olacak. 21 Nisan'da İstanbul'a yaptığım günübirlik gezinin ilk durağı Emirgan Korusu, ikinci durağı ise Arkeoloji Müzeleri oldu. Hazırsanız İstanbul müzeleri dizimize yeni bir yer daha ekliyoruz:)

Müze alanlarını tanıtmaya başlamadan önce, her zaman olduğu gibi  kısa tarihi bilgiler vermek istiyorum. Öncelikle bilmemiz gereken, genelde kullanılan ve bilinen Arkeoloji Müzesi adı her ne kadar tekil olsa da burası tek bir binadan ibaret olmayan büyük bir kompleks. Ve aslında resmi adı İstanbul Arkeoloji Müzeleri:)

Arkeoloji Müzesi Yerleşim

Yukarıda ki resimden de anlaşılacağı üzere içeride; Eski Şark Eserleri Müzesi, Çinili Köşk ve Arkeoloji Müzesi binaları yer alıyor. Bunların içinde en eski yapı ise Çinili Köşk. Sonrasında Eski Şark Eserleri Müzesi ve en son Arkeoloji Müze binası inşa ediliyor. 

Arkeoloji Müze binasının en büyük özelliği ise; yapıldığı dönemde sadece müze olarak hizmet vermesi için yapılan Türkiye'de ilk, dünyada ise ilk 10 müze binasından biri olması. Yani herhangi bir eski yapıdan, binadan devşirme değil:) Sırf bu maksatla ve özel bir planla inşa edilmiş. İnanılır gibi değil ama komplekste toplamda 1 milyon civarı eser sayısından bahsediliyor. Zaten çok fazla eser olduğunu, eserlerin binalara sığmayıp, açık alanda dahi bulunan her köşeye yerleştirilmesinden anlayabiliyorsunuz:)

Arkeoloji Müzesi Meydanı

Arkeoloji Müzesi kavramının kullanılması ilk olarak 1869 yılına denk geliyor ve Fatih Sultan Mehmet zamanından beri toplanan eserler "İmparatorluk Müzesi" adıyla Aya İrini Kilisesinde sergilenmeye başlıyor. Ancak eser sayısı artmaya başlayınca burası yetersiz kalıyor. Ve şu an ki Çinili Köşk denilen tarihi yapı müze olarak kullanılmaya başlanıyor. Aslında bu köşk önceden de var olan fakat sonradan müzeye çevrilen bir yapı. Asıl inşa tarihi 1472 yılı ve 1880 yılında müze olarak hizmet vermeye başlıyor.

Bu tarihten sonra Osmanlı'da müzecilik olayında bambaşka bir devir açılıyor. Çünkü müzenin başına, birçok yazımda bahsettiğim ilklerin adamı, Osman Hamdi Bey getiriliyor. İçeride ikinci eski bina olan Eski Şark Eserleri Müze binası, Osman Hamdi Bey zamanında ve 1883 yılında Güzel Sanatlar Akademisi olarak eğitim vermeye başlıyor. 1917 yılına kadar da bu maksatla faaliyetlerini sürdürüyor. Ancak 1917 yılından sonra akademi başka bir semte taşınıyor ve bina müzeler müdürlüğüne tahsis ediliyor.

Eski Şark Eserleri Müzesi Giriş

Gelelim asıl binamızın geçmişine:) Osman Hamdi Bey aynı zamanda bir arkeolog ve ülkemizin farklı yerlerinde birçok kazı çalışmasına katılarak, çok değerli eserlerin gün yüzüne çıkmasını sağlayan bir şahıs. Osman Hamdi Bey bu eserleri İstanbul'a getirdiğinde mevcut müze binası (Çinili Köşk) yetersiz kalıyor ve mimar Alexandar Vallaury'a yeni bir müze binası için görev veriliyor. Kendisi aynı zamanda Eski Şark Eserleri Müzesi binasını da inşa eden mimar. Velhasıl 1891 yılında inşası tamamlanan yeni bina, aynı yılın ortalarında müze olarak halka hizmet vermeye başlıyor. O gün bugündür de zaman zaman yapılan bakım-onarım faaliyetleriyle müzeler günümüze kadar geliyor.

Müze ve binaların kısa geçmişi bu şekilde:) Geçelim diğer bölümlere.

