"Pul Koleksiyonu" Unutulanlar | Hayat40tansonra

Fotoğraf Kaynak: Pascal OHLMANN/ Pixabay 

Uzun zamandır aklımda.. Önce bir kitapevi yada kırtasiyeden yeni birkaç pul defteri alacak, sonra babamlara gidip, yıllarca babamın, abimin ve benim topladığımız pulları tek tek cımbızla yeni defterlere yerleştirecektim. Eski defterler artık gerçekten çok kötü durumdaydı. Aslına bakarsanız bir iki tane ismi bilinen kırtasiye ve kitapevine uğradım ama ne yazık ki pul defteri satmıyorlardı:-) Sonra düşündüm, önceden büyük keyif alarak neler yapardım, yapılırdı? Şimdi ise yapmıyorum yada yapılmıyor... 

Vakit olmadığından mı? Üşengeçlikten mi? Yoksa unutulup gitmelerinden mi?

Bakalım neler çıkacak unuttuklarımız, artık yapmadıklarımız arasında:-) Benim yazmayı unutup, sizin aklınıza gelenler varsa yorumlara yazabilirsiniz.

Pul Koleksiyonu: 

Bu keyifli hobi yıllar yılı kötü ve bel altı esprilerin başrol oyuncularından birisi olmuştur ne yazık ki:-)) Sanırım böyle bir koleksiyona merak salmamın en büyük sebebi, çocukluk yıllarımda bolca mektuplar yazılması, kartpostallar gönderilmesiydi. Haliyle gelen her zarf üzerinde ki birbirinden farklı posta pulları da ilgimi çeker ve babamın bize aldığı defterlere, dikkatlice koparıp koyardım. 

Fotoğraf Kaynak: Arek Socha/ Pixabay 

Yıllarca bunu yapmaktan hiç sıkılmadım. Ta ki mektup yazma işleri bitene kadar. Bundan sonrası yada ötesi biraz profesyonel koleksiyonculuğa giriyor sanırım. Bizim ki tamamen keyfe keder, eğlenceli bir hobiydi ve teknolojinin gelişmesi ile de orada kaldı:-)) 

Geçen gün aklıma geldiğinde ise halen babamlarda durduğunu görmek beni gerçekten mutlu etti. Yeni pulları koleksiyona katma durumum olmasa da var olanları daha sağlıklı  muhafaza etmek iyi olacaktır düşünüyorum ve bunu ilk yapılacaklar listeme alıyorum:-)

Fotoğraf Albümü: 

Gelişen teknoloji hayatımızı her ne kadar kolaylaştırsa da bizi büyük bir tembellik içine ittiğini de sanırım inkar edemeyiz. Son 2 yıla kadar her yıl fotoğraf arşivimden 100'e yakın fotoğraf seçer ve gider onları bastırırdım. Sonra da onları büyük bir keyifle albümlere yerleştirirdim. Halen bazı zamanlar onları açar anılarımızı yad eder ve bittiğinde de yüzlerimizde kocaman bir tebessüm kalır.

Fotoğraf Kaynak: Markito/ Pixabay

Günümüzde telefon hafızlarının koskocaman olması, içlerinde yüzlerce fotoğrafı saklayabiliyor olmamız bizleri iyice tembelleştirdi. "Yarın kesin bilgisayara atacağım" yalanıyla sürekli ertelemeler aldı başını gitti:-)) Ya da harici hard disklerde onlarca GB yer tutan ama bir türlü baskıya gitmeyen fotoğraflar, anılar... 

Fotoğraf Kaynak: Renee Gaudet/ Pixabay 

Sanırım albüm işi artık sadece, nişan, düğün ve bebek fotoğrafçılığında kaldı. Ama onlarda da zaten siz çekmiyor, albüme siz yerleştirmiyorsunuz. O yüzden onları saymıyorum:-))

Biliyorsunuz her elektronik cihazın bir kullanım ömrü var ve işin kötü yanı bozulmalar, hep en istenmeyen zamanlarda oluyor. Yani telefonlar hiç bir zaman, ben haftaya bozulacağım, yere düşüp kırılacağım diye haber vermiyor. Ne yazık ki bu teknoloji halen çıkmadı:-)) O yüzden siz siz olun üzülmemek için arada fotoğraf baskısı alıp, albümler oluşturmaya devam edin:-) Anılarınızı telefon galerinde değil, evinizin güzel bir yerinde albümlerde saklayın.

