Mersin Gezi Rehberi | Hayat40tansonra

Genel;

Akdeniz sahillerin üçte birini oluşturmasına rağmen bir Antalya yada Alanya kadar popüler olamamış, Türkiye'nin 11nci büyük şehri. Tarihse tarih, doğaysa doğa, plajlarsa en doğal ve en güzel plajlar. Ama yine de bir turizm ve kültür merkezi olma konusunda buraların çok gerisinde kalmış bir şehir. Neden olduğunu açıkçası bilmiyorum ama hak ettiği değeri şimdiye kadar göremediğine inandığım şehir Mersin. Türkiye'nin bence en renkli şehirlerinden, Akdeniz'in incisi Mersin.

Bu yazımda sizlere en son 2018 yılında gittiğim Mersin'i tanıtmaya çalışacağım. Tabi Mersin benim anlattığımdan çok daha fazlası. Yazıya başladığımda acaba daha neler, nereler var acaba diye araştırdığımda inanın yazmaya karar verdiğim yerlerden daha fazla ve daha güzel yerler olduğunu gördüm:-)) Ben ziyaret ettiğim zamanlarda çok fazla gezi kültürüm olmadan gezebildiğim yerleri, keşfedebildiğim lezzet duraklarını ne yazık ki çok fazla görsel olmadan yazmaya çalışacağım (Arşivimi kaybetmem nedeni ile).

Bu arada Mersin demişken buranın Türkiye'nin en büyük ikinci serbest bölgesi, en büyük limanlarından biri olduğu ve Türkiye ekonomisine çok ciddi katkı yapan şehirlerin başında geldiğini söylememek olmaz. 

Ben Mersin'i anlatırken 3 bölgeye ayırmayı tercih ediyorum. İlki şehir merkezi ve sahili; çarşı dediğimiz alan (Liman ile Hilton otel arasında kalan bölge), ikincisi Pozcu ve Sahili; lezzet durakları, eğlence merkezleri ve alışveriş merkezlerinin bulunduğu alan (Hilton Otel ile Mersin Marina Arasında Kalan Bölge), üçüncüsü ise Erdemli/Silifke tarafı; tarihi yerler, doğa güzellikler ve plajların olduğu alan (Mersin Marinadan batıya doğru olan bölge). Mersin'in kuzeyinde ve doğusunda da (Tarsus tarafı) illa ki çok güzel yerler vardır ama açıkçası birkaç kahvaltı mekanı dışında o taraflara hiç geçmedim. 

Maliyetlerle ilgili çok detay vermem mümkün değil, malum her geçen gün rakamlar değişiklik gösteriyor ve güncel fiyatları takip etmek çok kolay değil. Benim tahminim Mersin için kabaca 2-3 günlük bir gezi ideal olacaktır. Tabi bu gezinizi yazın yapacaksanız bu süre daha da uzatılabilir. Burada ki en önemli harcama kalemleriniz; ulaşım ve konaklama olacaktır. Yeme-İçme konusu da maliyet olarak kendini hissettirecektir ama burası gerçekten çok zengin bir yemek kültürüne sahip ve ödeyeceğiniz her kuruşu hak edecektir:-)) Dediğim gibi rakam vermek mümkün değil ama şundan emin olabilirsiniz ki, tatil yöresi denilince akla ilk gelen yerlerden çok daha az maliyetli ve hafızanızda daha kalıcı bir tatil yapacaksınız burada:-)

Mevsim tavsiyesi burası için çok önemli değil diye düşünüyorum, Aralık ayında bile mevsimlik mont ile gezebileceğiniz bir şehir. Tabi yaz ayları tahminlerinizin ötesinde bir sıcak ve inanılmaz yüksek nem oranına sahip. Amacınız deniz tatili üzerine kurulu değilse benim tavsiyem sonbahar ve ilkbahar aylarını tercih etmeniz yönünde.  

Ulaşım;

Ulaşım ile ilgili sanırım bahsedilecek en önemli konu şehirde bir hava limanı olmaması. En yakın hava limanı Adana'da ve Mersin şehir merkezine uzaklığı yaklaşık 90 km. Belki Adana'da hava limanı olduğu için yapılmamıştır ama bence bu şehrin bir hava limanına ihtiyacı var ve olması durumunda mutlaka turizmi olumlu anlamda etkileyecektir diye düşünüyorum.

Kendi aracınızla gelmeniz durumunda zaten ulaşım ile ilgili bir derdiniz olmayacaktır. Taksi ve şehir içi toplu taşıma ile hemen her yere kısa sürede ulaşmanız mümkün ve şehirde kullanımı yaygın. Sadece tarihi veya doğa güzelliği olan yerler için taksiye veya araç kiralamaya ihtiyacınız olacaktır diye düşünüyorum.

