Lezzet Durakları | Meşhur Köfteci Mustafa | Hayat40tansonra

Meşhur Köfteci Mustafa

Hepinizin bildiği gibi belli yöre/şehirlere özgü, oranın adını taşıyan ve sonrasında zamanla Türkiye'nin hemen her şehrine yayılmış birçok köfte markası/ çeşidi var. Adapazarı denilince de sanırım akla ilk gelen lezzetlerden biri "Islama Köfte"... Gerçi ıslama köfte Türkiye'nin geneline hitap etmeyi, Adapazarı sınırlarını aşmayı diğer markalar kadar başarabilmiş bir lezzet değil ne yazık ki... Ama inanın diğerleri kadar lezzetli bir tat:-))

Bugüne kadar yaşadığım şehir İzmit'te ve yine komşu Adapazarı'nda farklı yerlerde bu lezzeti çok defa deneme fırsatım oldu... Ama birazdan bahsedeceğim işletmeyi eşimin kardeşi sayesinde, ilk defa 2018 yılında keşfettik.. Bu arada bahsedeceğim işletme 2000'li yılların başında Hürriyet Gazetesi'nin Türkiye'nin en iyi 10 köftecisi listesine girebilmeyi başarmış bir yer. (9. sıra)

Bu bölgede oturmayanlar için sıklıkla gidilebilecek bir yer değil ama yolunuz Adapazarı merkezden geçerse ve karnınız gerçekten acıktıysa, böyle de bir yer vardı haydi bir deneyelim diyerek uğrayabileceğiniz bir mekan:-) 

Ulaşım;

İzmit merkezden yaklaşık 45 km. uzaklıkta bulunan Meşhur Köfteci Mustafa'ya Google Maps yol tarifleri seçeneğini kullanarak ulaşabilirsiniz. Yolun yaklaşık son 10-15 dk. lık mesafesi şehir içi trafiği, sora sora bulmak çok kolay değil, o yüzden harita uygulaması biraz şart gibi... 

İşletme ana cadde üzerinde olduğu için araç park etmek biraz sıkıntı... Fotoğrafta yazan otopark yazısına aldanmayın, yoğunluktan dolayı oraya araç bırakmanız pek mümkün değil. Yol üzerinde belediyenin ücretli park hizmeti mevcut, şanslı iseniz çıkan bir aracın yerine girip beklemeden mekana giriş yapabilirsiniz. 

Fakat yer bulamazsanız ve bizim gibi bölgenin yabancısı iseniz biraz strese girebilirsiniz. Dediğim gibi işletme ana cadde ve işlek bir yol üzerinde olduğu için duraklama ve bekleme yapmak mümkün değil, bir kaç "U" dönüşü ile ve yine birkaç tur atarak yer boşalmasını beklemek zorundasınız. 

Genel;

Malum Korona günlerinde hemen her yazımda belirttiğim gibi özellikle dışarıda yemek yeme gerçekten ciddi bir sıkıntı... Üstelik vaka sayılarının hat safhaya çıktığı son günlerde ayrı bir dert. Tabi tercih ettiğiniz yerler küçük ve iç içe yemek yenilen yerler ise risk oranı da bununla doğru orantılı olarak bir hayli artıyor. 

Haftasonu pazar kahvaltısı için açık alanı olan bir yeri tercih etmek büyük bir sıkıntı olmayabilir ama hem kapalı hem de küçük işletmeler, her ne kadar hijyen hususlarına, Korona tedbirlerine dikkat etmeye çalışsalar da bu konuda riskliler. Bu sebeplerle yer tercihi konusunda gerçekten çok dikkatli davranmak gerekiyor. 

Her ne kadar daha önce 3-4 defa bu işletmeye gitmiş olsak da Korona sonrası açıkçası hiç ziyaret etmedik. O yüzden nasıl tedbirler alınmıştır bilemiyorum. Ama tek bildiğim kapısında kuyrukların olduğu ve iç hacim anlamında küçük bir işletme olduğu... Buradan sonra yazacaklarım Korona günleri öncesini kapsayan görüşlerimdir.

