Hababam Sınıfı Müzesi | Validebağ Korusu

Adile Sultan Kasrı

Genel:

Yazıma, bu İstanbul ziyaretimin maksadı yeni yerler keşfetmek değildi diyerek başlamak istiyorum:) Sosyal medya aracılığı takipleştiğim (Jargona en uygun kelime sanırım bu oluyor), sonrasında yüz yüze tanışma imkanı bulduğum ve bu tanışmadan büyük mutluluk duyduğum bir büyüğümü ziyaret için İstanbul yollarındaydım. 

Buluşma vaktimiz akşam üzerine doğru olduğu için önce bir AVM, arkasından Validebağ Korusu ziyareti ve Salacak Sahile inip biraz da Kız Kulesi manzarası izledikten sonra Sevgili Ahmet Abi ile buluşmamızı gerçekleştirdik. Tarihi Kanaat Lokantasında yemek, kısa bir Üsküdar turu, son olarak da Küçüksu'da çay keyfi ile günü tamamladık:) Buradan kendisine misafirperverliği için ayrıca teşekkür ediyorum:) 

Ulaşım:

Validebağ Korusu

Birazdan anlatmaya başlayacağım Validebağ Korusu ve içindeki yerler, Üsküdar'ın Altunizade Semtine bağlı. Anadolu yakası olduğu için ulaşım sıkıntılı değil. Sadece gideceğiniz saatlere dikkat etmeniz lazım. Korunun girişlinde otopark var ve ücreti, saat kısıtlaması olmaksızın, 15 TL. Adile Sultan Kasrı içinde yer alan Hababam Sınıfı Müzesi için giriş ücreti ise 5 TL. İçeride temel ihtiyaçlarınız için her türlü kolaylık tesisleri var.

Keşfet:

Validebağ Korusu

Hababam Sınıfı Müzesini de içine alan Adile Sultan Kasrını ve Validebağ Korusunu yazmakta bu kadar zorlanacağımı gerçekten hiç tahmin etmezdim:) Öncelikle söylemem gereken bu bölgede birbirine hem mesafe olarak, hem de ismen yakın iki yer var. Her ikisi de Üsküdar sınırları içerisinde ve birinin ismi Adile Sultan Sarayı, diğerinin Adile Sultan Kasrı:) Birinin yapım tarihi 1853, diğerinin ise 1856. Birinin Sultan Abdülmecid, diğerinin ise Sultan Abdülaziz tarafından kız kardeşleri Adile Sultan için yazlık konut olarak yaptırıldığı hemen her kaynakta yazıyor. Ve sonrasında kafalar karışmaya başlıyor:) Önce kim kimdirden kısa bir giriş yapalım. Ama çıkabilecek miyiz onu bilmiyorum:)

Kaynaklar Sultan II. Mahmut'un 18 eşi ve onlardan 22 tane erkek, 22 tane de kız çocuğu olduğunu yazıyor. Tabi burada hepsini anlatmaya kalkmayacağım:) Bizi oğullarından Sultan Abdülmecid ve kardeşi Sultan Abdülaziz, onların anneleri ile kız kardeşleri Adile Sultan ilgilendiriyor. Sultan Abdülmecid'in annesinin ismi Bezmialem Sultan ve padişahın ilk eşi. Sultan Abdülaziz'in annesinin ismi ise Pertevniyal Valide Sultan. O ise padişahın ikinci eşi. Şimdi başlayalım Kasır ve korunun tarihini anlatmaya:)

Validebağ Korusu

Sultan Abdülmecid tahta geçtikten sonra, daha önceden Mihrişah Sultan için yaptırılan bağ evini kendi annesine (Bezmialem Sultan) hediye eder. Ve koru ilk onun zamanında yurt içi ve dışından getirtilen farklı bitkilerle donatılır. Sonrasında da bu alan Validebağ olarak anılmaya başlar. Ve aslında şimdiki korunun temelini oluşturur. 