Keşfet; 

Keşfetmeye Çarşı dediğimiz yerden başlayalım isterseniz. Mersin'i ilk ziyaret ettiğim 2009 yılı ile son ziyaret ettiğim 2018 yılı arasında en büyük değişim yaşadığını düşündüğüm bölge sanırım burası. Bahsettiğim ilk ziyaret yıllarında belki de Mersin'in kalbi olarak nitelendirebileceğimiz çarşı ne yazık ki 2018 yılı ve birkaç yıl öncesinde popülerliğini Pozcu tarafına kaptırmış görünüyordu. Sanırım bunda en büyük etki öbür tarafta açılan cazibe merkezleri (Forum Mersin ve Marina). Gerçi yine de eskiden orta direk olarak adlandırdığımız grubun ağırlıklı alış-veriş yaptığı, resmi devlet kurumlarının bulunduğu bölge olmaya devam ediyor. 

Değişimden kastım aslında bu bölgede ki insan yapısının değişikliği. Arabaların neredeyse üçte birinin, -SA- plakalı olması (Suriye'den göç edenlere özel verilen plaka olduğunu söylemişlerdi) ve bunların tamamına yakınının kalabalık ailelerin tercih ettiği büyük araçlar olması, sahile indiğinizde kendinizi turist gibi yada azınlık gibi hissetmeniz (Türkçe konuşan insan sayısının gerçekten çok az olması) vb. değişik durumlar söz konusu. Bunlarla birlikte Mersin son derece modern ve gelişmiş bir şehir olmasına rağmen akşam hava karardıktan sonra çarşı denilen bölgede tek başınıza dolaşmak gerçekten ürkütücü. Kadın, erkek ayrımı yapmıyorum ama erkek olarak bile tedirgin olunan bir yeri siz düşünün artık. 

Sanırım fazla kötüledim bu bölgeyi ama inanın burası benim dolaşmaktan, farklı kültür ve inanıştaki insanların, sokakların arasında kaybolmaktan, sahile inip deniz havası almaktan en çok keyif aldığım yerdi. Son hali beni gerçekten çok üzdüğü için bu şekilde yazdım.

Gelelim çarşının dikkat çeken özelliklerine;

Bölgedeki belki de en dikkat çekici yapı Mersin Ticaret Merkezi (Mertim), bilinen adıyla Metropol. Bildiğim kadarı ile yaklaşık 177 metre ve 52 katlı bir bina. İnşa edildiği 1987 yılından 2000 yılına kadar Türkiye'nin en yüksek ve ilk gökdeleni olma özelliğini taşıyor. İlk kurulduğu yıllarda nasıldı bilmiyorum açıkçası ama ben bugüne kadar içine girmeye inanın cesaret edemedim. En son 2018 yılında da içerisinde ağırlıklı gece kulüplerini (aile ile gidilmeyen tarzda) barındıran, ilk katlar harici çoğunluğunun boş ve bakımsız bir yer olduğu söyleniyordu. 

Mersin Cumhuriyet Meydanı. Sanırım kenti tam anlamıyla tanımlayan meydan. Yabancı ülkelerin hemen hepsinde şehrin simgesi olan bir meydan mutlaka vardır ve burada aynen o tanıma uyduğuna inandığım yer. Kendinizi tamda bir Akdeniz Kentinde hissettiren alan:-)) Arkanızda harika bir yapı olduğunu düşündüğüm Devlet Opera ve Bale Binası, önünüzde sıralı palmiye ağaçları arasında geniş yollar ve hemen önünde de Atatürk Parkı ve deniz.

Hazır Atatürk Parkı demişken bir iki satırla da burayı yazayım. Harika bir peyzaj düzenlemesi ve çok geniş bir alana yapılmış bir sahil parkı. Gündüz saatlerinde çok sıcak değilse balık tutulup, dinlenilebilecek harika bir yer. Ancak akşam üzeri yabancı uyruklu ailelerin sülale boyu piknik alanına çevirdiği, hava karardıktan sonra ise kesinlikle girilmemesi gereken bir yer.

Bu arada Mersin Otel'in doğusunda ilginç bir harabe yapılar topluluğu var. İsmini hatırlamasam da eski Mersin olarak anlatmışlardı. Gayri Müslim halkın ilk yaşamaya başladığı yer diye duymuştum. Herhangi bir koruma veya bakım söz konusu değil, zaten içlerine girmekte pek mümkün değil ama oralara kadar gitmişken görülecek ve fotoğraflar çekilecek bir yer.