Anne/ Altın Günleri:

Senin ne alakan var anne günleri ile diyebilirsiniz. Ama inanın çok alakam var:-)) Çünkü anne günlerinde evde pasta, börek vb. çocukların yemek için can attığı atıştırmalıklar yapılırdı ve ben evde iki gün bayram ederdim:-))  

Fotoğraf Kaynak: Manfred Richter/ Pixabay 

Bu dediğim sanırım 90'lı yıllara kadar devam etti. Evde şıkır şıkır giyinmiş 10-15 teyze, şarkılar, türküler eşliğinde pasta, böreklerle yaptıkları ev/altın günleriydi. 

İlerleyen yıllarda da devam etti bu anne günleri:-) ama biraz format değiştirerek. Artık seviye atlamışlar ve gün buluşmalarını en yakın kafelerde yapmaya başlamışlardı:-)) Sonrasında ise kadınlarımızın artık daha fazla iş hayatında olması ile birlikte yada değişen hayat şartları ile bilinen altın günleri yada anne günleri artık sadece "bu ay sıra sende, bu ay bende" tarzı tamamen maddi bir alış verişe dönüştü. Bu durum açıkçası çok anormal değil ama ben yine de o anne günlerini çok özlüyorum:-)) 

Ve artık Pandemi nedeniyle artık anne günleri sanırım tamamen tarih oldu...

Akşam Misafirlikleri:

Bunu da hatırlayanlar vardır sanırım. "Oğlum, kızım hadi geç kalıyoruz, bak Ali Amcanlar/ Hatice Teyzenler bekliyor, geç kalacağız" diyen anne-babalarımız:-)) Aslına bakarsanız bu halen bir çok yörede, şehirde devam eden güzel bir sosyalleşme şekli. Biraz olsun telefon, tabletleri elimizden bıraktığımız, gözümüzü televizyondan alıp, insanlarla yüz yüze sohbet ettiğimiz, çocuklarımızı insan arasına karıştırdığımız gerçek sosyalleşme:-)) 

Pandemi sonrası eminim daha da moda olacak ve kaldığı yerden devam edecektir. 

Tabi büyük şehir diye tabir ettiğimiz yerlerde durum nedir bilmiyorum. Benim gibi 9 sene aynı binada oturup kapı komşunuzun ismini halen bilmiyorsanız, eskiye büyük bir özlem duyma ihtimaliniz de çok yüksek. Bu unutulanlar listesine komşuluk başlığını da ekleyebiliriz. Sizin; hiç kapısı bütün gün birbirine açık, evine rahatça girip çıktığınız Kazım Amcalarınız, Hayriye Teyzeleriniz olmadı mı? Benim oldu ama çok küçükken. Ama oğlumun olmadı ne yazık ki... 

Artık evden çıkarken küsür tane kilitle evi kapatıyoruz. Kaçınız bir yere giderken sevsek bile komşumuza anahtar bırakıyoruz?

Sokak Oyunları:

Bu tabi benim artık yaş itibariyle pek sık yaptığım birşey değil:-) Ama aklıma gelince yazmak istedim. 

Fotoğraf Kaynak: Joseph Samson/ Pixabay 

Bu konu biraz değişik ve hassas bir konu.. Biz çocukken bütün oyunlarımızı sokakta oynardık. (80'li yıllar) Akşam olunca, ya akşam ezanıyla yada annelerimizin seslenmesiyle eve girerdik. Tabi kir pas içinde:-)) Şimdi pek böyle değil... Bizden mi yoksa dışarıya olan güvensizliğimizden mi burası karışık bir konu.. Tabi şehirleşmenin de bunda etkisi büyük. Ben halen ufak beldelere gittiğimde dışarıda rahatça oynayan çocuklar görmeye devam ediyorum. Olabildiğince çocuğumu yalnız dışarı gönderiyorum. Tabi sadece bahçe sınırları içerisinde:-)) Onda da bir gözüm dışarıda:-) Sanırım bunda hem bizim hemde değişen hayatın etkisi var.. Siz ne düşünüyorsunuz?