Öğle ve akşam yemek saatlerinde haftaiçi/haftasonu fark etmeksizin inanılmaz kalabalık ve kapısında resmen kuyruklar oluşuyor. Burada bir eleştiri yapma ihtiyacı duyuyorum çünkü ne yazık ki bunun için düşünülen herhangi bir çözüm yok. İçeride ki müşteri bizim, dışarıdakiler başlarının çaresine baksınlar tarzında bir yaklaşım var... Bunun için ne yapılabilir açıkçası bilmiyorum ama mekanın kalabalık olmasından dolayı sıra beklemek zorunda kalırsanız, sinirlerinizin kısa sürede bozulması yüksek ihtimal, çünkü bu durumu organize eden bir çalışan mevcut değil... İçeriden dışarıya "3 kişi, 5 kişi gönder/gelsin" tarzda bağırarak anlaşmalar ile sıranızı beklemek gerçekten çok hoş biri durum değil... Burası he ne kadar lüks bir restoran olmasa da sonuçta tarihi olan bir yer, bu sebeple bu tür şeylerin daha profesyonelce yönetilmesi gerektiğini düşünüyorum....

Mekanın iç hacmi tarihi bir yer olması itibari ile geniş değil ve iki bölümden oluşuyor. Giriş kısmı ki burası asıl alan, iç bölüme (tavan kat) göre çok daha ferah ve geniş, imkan varsa burayı tercih etmekte fayda var. Yine de küçük olarak tabir edebileceğimiz ve çok kısa aralıklarla yerleştirilmiş masalar, sandalyeler. Öyle zannediyorum ki Korona sonrası bu duruma müdahale edilmiştir. Çünkü yan masada ki adamın/kadının yanlışlıkla sizin tabağınızdan köftenizi alabileceği yakınlıklar söz konusu:-)) Mekanın lavaboları olup/olmadığı konusundan emin değilim ancak varsa bile aşırı yoğun olması nedeni ile biz bugüne kadar kullanmayı hiç düşünmedik.

Mekan dediğim gibi tarihi bir yer ve ilk kurulduğu günden bugüne kadar bir değişiklik yapılmamış, 1930 yıllarda yapılmış tablolardan, duvar döşemelerine kadar aynı.  İçerisi dekor anlamında son derece sade, benim şahsi fikrim geçmişini tam anlamıyla yansıtamadığı yönünde, tabi ki lüks bir restoran görüntüsü beklemek hata olur ama geçmişini daha iyi yansıtan bir mekanda olabilir diye düşünüyorum. 

Gelelim burayı asıl yazmamda ki sebeplere:-)) Meşhur ıslama köfte haricinde 1-2 çorba çeşidi ve kuru fasulye ile tatlı seçenekleri olan bu işletmeyi özel kılan hususların başında da bence bu konu geliyor. Geniş bir menüsü yok, haliyle olanlarında hakkını fazlası ile veriyorlar. Sonuçta nereden baksanız 25-30 yıldır aynı ustalar ile hizmet veriyorlar. Islama Köfte için lezzet gerçekten çok güzel, 1912'ye dayanan geçmişin gerçekten hakkını veriyor. Yaklaşık 108 yıldır aynı adı taşıyan, aynı bölgede kalabilen çok fazla işletme olmadığını göz önünde tutarsanız, lezzet konusunda yazdığımı da hak veririsiniz.

Lezzet konusunda gerçekten çok başarılılar ancak köfteler gerçekten çok küçük... 1 porsiyon ile doyma ihtimaliniz inanın yok, bu sebeple 1,5 porsiyon ile başlayıp sonrasına siz karar vereceksiniz:-)) Tatlıları da bölgeye özgü ve çok güzel ama yanlış hatırlamıyorsam mevcut tatlılara sormadan süt koymak gibi bir uygulamaları söz konusu, bu sebeple bu hususu isteyip/istemediğinizi sipariş verirken belirtmeniz de fayda var. 

İçeride yemek sonrası çay/kahve keyfi yapma imkanınız pek yok, çünkü kalabalık nedeni ile "ye ve kalk" tarzında bir mekan. Garsonlar ile söylenecek özel bir durum yok, bugüne kadar gittiğimiz zamanlarda hep aynı garsonlar çalışıyordu. İnanılmaz bir koşturmaca, baş döndürücü bir çalışma tempoları var. Genelde orta yaş üzeri abiler çalışıyor.

Son olarak ödeyeceğiniz fiyata gelince, ödeyeceğiniz miktarın çok üstünde hakkını verecek tatta olduğundan ve lezzet konusunda pişman olmayacağınızdan şüpheniz olmasın...

Tavsiye;

Eğer yolunuzun üzerinde ise ve zamanınız varsa mutlaka uğrayın, bu meşhur lezzeti sizde tadın. Ancak Korona günlerinde olduğumuzu da aklınızdan çıkarmayarak, dikkatli olun.

Yorum Gönder

0 Yorumlar