Ayrıca çarşı tarafında Atatürk Evi Müzesini de gezebilirsiniz.

Çarşıda benim gördüklerim bunlardan ibaret, tabi birde lezzet durakları var. Burada ki lezzet durakları açıkçası lüks görünümlü restoran tipi yerler değil, o tip yerler daha çok Marina ve Pozcu sahilinde. Burada daha çok et üzerine odaklı lokanta tarzı yerler var. Zaten hemen her yer et üzerine odaklı mekanlarla dolu. İlk aklıma gelenler ise Sabah Et Lokantası, Ciğerci Apo ve Selim Tantuni. Aslına bakarsanız sürüsüne bereket, her yer yeme içme yeri ama ben buraları denedim. Diğerlerine pek fazla cesaret edemedim. Sabah Et lokantası çok özellikli bir yer değil, diğer iki mekanda görüntü olarak pek iç açıcı olmasa da bilinen ve tercih edilen yerler olmasının yanı sıra gerçekten lezzeti başarılı işletmeler. 

Lezzet Durakları ile birlikte Mersin'in meşhur cezeryesini ve Mersinliler hariç az insanın bildiği "Kerebic" tatlısını alabileceğiniz ve tadabileceğiniz iki yer var; Dondurmacı Halil ve Dondurmacı Haydar Usta. Yine bu tatlıları çarşıda alabileceğiniz onlarca yer var ama bu iki işletme biraz daha kurumsal ve bilinen yerler. En azından benim her gittiğimde tercih ettiğim ve sıkıntı yaşamadığım yerler. Bu arada künefe ile ilgili bir şeyler de yazmamı bekleyenler olabilir, birkaç yerde yedim ama ben Hatay'da yediğim künefeler sonrası başka şehirlerden ne yazık ki bahsedemiyorum:-))

Çarşı maceramızı burada sonlandırıp gelelim ikinci bölgeye; Pozcu ve Sahil tarafına:-)

Pozcu sahil ve Marina'dan önce Pozcudan biraz bahsedelim. Bu bölgenin tamamı neredeyse AVM ve esnaf ağırlıklı bir bölge. Yani tamamen alış-veriş ve yeme-içme odaklı bir bölge. Bu bölgede bahsedilecek yerlere gelince ilki; Forum Mersin. Geniş bir alana inşa edilmiş ve her türlü ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz yarı açık bir AVM. Biraz kalabalık ama hemen her markanın olduğu, oturup kahve içebileceğiniz, bir şeyler atıştırabileceğiniz bir yer. Ancak siz yine de burada yemek yemeyin, çünkü daha önce de yazdığım gibi Mersin mutfağı geniş ve çok lezzetli bir yer, o yüzden açlığınızı fast food tarzı beslenme ile gidermeyin:-)) 

Mersin forumdan sonra ikinci dikkat çeken yer ise, Kushimato Sokak:-) Ertuğrul Fırkateyninin Japonya Kushimato yakınlarında batması sonrası kurulan dostluk ilişkileri ve 1994 yılında iki şehrin kardeş şehir ilan edilmesi sonrası ismi verilen sokak burası. Aslına bakarsanız sokağın giriş kısmında ki tabela ve sokağın isminin bu olması dışında Japon Kültürüne ait birşey yok. Sembolik bir isim:-) Sokakta oyun salonları, kafeler var ve bayağı popüler, kalabalık bir sokak. Ağırlıklı da gençlerin tercih ettiği bir sokak. 

Bu bölgede son olarak bir iki lezzet durağı yazıp, Pozcu sahile geçelim. Çarşıda olduğu gibi lezzet durağı ile dolup taşan bir yer ama ben yine kendi tercih ettiğim ve bir kaç sefer gittiğim yerleri yazacağım. İlki Forum Mersin'in hemen alt caddesinde yer alan Memoş Tantuni, belki ismi tanıdık gelebilir, çünkü birkaç şehirde daha şubesi olan bir işletme. Benim tercihimde ki ilk sebep hijyenik bir ortam olması, ikincisi ise lezzeti.. İkinci lezzet durağı tavsiyem ise Mıhçıoğlu Restoran, burası da et üzerine kurulu ve lezzetli bir menüsü olan işletme. Alkollü değil ama eskiden duruma göre alkollü de olabiliyordu, bu kısmı biraz karışık:-) Üçüncü ve son tavsiyem de Ciğerci Bahattin (sanırım merkezde bahsettiğim Ciğerci Apo'nun akrabası). Burası da meze bakımından çok geniş bir menüye sahip tercih edilebilecek bir işletme. Ayrıca büyükşehirlerde de şubesi olan kısmen kurumsal bir işletme (Ankara ve Kocaeli'de diğer şubelerine gittiğim bir işletme).