Bezmialem Sultan vefat ettikten sonra ise koru, semte ismini veren Altunizade ailesinin mülkiyetine geçiyor. Mülkiyetine geçmiş derken, bu aile Osmanlı'nın en köklü tüccar ailelerinden ve koruyu parası karşılığında devletten satın alıyorlar. Sonrasında aile buraya bir köşk yaptırıyor ama bu köşk padişaha hediye ediliyor. Bu arada koruyu annesi Bezmialem Sultan'a hediye eden Sultan Abdülmecid verem hastalığı nedeniyle 1861 yılında vefat ediyor ve Osmanlı Devletinin başına kardeşi Sultan Abdülaziz geçiyor. 

Adile Sultan Kasrı

Altunizade ailesi tarafından hediye edilen köşk, Sultan Abdülaziz tarafından yıktırılarak, yerine yenisi yaptırılıyor ve annesi Pertevniyal Sultan'a hediye ediliyor. Ancak bu sefer de Annesi hayattayken, köşk (1863 yılında) kız kardeşi Adile Sultan'a hediye ediliyor:) Burası biraz karışık gibi ama kaynaklar böyle diyor:) Ve bu tarihten sonra Adile Sultan Kasr-ı Hümayunu olarak anılmaya başlanıyor. Mimarı ise Balyan Ailesi. Sultan Abdülaziz bu köşkü yaptırdıktan bir süre sonra, koru içerisine kendisi için bir Av Köşkü yaptırıyor ve burası da kasır ile birlikte halen ayakta.

Kasır, Adile Sultan vefat ettikten sonra, bir süreliğine Sultan Mehmet Reşat'ın üçüncü eşine ev sahipliği yapıyor. Sonrasında ise bir süre kız öğrenciler için yetimler yurdu, arkasından Validebağ Şehir Yatı Mektebi olarak hizmet veriyor. En uzun süre ise Verem Savaş Dispanseri tarzında adlandırılan Prevantoryum olarak görev yapıyor. 1973-1991 yılları arasında Öğretmen Hastanesi olarak hizmet verdikten sonra Öğretmenevi ve Kültür Merkezi olarak hayatına devam ediyor:)

Başta yazdığım Adile Sultan Sarayı ise; Sultan Abdülmecid bu bölgedeki başka bir yapıyı satın alıp yine kız kardeşleri Adile Sultan'a hediye etme niyetine giriyor. Ancak ömrü yetmeyince bu isteğini kardeşi Sultan Abdülaziz gerçekleştiriyor. Yani kaynaklara göre Sultan Abdülaziz ikinci kez kız kardeşine bu tarzda bir yapı hediye ediyor. Aslına bakarsanız bunlardan başkaca aynı isimli üç yer daha var ama onlara hiç girmiyorum:) Ama bunca kaynaktan anladığım Adile Sultan pek sıradan bir kız kardeş değilmiş.

Kısa diye başlayıp anlatmaya doyamadığım Kasır ve koru tarihini burada sonlandırıp geçelim içeride neler olduğuna:)

Kasır Girişi

Adile Sultan Kasrı ve Hababam Sınıfı; Az önce uzun uzun anlattığım kasrın ne yazık ki sadece bir odası ziyarete açık ve orası da Hababam Sınıfı Müzesi. Vakti zamanında klasikler arasına giren film burada çekilmiş. Dediğim gibi sadece bir oda ve orası da filmlerde gördüğümüz sınıf odası. Küçük olmasına rağmen çok güzel hazırlanmış. Filmde ki dört karakterin bal mumu heykeli, diğer oyuncuların ise karton panoları var.