Ulaşım:

Arkeoloji Müzesi Konum

Müze Tarihi Yarımada'da ve Topkapı Sarayı ile Gülhane Parkı arasında yer alıyor. Ben bu tarafa geldiğimde en yakın otoparka aracımı bırakıp, sonrasında 5-10 dakika yürüyerek tüm tarihi yapıların olduğu yerlere ulaşabiliyorum. Otopark bilgisine buradan ulaşabilirsiniz. Otoparkın en büyük özelliği; İSPARK'a ait ve çok bilinen bir yer olmaması nedeniyle boş bulma ihtimalinizin yüksek olması:)

Keşfet:

Müze kartınız varsa giriş ücretsiz ve içeride sesli rehberlik hizmeti var. Kartı olmayanların 60 TL ücret ödemesi gerekiyor. Müze, diğer müzelerden farklı olarak her gün ziyarete açık ve 09.00-20.00 saatleri arasında gezebiliyorsunuz. Ancak müze kartı olmayanlar için gişeler 19.00'da kapanıyor. Bu saate göre plan yapmakta fayda var. Zaten bu saate kaldıysanız boşuna girmeyin, çünkü 1 saatte, 3 tane farklı binayı ve eserleri hakkını vererek gezme ihtimaliniz yok:) Yazın bu saatler biraz daha geç vakitlere çekilecektir diye düşünüyorum. Ben geziye ilk olarak Arkeoloji Müze binasından başladım.

Arkeoloji Müzesi:

Giriş kısmını biraz uzun tutuğum için bu kısımları uzun uzun anlatmayıp, ağırlıklı görsellere yer vereceğim:) Bu bina en değerli ve gösterişli eserlerin sergilendiği alan. 

Arkeoloji Müzesi Bina Girişi

Bina iki katlı ve ilk katında Helenistik Çağ Heykeltıraşlığı eserleri ile Sidon Kral Nekropolünden çıkarılan, dünyada eşi benzeri olmayan değerli eserlerin sergilendiği alan. Sidon Kral Nekropolünden gelen eserler Osman Hamdi Bey'in de bizzat katıldığı kazılardan çıkartılan eserler.

Meşhur İskender Lahdi

İkinci katta ise farklı dönemlere ait sikkeler ile Hazine Bölümü yer alıyor.

Sikkelerin Sergilendiği Alana Geçiş

Bugüne kadar farklı şehirlerde birçok arkeoloji müzesi gezme imkanım oldu. Tabi ki onları İstanbul Arkeoloji Müzesi ile kıyaslamak mümkün değil ve burada ki heykeller yada diğer eserler gerçekten çok ihtişamlı ve heybetli:) Zaten başka şehirlerde yapılan kazılarda çıkartılan büyük heykeller, asıl çıktığı şehirde sergilenmek yerine genelde İstanbul'a transfer ediliyor. Sebebi nedir bilmiyorum ama ben ziyaret ettiğim şehirlerde buna şahit oldum. Heykelin alt tanıtım tabelasında "aslı İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir" yazan eserler vardı:)

Bu binada uzun vakit geçirme ihtimaliniz yüksek:) Planlama yaparken bunu dikkate almakta fayda var. Hem bakayım, hem okuyayım, hem de öğreneyim derken 2-3 saatin nasıl geçtiğini anlamayabilirsiniz:)

Çinili Köşk:

Çinili Köşk

Yukarıda da belirttiğim gibi müze kompleksinin en eski binasındayız. Fatih Sultan Mehmet zamanında yazlık köşk olarak yaptırılıyor ve uzun sürede bu maksatla kullanılıyor. Meşhur İstanbul yangınlarından birinde zarar görünce Padişahlar tarafından kullanımı bırakılıyor ve Saray Ağalarına tahsis ediliyor. 1880 yılında ise Aya İrini yerine İmparatorluk Müzesi olarak kullanılmaya başlıyor. Ancak 1891yılında yeni binanın hizmete girmesi ile gözden düşüyor:)

Çinili Köşk

1953 yılına kadar pek kullanılmayan köşk, İstanbul Fethinin 500üncü yıldönümü etkinliklerinde Fatih Sultan Mehmet'in özel eşyalarının sergilenmesi için tercih edilince yeniden popüler bir müze haline geliyor:) Sonrasında ise Türk-İslam ve Osmanlı çini seramiklerinin sergilendiği bir yer oluyor. 1981 yılında da İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğüne bağlanıyor. İçeride halen 12nci yüzyıl sonu ile 20nci yüzyıl başlarından örneklerin olduğu eserler var. Diğer bina kadar güzel olmasa da hoşunuza gidebilecek bir alan.