Hal böyle olunca da çocukların oyun şekilleri de değişti. Saklambaçların, yakar topların, futbol maçlarının yerini tablet, telefonda ki oyunlar almaya başladı. Tabi buna bağlı obezite vb. rahatsızlıklar da artmaya başladı. Bu da ayrı bir konu tabi:-)

Artık sokak oyunları, biraz da son dönemde Pandemi etkisiyle eskiye oranla epey bir azaldı. Belki her zaman çocukları yalnız göndermek mümkün olmuyor ama bulduğumuz her fırsatta onlara biz eşlik ederek bu aktiviteyi birlikte yapmayı düşünebiliriz diye düşünüyorum:-)

Mektup/ Kartpostal Gönderimi: 

Teknoloji bu kadar ilerlemişken artık mektup yazmak gerçekten de çok mantıklı gelmiyor. Ama ben yakın zamana kadar bayram vb. özel günlerde bayram tebriği tarzında sevdiklerime kartpostal gönderirdim ve onlardan da alırdım:-) Artık anlık mesajlaşma uygulamaları, görüntülü görüşmeler haliyle bunların yerini aldı. Teknolojiye uyum sağlamak gerekse de ben kartpostal göndermeyi halen keyifli bulanlardanım:-)) 

Fotoğraf Kaynak: Ylanite Koppens/ Pixabay 

Benim ilk aklıma gelenler bunlar. Ama yazdıkça da insanın aklına başka başka şeyler geliyor istemeden. Şimdilerde en çok aklıma takılan konulardan birkaçı, acaba ileride bizim çocuklarımızda; 

"Biz okula giderdik, bildiğin sıralarda, bir sınıfta canlı canlı bir öğretmen ile ders yapardık... Zil çalar koşa koşa bahçeye çıkardık ama yeni nesil nerden bilsin bunları..." 

Fotoğraf Kaynak: Jim Black/ Pixabay 

"Biz eskiden ofise giderdik. Öyle bir kavram vardı çocuklar.. Sabah kahvaltısı diye poğaça, çay yapardık. Öğle yemeği sonrası kahveler, ofis dedikoduları ne kadar da güzeldi.. Siz bilmezsiniz o günleri:-))"

Fotoğraf Kaynak: Malachi Witt/ Pixabay 

"Eskiden bayramlarda büyüklerimizi ziyaret eder, ellerini öperdik. Şeker, para toplardık.. Artık online bayramlaşma vs..." (Gerçi tatil kavramı bayram vb. önemli günlerin önüne çoktan geçti gibi görünüyor. Bayram lafını duyan bir çok çocuk artık, bayram deyince tatile nereye gidiyoruz diye soruyor..)

Fotoğraf Kaynak: Ambermb/ Pixabay 

diyeceğimiz günler olacak mı? Olmaz dimi, bu kadar karamsar olmaya gerek yok:-))

Biraz daha devam edersem bu konu iyice genişleyip 80'ler, 90'lar yazısına doğru gitmeye başlayacak:-) O yüzden burada sonlandırıyorum. Varsa sizin de aklınıza gelenler, dinlemek isterim:-)

Keyifli haftalar olsun tüm arkadaşlara.

Yorum Gönder

44 Yorumlar

  1. annemin bir albimi var her iki sende bir bakardık eskiden. hoşuma giderdi. bense telefon hafızasına güvenirdim sonra bir fabrika ayarlarına dönerdi gitti her şey. sonra DVD ler kullandım artık yeni bilgisayarlarda öyle bir yer bile yok. sonra olacağı yok dedik ki neden biz çıkartmıyoruz. ve yaklaşık 4 yıldır düzenli fotoğraf çıkartıyorum :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendi baskınızı kendiniz yapmanız çok iyi fikir:-) Bunu bende değerlendireceğim, en azından elimin altında olursa daha rahat albüm oluşturabilirim. Teşekkür ederim:-)

      Sil
  2. Ne de güzel aktı gitti yazınız. Hepsini tek tek sıralamışsınız. Sahiden hepsi unutuldu gitti. Bir zamanlar filatelistler çok ünlüydü. Artık hiç adları duyulmuyor ki bu çok üzücü. Kartpostal atıp nostalji yapayım dediğim bir yeni yılda arkadaşlarımın hiçbiirinin eline geçmemiş olduğunu öğrendiğimde hâlâ oturup ağlayasım var Teknolojinin kolaylıkları yanında dezavantajları daha çok bence. Misal laptop ya da telefona bir şey olduğunda hafızasındaki fotoğrafların bir daha geri döndürülemez oluşu çok korkunç ki ben bunun her iki türünü de yaşadım:/ Artık flash belleğe atmadan asla. Sahi ortalıkta robotlar dolaşmaya başladı, her işi yapabilen. O dedikleriniz olur mu olur:) Çok derin bir konu vesselam. Kaleminize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :-))Son bahsettiğim hususlar olmaz inşallah:-)) Flash bellek/harici hard disklere de güvenmeyin derim.. Onlar da kullanım ömrü olan teknolojik cihazlar:-) Dediğiniz gibi filatelistler de sanırım teknoloji kurbanı oldu :-) Çok teşekkür ederim değerli vaktinizi ayırıp okuduğunuz için.