Oradaydım:)

İlk katta sanırım restoran tarzı bir yer daha var. Ancak üst katlar idari personel odaları olduğu için kapalı. Tabi böylesi bir yapının sadece bir odasının ziyarete açık olması, diğer yerlerinin aslına uygun restore yada donatılıp ziyarete açılmaması gerçekten üzücü. İstanbul dediğimiz şehirde altı üstü 7-8 tane tarihi değeri olan kasır var ve eminim idari personel için başka yerlerde ofis ayarlanabilir:) Tabi burası Kültür ve Turizm Bakanlığı bağlısı değil ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı. Zaten bu bölge yıllardır rantçı belediyeler ile gönüllü halk arasında mahkeme mahkeme dolaşılan bir alan. Çok şükür şimdiye kadar kazanan gönüllü halk olmuş:) İnşallah ilerleyen dönemlerde değeri daha çok bilinen ve turizme kazandırılan bir yer olur.

Adile Sultan Kasrı

Kasrın önü tamamen gelin-damat çekimleri için gelmiş fotoğrafçı ve çiftlerle dolu:) Onlardan fırsat bulursanız güzel fotoğraflar çekebilirsiniz:) Yine kasrın önünde iki tane çay bahçesi var. Biri restoran tarzı, diğeri ise teyzelerin güne gelir gibi evde yaptıkları börek-çörekleri yediği tarzda bir yer. O kadar geleni, müşterisi olmasına rağmen, ne yazık ki pis ve bakımsız yerler.

Geçelim koru içine. 

Abdülaziz Av Köşkü

Abdülaziz Av Köşkü; Kasrın yaklaşık 500 metre ilerisinde terk edilmiş ve yıkılması beklenen değerli bir yapı. Sultan Abdülaziz kasrı yaptırdıktan sonra burayı da kendisi için yaptırmış. Ve hafta sonları at binmek için buraya gelirmiş. Tabelasında Edebiyat Evi yazmışlar ama içi boş ve yıkılma seviyesinde. Allah'tan kapıları kilitli de içeriye çok zarar verilmemiş gibi duruyor. Arka tarafından mermer bir havuz, ön tarafında ise yarı yıkık tarihi bir çeşme ile Koşuyolu'na açılan büyük bir kapı var. Bir dönem faal olarak izci evi görevi görmüş ama sonrası meçhul:) 

Av Köşkünün Son Hali

Validebağ Korusu; Burası Anadolu Yakasının ikinci büyük korusu ve 354 bin metrekarelik bir alanı kapsıyor. Ama dediğim gibi sürekli bir yapılaşma tehdidi altında. Belki de bu yüzden aşırı bakımsız ve ilgisiz bir alan. İstanbul gibi büyük bir şehirde böylesi güzel yeşil alanlar var ama yok edilmek için büyük çaba harcanıyor. Toprak yolları kötü durumda, yeşil alanları bakımsız, çok fazla kuytu köşe var. Ve hangi yolun nereye çıktığı belli değil. Zaten gencinden yaşlısına elinde siyah poşetlerle araya dereye gidip, kaybolan insan sayısı çok fazla.

Koru içerisinde tarihi değeri olan başka bir yapı yok. Yazdığım yerler haricinde; eskiden av köşkünün ahırları olarak kullanılan, av köşkünün hemen arka tarafında ki alanda, 2019 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yeniden yapılandırılarak, çocuklara kitap okuma sevgisi kazandırmak ve masallarla tanıştırmak maksadıyla yapılmış Masal Evi, yerini bulamadığım Çamlı Köşk isimli bir yapı (köşkten ziyade normal ve sıradan bir müstakil ev gibi), kasrın yan tarafında yaşlılarımız için öğretmen huzurevi ve korunun arka taraflarında Sanatoryum var.

Bu bölgede oturanların nefes alması, yürüyüş yapması için bakımsızda olsa güzel bir yeşil alan ama "burada ne varmış" diye başka şehir yada semtlerden gelmeye değecek bir yer değil diye düşünüyorum:) Koru ve içerisinde ki yapılarla ilgili anlatacaklarım bu kadar.