Eski Şark Eserleri Müzesi:

Eski Şark Eserleri Müzesi

Şu an ki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisinin kurulmasına ön ayak olduğu söylenen ve Osmanlı Devleti'nin ilk güzel sanatlar okulu olarak kabul edilen Sanayi-i Nefise Mektebi, ilk olarak bu binada eğitim vermeye başlıyor. Kuruluş tarihi 1883 ve kurucusu Osman Hamdi Bey. 1917 yılında akademinin Cağaloğlu'na taşınması ise birlikte boşa çıkan bina, Müzeler Müdürlüğüne devrediliyor. Dönemin müzeler müdürü tarafından, Yakındoğu ülkelerine ve onların kültürlerine ait eserlerin, Yunan, Roma ve Bizans dönemi eserlerinden farklı bir yerde sergilenmesi fikri ortaya atılarak, binanın yeni hizmet amacı da belli oluyor:) 

Eski Şark Eserleri Müzesi

Ancak işin ilginç yanı bu tasniflemeyi yapmak için Almanya'dan bir uzman getirtilmek suretiyle bu iş yaptırılıyor:) Yıllar içerisinde birçok kez bakım-onarım gören bina şu anki görünümüne ise 2000 yılında kavuşuyor. Binada ağırlıklı olarak Yunan öncesi Anadolu ve Mezopotamya eserleri ile İslam öncesi Arap Yarımadasına ait tarihi eserler sergileniyor. 

Benim gördüğüm kadarıyla Arkeoloji Binasına çok ciddi anlamda değer verilip, özen gösteriliyor. Ancak, Çinili Köşk ve Eski Şark Eserleri Müzesi için aynı şeyleri söylemek pek mümkün değil. Biraz arka planda kalmış ve umursanmıyormuş gibi görünüyorlar.

Böylece Keşfet Bölümünü de bitirmiş oluyoruz.

Tavsiyeler:

Müzeler için mevsim tavsiyem yok. Her biri kapalı alan olduğu için istediğiniz zaman gelebilirsiniz:) Ayrıca erken saatte gelmeniz durumunda buranın yanına başka görülecek yer planları da yapabilirsiniz.

Kıyafet ile ilgili de özel bir tavsiyem yok. Çok yorucu bir gezi olmayacağı için gönlünüzce giyinip gelebilirsiniz:) 

İçeride fotoğraf çekme ile ilgili bir kısıtlama yok ama tripod kurmak ne kadar kolay olur, bilemiyorum. Ben iç mekandaki tüm fotoğrafları ışık yetersiz olduğu için, cep telefonu ile çektim ve sonuçlardan memnunum. Umarım sizlerde beğenmişsinizdir:)

Vakit ayırıp okuduğunuz için şimdiden teşekkür ederim:)

Yorum Gönder

41 Yorumlar

  1. My wife is an anthropologist and would enjoy visiting the Istanbul Archeology Museums. It sounds great. Thanks for the report and enjoy your day.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. I am sure she will, and as you know Istanbul is already a fascinating city. If you have the opportunity and you come, I will be happy to host you with my family :)

      Sil
  2. Çinileri sevdiğim için en çok Çinili Köşk ilgimi çekti. Bayağı büyük bir yermiş, bilgilendirmeler için teşekkürler. Eserler nerede çıkıyorsa orada sergilemeli bence. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çinili Köşk eserleri güzel ama diğer binaya göre biraz ilgisiz kalmış gibi:( Belki de İstanbul'da daha güvende olacağını düşünüyorlardır.. Çok teşekkür ederim:)

      Sil
    2. İstanbul'a bir defa beş günlüğüne gittim fakat müzeleri gezme imkânım olmadı. Nasip olur da gidersem müzeleri gezmek görmek istiyorum. Çok güzel bir tanıtım yine,teşekkürler

      Sil
    3. Teşekkür ederim Gülten Hanım, sağolun:)

      Sil
  3. Buralardaydım bugün, çok değerli bir müze burası...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Instagram'dan takip ettim ve senin adına sevindim:) Hem çok güzel, hem de çok değerli..