      Sil
  3. Pul koleksiyonunu boşuna adını çıkarmışlar desene :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel hobiyi kötü emellerine alet eden herkesi kınıyorum:-))

      Sil
  4. Hocam ben hala edebiyat dergilerinden kestiklerimi defterlere yapıştırıyorum hatta onunla alakalı bir yazı da şuan taslaklarda bu hafta içinde paylaşmayı düşünüyordum :))) Gerçekten altın günleri kadar, ekonomik açıdan kendini iyi idare eden bir sistem daha görmedim ben. Düşünsene, 10 kişi varsa, 10 ayda bir toplu altın geliyor muazzam bir ekonomik kalkınma hareketi :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazını merakla bekliyorum. Ayrıca neden bilmiyorum ama fotoğraf ile ilgili de bir yazı bekliyorum:-)) (Profil fotoğrafından sanırım) Eskidendi o altın günleri, artık kimse girmez o işe;-)

      Sil
  5. Altın günlerinin cafe günlerine dönüşmesi hakikaten üzücüydü :)) Akşam iş çıkışı anneme gidip kalanları eve götürme döneminin bitti maalesef benim için...

    Kartpostal biz yılbaşında yeniden birbirimize göndermeye başladık. Hoş ben bu sene arkadaşlarıma katılamadım gerçi ama seneye seni de bekleriz aramıza... Blog ailesi nostalji yapmayı seviyor :)

    O albüm yapma işini ne güzel ben 3 -4 sene öncesine kadar sürdürüyordum. Seçiyor tab ettiriyor ve yerleştiriyordum albüme. Ama bu işi çok aksattığımı şimdi okuyunca fark ettim... En kısa zamanda yapmak lazım :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blog ailesinin uygulaması gerçekten çok güzel be çok mutlu oldum duyduğuma, elbette katılmayı çok isterim :-)) çok teşekkür ederim vakit ayırıp okuduğunuz için, sağ olun 🙏

      Sil
  6. Pul koleksiyonu... böyle bir şeyim olsun isterdim neyseki küçükte olsa elimde babamın evrak çantasından çıkan posta pulu var. Saklıyorum, hoşuma gidiyor arada bakmak, dokunmak :)
    Teknolojinin gelişmesini her ne kadar sevsem de bana güven vermiyor kesinlikle. Hele fotoğraf konusunda! Çünkü zamanında bir çok fotoğrafım bir çöküşle yok olmuştur^^ Ben halen fotoğraf çıktısı alıyorum, etrafa yerleştirip sık sık o kareleri görmek mutlu ediyor :)

    Toplanıp misafirliğe gitmeler, o güzel yiyecekleri mideye indirmeler of of resmen çocukluğuma gittim ^^ en güzel aktiviteydi bence. O zamanlar kızardım anneme beni sürüklüyor her yere diye ancak şimdi arıyorum resmen. Emeğinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fotoğraf konusunda teknoloji kurbanı olmayanımız sanırım yok:-)) Çok teşekkür ederim vakit ayırıp okuduğunuz için:-)

      Sil
  7. Pul koleksiyonu bilmiyorum ama bir ara özenip peçete koleksiyonu yapmaya çalışmıştım. :) O sıralar bir kaç kişide görüp popüler bir hobi olduğunu düşünmüş olmalıyım. Gerçi şu sıralar hala revaçta. Özellikle ahşap boyama, dekupaj yapanlar bu konuda bir hayli tutkulu. :) Resimler için harici bellek kullanıyorum ama dediğiniz gibi bozulma ihtimali var. Eski albümleri açıp bakmak daha eğlenceli ve ailecek daha kaliteli zaman geçirmek için ideal. Resimleri çıkarmaya başlamalıyım ben de. Çok fazla mektup kültürümüz yoktu. Muhtemelen bizim zamanımızda telefonlar yaygın olduğu için. Çocukluğumda dışarıda doyasıya oynadığım için çok şanslı hissediyorum kendimi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya peçete koleksiyonu bir aralar eşimde yapıyordu ve bende gittiğimiz restoran/ kafelerden bir tane peçete mutlaka alırdım yanıma, neden bilmiyorum ama o logolu, kalın peçeteler hep ilgimi çekmiştir :-)) Teşekkür ederim değerli vaktinizi ayırıp okuduğunuz için 🙏