Kız Kulesi

Bu taraflara gelmişken Üsküdar Merkez'e inip buraları turlamakta güzel olacaktır. Özellikle merkezde ki Valide-i Cedid Cami, Fatih Sultan Mehmed'in azınlık bir vatandaş tarafından mahkemeye verildiği ve kadı tarafından elinin kesilmesi kararı verilen Tarihi Üsküdar Mahkemesi de görülmesi gereken yerlerden. Bu arada Kız Kulesinde bir çalışma var, üzerine bir şeyler giydirilmiş:) O yüzden niyetiniz sırf Kız Kulesi'ni fotoğraflamaksa bir süre böyle duracak gibi. Araştırmadan gitmeyin:) 

Tavsiyeler:

Yazının bir bölümünde de yazdığım gibi yeşil alan, koru varmış diye başka yerlerden kalkıp gelinecek bir yer değil. Kasır çok güzel ama gezilmiyor. İçeride en fazla 10 dakika kalacağınız bir Hababam Sınıfı Müzesi var. Anca benim gibi başka maksatlarla bu bölgeye gelirseniz, gelmişken bir bakayım denilecek bir yer. O yüzden ben fikrimi yazdım, kararı siz verin:)

Özellikle Üsküdar ve çevresinde hem tarihi, hem de doğa güzelliği açısından gezilecek çok fazla yer var. Başta da yazdığım gibi diğer yerleri ziyarete gelmişken, buraya da kısaca göz atabilirsiniz:) İstanbul Anadolu yakasında gezebileceğiniz yerlere buradan göz atabilirsiniz.

Vakit ayırıp okuduğunuz için şimdiden teşekkür ederim:)

Yorum Gönder

31 Yorumlar

  1. Hababam Sınıfı müzesi ilgi çekici ama sadece bir odanın ziyarete açık olması kötüymüş.
    Adile Sultan konusu da bayağı karışıkmış, okurken kafası karışıyor insanın. Yine de olabildiğince iyi anlattınız. Emeğinize sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim:) Eve dönüp, yazıya oturduğumda tarihini araştırmaya kalktım.. Kalkmaz olaydım, kafam çok karıştı ama çözdüm galiba:)

      Sil
  2. This family story is very complicated 😊 I read that Sultan Adile was also a poet, not very good but published 😊
    The more you talk about Istanbul and show the palaces, the more I understand how big the city is and was. I am very interested in the Jerebatan Palace yet . It's looking very beautiful and majestic I would be very happy if you could tell about it one day 😊🙋‍♀️ Regards😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. I went to the Basilica Cistern years ago, but I was a university student at that time :) It has been closed to visitors for a long time. It is closed first due to the pandemic, then due to restoration work. But I will go as soon as it opens :) Thank you Ela:)

      Sil
  3. Tarihten ben de pek anlamıyorum. Okuduklarım da aklımda kalmıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben çok severim ama bazen kafam karışıyor:)

      Sil
  4. Ne güzel bir gezi olmuş:)))Hababam Sınıfı eskiye götürdü beni:) Keşke diğer yerleri de açık olsaymış, tek yerin açık olması üzücü. Çok ayrıntılı bilgiler vermişsiniz, tarihi çok severim ama oldukça karışık geliyor bir anda okuyunca:))) Kız Kulesi her yerden mükemmel görünüyor:))) Ben de önümüzdeki hafta İstanbul'a gideceğim:))
    Emeğinize sağlık, fotoğraflar çok güzel, çok seviyorum yazılarınızı okumayı:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstanbul ziyaretiniz için blog ana menülerinden güzel yerler bulabilirsiniz:) Tabi iyi bir rehberiniz varsa yazılara gerek olmayacaktır:))) Çok teşekkür ederim:)

      Sil
  5. Haftaya eşimle buraya gitmeyi planlıyorum bende :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece burası olmasın ama:) Mesuliyet kabul etmem:)))

      Sil
    2. Bir ara benim bloğa da uğra abi çay ikram edelim :)

      Sil
    3. Her yazıya yorum yapamasam da, her yeni yazıya mutlaka göz atıyorum:)