      Sil
  4. Yine zengin içerikli ve hoş bir gezi alternatifi sunan bir yazı olmuş :) Pek çok müzenin yer alması fikri gezi yapmak için cazip. Ama bu yazınıza ek, ve yazınızdan bağımsız, olarak yazınızı okurken sitenizin zamanla tam bir katalog halini aldığını düşünüyordum. Zengin içerikli pek çok alternatif yazınız bulunuyor, sizi gerçekten kutlarım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim:) Siz yazınca bende epey bir yol kat ettiğimi fark ettim:) Nerden nereye.. Ciddi bir arşiv ve gezi rehberi oluşmuş gibi görünüyor, daha da büyüyecek inşallah:)

      Sil
  5. Fascinating. I would like to see more ...:))

    YanıtlaSil
  6. Osman Hamdi'nin ve tüm emeği geçenlerin ruhu şad olsun. Ben Arkeoloji Müzesini ziyaretimde çok etkilenmiştim, sanki bambaşka bir dünyaya adım atmış gibi hissettim. İskender Lahdi' ni tüm ihtişamı ile tekrar izlemek harikaydı. Sabah açılışından akşam kapanana kadar tüm günü oraya ayırmak en akıllıcası gidecekler için. Bu enfes yayın için de teşekkürler.

    Bu arada Radyo Momentos'da her perşembe "blog dünyasında bu hafta" başlıklı yayınlar olacak. Bugünkü konuklarımdan birisi de sizsiniz. Yayının linkini ekliyorum buraya. :))
    https://open.spotify.com/episode/39cuV0r7nxhn4cjtMqtW9y

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Osman Hamdi Bey gerçekten çok değerli bir şahıs. Ve sadece Türkiye'ye değil, dünyaya böylesi bir müze kompleksi kazandırdığı için çok şanslıyız diye düşünüyorum:) Ama gelin görün ki boş:(( Böyle bir müzeye sahibiz ama gezini yok.. Beğenmenize mutlu oldum, teşekkür ederim:)

      Radyo Momentos'u az önce büyük keyifle dinledim:) Radyonuzda konuk olmak bana onur verdi, çok teşekkür ederim:)

      Sil
  7. Bazı şeyler ne güzel denk geliyor. Daha dün okuduğum kitabın kahramanları İstanbul Arkeoloji Müzesi (tekil yazılmış orada) ne ait kafede buluşup birer sahlep içtiler, sonra bu yazıyı görüp fotoğraflarda gülümseyerek dolaşmak, ne hoş bir tesadüf oldu benim için!
    Gerçekten son fotoğrafa gelince, duvarların sarısı, boşluk ve ışık sistemi gözümü rahatsız etti, siz de aynı duyguya kapılmışsınız. Çok tuhaf..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten de güzel bir tesadüf olmuş:) Siz yazınca fark ettim ve kafeterya kısmından hiç bahsetmemişim:)

      Fotoğraftaki aynı şeyin rahatsızlık vermesi demek ki tesadüf değil, oraya olan ilginin, diğeri ile kıyaslandığında zayıf olmasından kaynaklı:) Yoksa orası kötü çıksın diye özel bir uğraşı sonucu fotoğraf paylaşmadım:)))

      Sil
  8. Çok sevdiğim bir yer, büyülü bir mekan sanki,elinize sağlık harika bir yazı olmuş gerçekten:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, beğenmenize sevindim:) Gerçekten de etkileyici bir müzeydi..