Bu arada az daha unutuyordum; bu bölge kuruyemişçiler anlamında da çok zengin bir bölge ve genelde çok taze ürünlerin olduğu bir yer. İster dükkanlardan ister tezgahlardan uygun fiyata kuruyemiş alma imkanı var ve kesinlikle tavsiye ederim.

Artık sahile doğru inelim:-) Pozcu sahili ben Hilton Otel ile Mersin Marina arası olarak kabul ediyor ve buna göre yazıyorum. Bu bölgeyi Mersin'in eğlence, yeme-içme, yürüyüş vb. aktiviteler için en güzel yeri olarak adlandırabiliriz. Sahil boyunca birbirinden lüks restoran, barlar/kafeler ve alabildiğine uzun bir sahil şeridi sizleri bekliyor. Mekanlar iyi olsa da sahil şeridi (parklar) biraz Mersin Merkezi andırıyor. Güzel ama çok tercih edilir tarzda değil.

Burada ki en çok tercih edilen ve bilinen yerlere gelince; Sess isimli, önünden sürekli geçtiğim ama hiç gitmediğim (Hilton Otelin biraz daha doğusunda, merkeze daha yakın) büyük ve her gördüğümde kalabalık olan bir gece kulübü var, görüntü itibari kaliteli ve aileler tarafından tercih edilen bir işletme. İsyan şarkısını söyleyen Ahmet Parlak'a ait Parlak Ocakbaşı'da tercih edilen ve sahil şeridinde bulunan başka bir mekan. Özellikle gençler tarafından tercih edilen ve popüler olan Yer Fıstık isimli mekanda güzel bir işletme. (Yer Fıstık denmesinin sebebi fıstık kabuklarının sabaha kadar yere atılması.) Bunlar benim gördüğüm ve denediğim bir kaç mekan. Bunlar haricinde sushiden tutunda ocakbaşlarına, tantunicilere, rakı-balıkçılara kadar birçok mekan daha mevcut.

Gelelim Marina bölgesine, bu arada halen ikinci bölgeyi anlatmaya devam ediyoruz:-)) Marina sanırım 2011 yılında hizmete açıldı ve bu bölgenin en popüler yerlerinden birisi oldu. Gerek içerisinde ki mağazalar, gerekse kaliteli restoran, bar/kafeler ile tam bir cazibe merkezi. Mersin'e gittiğinizde ziyaret edip, bir şeyler yiyip, içebileceğiniz gerçekten güzel bir yer.

Mersin Marina'da Akşam Üzeri

Artık sıra son bölgemizde; Erdemli/Silifke tarafına. Aslına bakarsanız bu bölge benim en az gittiğim bölge:-)) Ama burası belki de yaz tatili ve tarihi geziler için en ideal bölge. Diğer bölgeler günlük yaşamın daha ağırlıklı devam ettiği, Mersin'e gitmişken şuraları da görmeden gitmeyeyim diye ziyaret edeceğiniz bölgeler yada lezzet durakları anlamında zaman geçirilecek bölgeler. Ama son bölgemiz daha fazla zamanınızı ayırıp, daha keyifli vakit geçirebileceğiniz yerlere sahip.

Bu bölümde önce benim ziyaret ettiğim yerleri sonra diğer tavsiye edilen yerleri yazarak yavaş yavaş yazımızın sonuna gelelim.

Bu bölgede benim ziyaret ettiğim yerler; Kanlı Divane Ören Yeri, Cennet Cehennem Obruğu, Kız Kalesi, Astım Mağarası, Azize Tesla Yeraltı Kilisesi.

Cennet Obruğu

Kanlı Divane Ören Yeri ve özellikle Cennet Cehennem Obruğu denilen yerler benim bugüne kadar gördüğüm yerler arasında en çok ilgimi çeken tarihi ve tam bir doğa harikası olma özelliği taşıyan yerler. 

Özellikle Cennet Cehennem Obruğu denilen yeri mutlaka ve mutlaka ziyaret etmelisiniz. Cennet Obruğu derinliği yaklaşık 70 metre olup, ağız çapları 250 metre ve 110 metre ve uç kısmında bir kilise bulunan tahminlerinizden çok daha derin bir çukur. Ciddi bir kondisyon isteyen bir yürüyüş sizleri bekliyor olacak çünkü her biri olabildiğince geniş yaklaşık 500 basamaklı bir merdivenden inmeniz ve çıkmanız gerekiyor. 