      Sil
  6. Karış karış bildiğim yerler :)) keyifle okudum, Koru o kadar büyük ki, çok farklı alanlarda değişik tür ağaçları ve çok çeşitli hayvan türlerini gözlemleyebiliyorsunuz. Bir de sürekli yapılaşma tehditlerine karşı gözcü görevliler var. Koca şehirde bir de böyle doğal haliyle yeşil alan kalmalı kesinlikle. Arkadaşlarım Validebağ Sitesinde oturduklarından sürekli orada görev halindeler. İnstada Ahmet Dayıoğlu' nu takip ederseniz koruda çektiği bin bir güzellikteki fotoğrafları ve dayanışmayı görebilirsiniz. Ben koruda en çok Av Köşkünü beğeniyorum. Umarım yapı sürekli korunur da çürütülmez.
    Teşekkürler yayın için. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende sonradan yaptığım araştırmalarda burası için verilen mücadeleye hayran kaldım. İnşallah bu şekilde destekler artarak devam eder. Av Köşkünün durumu ne yazık ki kötü ve sanki çürümeye bırakılmış. Yeri geldiğinde tarihi eserlerimiz ve yaptıranlarımız yere göğe sığdırılmazken, mevzu rant olunca eserlerin dikkate alınmaması ilginç.. Ben teşekkür ederim:)

      Sil
  7. Dışı beni içi seni yakar olmuş bu yazının ana fikri.. Karışık tarihi bilgileri araştırmış olmanız da takdire şayan. Güzel ama kısa bir gezi olmuş anladığım kadarıyla, tarihimizden ve sinema tarihimizden hoş bir kesit hatırlamış olduk, teşekkürler!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazabilmem için anlayabilmem lazımdı:) Belki çok yorgundum, o yüzden yazarken anlamakta zorlandım ama o kadar da karışık değilmiş galiba:) Ben teşekkür ederim:)

      Sil
  8. İnsana nostalji hissi yaşatan bir yer olmalı. Hele ki filmlerin çekildiği o yerlerde gezmek, o sıralara oturmak ne güzeldir. Ama keşke gereken önem verilseymiş, verilse de bu yerler güzel bir şekilde değerlendirilse.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıllarca televizyonda onlarca kez izledikten sonra filmin çekildiği yerlerde gezmek gerçekten keyifliydi:) Sadece biraz daha özenli bir yer görmeyi istiyor insan..

      Sil
  9. Validebağ Korusu merak ettiğim yerlerden biri. Bir ara çevreciler ne çok uğraştılar koruyu korumak için. Belediye resmen moloz dökmüştü. Kasrın tek odasının açık oluşu da tatsızmış. Oysa kimbilir ne kadar güzeldir odalar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslına bakarsanız, sadece bu konuda destek için gidilebilecek bir yer. İnsanların gönüllülük esaslı bakımı haliyle yetersiz kalıyor ve sanırım yıldırmak için de resmi makamlar el atmıyor.. Umarım yazık olmaz:(

      Sil
  10. Cok keyifle okudum yazinizi, bir cok bilgi sahibi oldum, kaleminize saglik. Ayrica Hababam Sinifi'nin boyle bir muzesini ogrenmek cok sevindirdi, umarim bir gun ziyaret etmek kismet olur. :)

    YanıtlaSil
  11. İnsan bi av köşkünü koruma altına alır ya. Biz de hiç koruma bilinci yok be hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam ufakta birşey.. Öyle büyük paralar harcanacak büyüklükte değil:) En kötü ver bir belediye işletmesine faal olarak tutulsun.. Amaç başka gibi:)

      Sil
  12. That's another great report that shows Istanbul's fascinating landmarks! Nice post!

    YanıtlaSil
  13. Hababam Sınıfı'nın çekildiği yerleri ben de hep görmek istemişimdir ama 5 yıl İstanbul'da okurken bile ziyaret etmediğime yanıyorum bugün yazıyı okudukça. :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öğrenciyken ilgi alanları genelde farklı olabiliyor. Artık Eskişehir'de güzel yerler keşfedeceğinize eminim:)

      Sil