      Sil
  8. Pul koleksiyonu yapmak istemiştim ama hiç yapamadım bende onun yerine peçete koleksiyonu yapardım şimdi o koleksiyona ne oldu bilmiyorum. Mektup göndermeyi severim bir ara yapardım bende. Ben fotoğraf albümlerine bakmaya bayılırım bir fotoğraftan ne hikayeler çıkardı :):) Çok güzel bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, sağ olun 🙏 ☺️ 🙏

      Sil
  9. Abimin pul koleksiyonu vardı benimde hep heyecanla acaba bu hafta ne alacağız diye beklerdim.. saydığınız tüm güzel anılar gerçekten teknolojinin gelişmesiyle geride kaldı ve tabi koronanın etkisiyle daha da unutmaya başladık.. umarım bir gün korona geçer ve altın günlerini, sokak oyunlarını ve diğer unutmaya başladığımız albümleri, mektupları tekrar yazmaya, yapmaya başlarız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özelikle Korona ile ilgili temenninize sonuna kadar katılıyorum 🙏 Çok teşekkür ederim vakit ayırıp okuduğunuz için 🙏 ☺️

      Sil
  10. Pul koleksiyonu, evet kötü espirilere konu olsa da çok yapılan bir şeydi. Çoğu kişinin pul koleksiyonu vardı, damgalı pullar, damgasız pullar, ülkelerin pulları falan. Koleksiyon yapmak moda gibi bir şeydi,peçeteden ,çikolata kağıtlarına kadar:) Günler, akşam komşu gezmeleri, sokak oyunları hepsi şekil değiştirdi.Ama bu yaşamın gereği. Şartlara göre yaşanılanlar da değişecek. Bu zamanki çocuklar da kimbilir neler anlatacak kendi çocuklarına.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beni en çok tedirgin eden kısmı da zaten bu.. Bizim çocuklarımız neler anlatacak acaba ☺️ Teşekkür ederim vakit ayırıp okuduğunuz için 🙏

      Sil
  11. Ablamda biriktiriyordu pul. Ben de çocukken ilgiyle bakardım ama kendim biriktirmeye hiç heves etmedim. Uzun yıllar bir şeyler saklama huyum pek yok. Ablamda hala duruyordur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimizin ilgi alanları farklı:-) Teşekkür ederim:-)

      Sil
  12. Çok düşündüm de unutulanlara ekleyecek bir şey gelmedi aklıma ama muhakkak benim de ekleyeceklerim olacaktır. Aklıma geldiğinde tekrar dönüp buraya ekleyeceğim.

    Pul koleksiyonum veya herhangi bir koleksiyonum hiç olmadı ama bazen diyorum keşke takvim koleksiyonu yapsaydım; ne güzel olurdu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende o takvimlerde her gün yazan erkek ve kız çocuğu isimlerini takip ederdim ve nedense asla topluca bakmazdım :-))

      Sil
  13. Sokaklarda oynayarak büyüme şansını kaybetti şimdiki çocuklar sanırım...
    Pul koleksiyonu espri devrine yetişenlerdenim :) akşam misafirlikleri ve pandemi :(
    O kadar güzel anlatmışsınız ki emeğinize sağlık! Buarada albümcülük kazansın hala foto çıkartıyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum yazan arkadaşların çoğunda albüm alışkanlığını duymak beni de çok mutlu etti:-) Teşekkür ederim vakit ayırıp okuduğunuz için:-)

      Sil
  14. Yazınız çok güzel olmuş, kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  15. Evet, şimdi olmayan bir sürü şey yapardık. Pul koleksiyonu yapardım ben de. Fakat ne işe yarayacağını bilmezdim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Halen duruyorsa çok işe yarayabilir:-) Teşekkür ederim:-)

      Sil
  16. Çocukken para koleksiyonuna merak sarmıştım. Ortası delik 2 tane param vardı. Defterini alayım demiştim çok pahalıydı. Sonra kaldı gitti o heves. Ben günleri sevmezdim. Kız çocuğu olduğum için belki. Sonuçta çalışan kesimde oluyorum. Bir de kız çocukları gezmeye de götürülür ya onu da sevmezdim, çok sıkılırdım. Sokak oyunları ise çokkk keyifliydi. Oynardık, çekirdek çıtlardık, örgü örerdik. Bir sokak olayı vardı yani...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erkek çocukları gezmeye götürülmez, sokağa salınırdı:-)) Haklısınız yani sevmemekte:-) Teşekkür ederim vakit ayırıp okuduğunuz için.