Cehennem Obruğu ise buranın yaklaşık 70-80 metre ötesinde benzer ama daha derin bir çukur. Buraya iniş yok sadece yukarıdan izleyebiliyorsunuz. Ama inanın her iki yerde gördüğünüze değecek.

Cehennem Obruğu

Buralar haricinde Astım Mağarası da ilginç bir yer ve burada da epey bir yürüme durumunuz söz konusu. Astım hastalarına ve nefes problemi yaşayanlara iyi geldiğine inanılan mağarada nem oranı %85 üzerinde ve sağlık problemi olmayan insanlar için nefes almanın gerçekten zor olduğu bir mağara.  Epey bir aşağı inip sonrasında aynı merdivenleri tırmanmak gerçekten yorucu.

Astım Mağarası

1199 yılında inşa ettirildiği bilinen ve halk arasında Deniz Kalesi olarak zikredilen Kız Kalesi de ilgi çekici yerlerden ve  sanırım tekneler ile ulaşım söz konusu ama ben uzaktan bakmakla yetindim. Gitme imkanım olmadı. Ayrıca burada ki halk plajı da tercih edilen güzel bir plaj.

Son olarak da Azize Tesla Kilisesinden bahsetmek gerekirse, değişik ve uzun bir hikaye, efsanesi var. Hristiyan alemi için en önemli ibadet alanlarından biri ve hac maksatlı kullanılan birkaç kiliseden biri. Çok ayrıcalıklı bir yer değil ama ziyaret etmeye de değer.

Bu yazdığım ve benim gezdiğim yerler haricinde de çok fazla harabe, eski medeniyetlere ait kalıntıların olduğu tarihi yerler, doğa harikası olarak nitelendirilecek kanyon/ şelale tarzı birçok yer mevcut. Vakit olması durumunda gerçekten görülmesi gereken yerler ve inanın geldiğinize, gezdiğinize pişman olmayacağınız yerler.


Ben Mersin'de denize hiç girmedim ve açıkçası plajları hiç ziyaret etmedim ama sizler için yaptığım araştırma sonucu buralar ile ilgili de bir kaç tavsiyede bulunmak istiyorum. Öncelikle toplamda yaklaşık 320 km uzunluktaki sahil şeridinin 110 km si doğal kumlu plajlardan oluşuyormuş. Başka kaynakların fotoğraflarından gördüğüm ve yazanlardan anladığın kadarı ile en iyileri aşağıda;

Kocahasanlı Halk Plajı, Limonlu Halk Plajı, Kumkuyu Bölgesi (Ücretli beachlerde varmış), Yemişkumu Plajı, Sultan Koyu (Çok güzel görünüyor fotoğraflarda), Kız Kalesi Halk Plajı, Akkum Koyu ve Narlıkuyu Bölgesi, Kızlar Hamamı, Altınorfoz Koyu (Otel plajı), Yapraklı Koy Plajı, Kapızlı Plajı, Boğsak Plajı, Tisan Yarımadası. Özellikle Silifke'den Anamur'a kadar birbirinden güzel görünen plajlar mevcut.

3 bölgede elimden geldiğince Mersin'i anlatmaya çalıştım. Tekrar olacak ama bu yazdıklarımdan çok daha fazlasını bulabileceğiniz ve kesinlikle memnun ayrılacağınıza inandığım bir şehir burası.

Tavsiyeler;

Yazımın sonuna yaklaşırken benim burası ile ilgili tavsiyelerim aşağıda olduğu gibi; 

Fotoğraf meraklısı arkadaşlar için fotoğrafçılık adına ne isterseniz bulabileceğiniz inanılmaz bir şehir bulacaksınız.

Lezzet durakları anlamında aklınızda yer edecek, unutulmaz tatlar deneyebileceğiniz bir şehir olacak.

Özellikle yaz tatili için buraya gelmedim ama yazımın başında da bahsettiği gibi bilinen birçok tatil yöresinden çok daha fazla keyif alacağınız bir şehir burası... Hem maliyet, hem eğlence, hem gezi anlamında.

Son olarak bu şehrin bence en önemli özelliklerinden biri inanılmaz seviyede farklı insan kültürlerini barındıran bir yer olması... Ayrıca bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehir. Ne ararsanız fazlası ile bulup, keşfedebileceğiniz ve zevk alacağınız bir şehir Mersin. İmkan bulursanız mutlaka ziyaret edin, bana kesinlikle hak vereceksiniz.

Yorum Gönder

0 Yorumlar