      Sil
  9. Hepsi birbirinden güzel:))) En çok Arkeoloji Müzesi ilgimi çekti:))) Yazılarınızı okurken bilmediğim ne çok yer var diye düşünüyorum ve öğreniyorum:))) Emeğinize sağlık, fotoğraflar çok güzel:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkeoloji müzesi diğerlerine göre biraz daha zengin içerikli ve merak uyandırıcı:) Çok teşekkür ederim:)

      Sil
  10. I have no idea that Turkey is so interesting in terms of tourism!
    Have a great day!

    marisasclosetblog.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. You must visit Türkiye:) There are a lot of place for you to make "the looks of the week":)

      Sil
  11. Boa tarde meu querido. Se sou apaixonado pelos museus brasileiros que eu já tive a oportunidade de conhecer. Como eu gostaria de conhecer os museus da Turquia e outros países.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Espero que você tenha a oportunidade de visitar a Turquia e eu o guiarei :)

      Sil
  12. Helenistik çağ heykelleri rahatlarına düşün yapılmış hocam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen Hocam:) Hep bir sağa sola kaykılma, yatma, uzanma halleri var:)

      Sil
    2. Nedense heykeller bana hep biraz komik gelmiştir. O dönemin insanları hep böyle çıplak mı dolaşıyordu anlamıyorum.

      Sizin ve ailenizin Ramazan-ı şerif bayramı mübarek olsun.

      Sil
    3. Müfred; bu işin karı var, kışı var:) Bende bilmiyorum sebebini..

      Sil
  13. İstanbul'a gittiğimde ilk aklımda olan yer (özellikle de İskender Lahdi'ni görme amaçlı) İstanbul Arkeoloji Müzesi idi. Troya Müzesi'ndeki Polyksena Lahdi ondan sonra geliyor, biliyorsunuz. O nedenle bu yazınız ilaç gibi geldi. Görünüm olarak British Museum'a benziyormuş ve içerideki eserler hakkında hiç bilgim yoktu. Harika fotoğraflar, verdiğiniz değerli bilgiler için çok teşekkürler. Ulaşım ve Tavsiyeler başlıklarınız ise her zamanki gibi altın değerinde.
    Keyifli bir hafta sonu sizinle olsun:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçeride 2-3 tane çok bilinen ve gerçekten çok değerli eser var. Gerçi hepsi çok değerli ama bazıları çok özel:) Troya Müzesi sürekli aklımın bir köşesinde ve gezi planıma dahil edip, etmemekte biraz kararsızım (mesafe ve terste kalmasından dolayı). Yazıyı ve fotoğrafları beğenmenize çok mutlu oldum, teşekkür ederim:) Sizin de güzel bir hafta sonunuz olsun, saygılarımla:)

      Sil
  14. O bölgeyi çok gezdim ama müzelere gitmedim. İçeride tripota izin vereceklerini sanmam. Profesyonel çekime giriyor diye bazı açık alan antik kentlerde bile sokamıyorsunuz. Mesela Selçik Kalesi, Magnesia Antik kenti'nde izin vermemişlerdi. Ankara Resim Heykel Müzesi'nde sırt çantasına da izin yoktu. Aynı yasağa başka müzelerde de denk geldim ben.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Topkapı Sarayı ziyaretimde makineme laf söylemeyen güvenlikçi arkadaşlar tripod/ selfie çubuğumu kapıda bıraktırmıştı:) Sanırım dediğiniz gibi profesyonel yada ticari maksatlı çekim olarak değerlendiriliyor.

      Sil
  15. İstanbul'da kaç tane müze var? Kaç günde gezilir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 106 tane resmi kurumlara bağlı müze var ve en az bu kadar da özel müze var:) Günden çok aylar sürme ihtimali var:) Tabi hepsi gezilecek, görülecek seviyede müze değil.

      Sil
  16. I'm sure it's a great museum to learn a lot about Turkish culture. Of course I would love to visit.
    Coisas de Feltro

    YanıtlaSil
  17. Müzelerle ilgili yazınız aydınlatıcı olmuş .teşekkürler.

    YanıtlaSil
  18. Üniversitedeyken Sanat tarihi bölümünden seçmeli ders almıştık ve o kadar muhteşemdi ki o dersler! O yıl derslerin de etkisiyle İstanbul'daki tüm müzelere gitmiştik hevesle. Hangi müzeydi şimdi tam emin olamıyorum ama günümüze ulaşan ilk aşk mektubu da müzede sergilenen eserler arasındaydı :) Bir de bazı heykellerin önünde dakikalarca durmuştum, arkadaşlarım çekiştire çekiştire götürmek zorunda kalmışlardı beni :D

    YanıtlaSil