      Sil
  17. anne günleri, altın günleri devam ediyo hala, para veya döviz de oluyol :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :-)) Benim Anne bırakınca herkes bıraktı sanıyordum bende:-))

      Sil
  18. O dönemleri yaşayanlar için durum hemen hemen aynı. Bunlara ek olarak benim peçete, kart ve yabancı para koleksiyonum vardı. Pul koleksiyonuyla ilgili 2012`de yazdığım bir blog postum var, okumak isterseniz linkini bırakıyorum: https://www.mutlueller.com/2012/09/cocukken-bana-ya-da-eve-yeni-bir-sey.html

    Hazır o yıllardan bahsetmişken bir de kitap tavsiyesi yapayım: https://www.mutlueller.com/2018/01/bir-sergi-ve-bir-kitap-onerisi-1970li.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim değerli vaktinizi ayırıp okuduğunuz için. Sanırım bizim yaş grubumuzda olup bu tarz hobileri olmayan yok:-) Yazınızı ve diğer yazılarınızı keyifle okuyup, takip edeceğim:-)

      Sil
  19. Ben de pul kolleksiyonu yapanlardanım zamanında:)))) ayrica anne misafir günlerine bayılan akşam gezmelerinde de uykusu gelen:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende hepsini özleyenlerden:-)) Teşekkür ederim vakit ayırıp okuduğunuz için:-)

      Sil
  20. Güne gelen teyzelerin arasından mutlaka "Gel sen benim çocuğum ol seni bize götüreyim" diyen çıkardı. :)
    Paylaşmış olduğunuz döneme ait bir çocukluk geçiremesem de benimde çocukluğumun geçtiği süreçte yazılarınızda yer verdiğiniz bir çok güzelliği tatma fırsatım oldu.
    Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim vakit ayırıp okuduğunuz için :-) Keyifli bir yeni hafta dilerim.

      Sil
  21. Mektup hiç göndermedim, aslında mektup arkadaşım olsun isterdim. İlk okul ve lise yıllarımda e-mail arkadaşlıkları kurmuştum. Yurt dışından sonra eklenen bir çok sosyal ağla bu çevrelerde farklılaştı tabi, şimdi bir çok sosyal medya kapandı gitti. Fotoğraf albümü olayına gelince evde aile fotoğraflarını astığımız bir köşemiz var. Mutlak surette birkaç ayda bir fotoğraf albümleri çıkarılır anılar tazelenir. Emeğinize sağlık, güzel bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
  22. Fotoğraflarınızı bastırıyor olmanız gerçekten çok güzel 🙏 Sanırım yaş farkımızdan kaynaklı bizim zamanımızda mektup arkadaşı çok yaygın ve meşhurdu ☺️ Teşekkür ederim değerli yorumunuz için 🙏

    YanıtlaSil
  23. Ortaokulda türkçe dersinde mektup yazma kart yazma dersinde öğretmenimiz konsoluklara kart göndermeyi bize ödev vermişti. Japonya ülkesini tanıtan bir kitapçık yolladı ona yazanlara. Diğerleri hiç. Banada gelmedi. Ben yanlış hatırlamıyorsam Hollandaya yazmıştım. :))
    Sonra küçük desenli peçete biriktirirdim ben küçükken. Birde anket anı defterlerine çok meraklı idim. Nerdeyse hepside durur annemin evinde. Tee ilkokulda tuttuğum bile var.
    :)
    Buarada bizim yaptığımız günlerde hala çeşit çeşit tatlılar tuzlular yapılmakta idi. Idi zira artık yapamıyoruz. :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de Hollanda'da penfriend dediğimiz bir mektup arkadaşım vardı:-)) Pandemi her şeyi alt üst etti, tekrar öyle günler olur mu inanın bilmiyorum... Hayırlısı diyelim:-) Teşekkür ederim değerli yorumunu için.

      Sil