Beykoz Cam ve Billur Müzesi;
![]() |
| Beykoz Cam ve Billur Müzesi |
Yazıya başlamadan önce tüm Arkadaşlarımın yeni yılını en içten dileklerimle kutluyorum. 2026 yılının tüm dilek ve dualarınızın gerçekleşeceği bir yıl olmasını diliyorum.
Şöyle bir blog sayfama baktığımda kendime ait gezi yazısını en son Şubat 2025 yılında kaleme almışım ve aradan neredeyse 1 sene geçmiş:( Bir senedir gezi yazısı yazmıyor olsam da, zaman zaman fotoğraf günleri yapmaya, aralarda da İstanbul ziyaretlerime devam ediyorum. Ama İstanbul ziyaretleri daha çok kültür sanat ağırlıklı etkinliklerle ilgili oluyor. Dolayısıyla da gezi yazısı paylaşma durumum olmuyor. Bu son İstanbul ziyareti de yine bir tiyatro oyunu içindi. Tabi bu sefer tiyatronun akşam saatlerinde olmasını fırsat bilip uzun zamandır aklımda olan ve görmeyi çok istediğim bir müzeyi ziyaret etme imkanı buldum.
Çok keyif aldığım bir gezi olmasının yanı sıra, bu geziyi benim için değerli yapan; Milli Saraylar Başkanlığı'nın İstanbul'da mevcut tüm Saray, Köşk Kasır ve Müzelerini ziyaret etmiş olmamdı. İstanbul'u geze geze bitiremedim ama ciddi anlamda ki tarihi yerleri, daha doğrusu resmi makamların kontrolündeki yerleri bitirdim sayılır:) Yıldız Sarayı hariç tamamını da (bu yazıyla birlikte) sizinle bu platformda paylaşma imkanı buldum. Link bırakmıyorum ama aşağıya resmi makamların kontrolünde ki yerleri kısa bir liste olarak bırakıyorum;
Saraylar;
Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Yıldız Sarayı, Beylerbeyi Sarayı.
Köşk ve Kasırlar;
Küçüksu Kasrı, Ihlamur Kasrı, Beykoz Mecidiye Kasrı, Aynalıkavak Kasrı, Maslak Kasrı.
Müzeler;
Resim Müzesi, Beykoz Cam ve Billur Müzesi, İslam Medeniyetleri Müzesi, Aynalıkavak Musiki Müzesi, Saray Koleksiyonları Müzesi, Dolmabahçe Saat Müzesi.
Kısa girişten sonra yavaş yavaş müzeyi anlatmaya geçelim.
Genel;
Sonda yazacağımı baştan yazayım:) Açık ve net bir şekilde gezmekten en keyif aldığım İstanbul Müzesi burasıydı. Büyük ihtimalle, şehrin karmaşasından uzak, doğa ile iç içe olması ve aynı zamanda tarih ile sanatın birlikte olması bunun en büyük sebebiydi. Zaten bildiğiniz üzere Beykoz ve çevresi belki de İstanbul'un halen en yeşil kalabilen, aynı zamanda Osmanlı döneminde Sultanların, Paşaların sayfiye yerlerinden, önemli merkezlerinden birisi.
Tarihi geçmişi 1800'lere dayanan bir yerden bahsedeceğiz. Ama bu tarih müzeye ait değil:) Her ne kadar direk konum olarak bağı olmasa da, müze adını o dönemin en önemli endüstri adımlarından sayılan Beykoz Cam ve Billurat Fabrika-ı Hümayunu'dan almış. Konum ise bambaşka bir konu:) Müzenin kurulduğu bina aslında zamanında bir vezirin atları için kullandığı ahır binası. Ama fotoğraflardan da gördüğünüz gibi sıradan birine ait, sıradan bir ahır binası değil. Gerçi içine girince bir köşk yada saray olmadığını anlıyorsunuz ama ahır binası olduğuna da pek inanamıyorsunuz:)
Sultan Abdülaziz zamanında dönemin renkli kişiliklerinden, uzun süre vezirlik yapan Abraham Paşa gösterdiği hizmetler karşılığında (birçok kaynakta karanlık yönlerinden de bahsediliyor) edindiği servet ile hem bu bölgede, hem de Avrupa Yakasında hatırı sayılır miktarda arazi satın alıyor, hatta bu bölgeler halen kendi adı ile anılmaya devam ediyor. Müzenin bulunduğu bölge de Abraham Paşa Korusu olarak anılıyor. Tabi ki Abraham Paşa bu arazileri boş bırakmıyor ve kişisel kullanımı için bu araziler üzerine birçok yaşam alanı kuruyor. Şu an müze olarak kullanılan eski ahır binası da bu araziler üzerindeki binalardan sadece bir tanesi ama aynı zamanda günümüze ulaşabilen sayılı yapılardan.
2018 yılında Milli Saraylar Başkanlığı, Korunun 360 dönümlük kısmını 49 yıllığına kiralayarak, çevre düzenlemesi ve ahır binası restorasyonunu başlatıyor. 2021 yılına geldiğimizde de müze olarak halkın hizmetine açılıyor. 117 farklı türde ağacın olduğu alanda iki adet kafe/restoran, mescit, lavabolar, açık otopark, oturma alanları ve müze binası bulunuyor.
Peki buraya nasıl gideceğiz?
Ulaşım;
Hem özel aracınız, hem de toplu taşıma ile ulaşabileceğiniz alana ulaşım son derece rahat. Müzenin İstanbul'da ki birçok yerin aksine şehrin göbeğinde olmaması hem ulaşım, hem de sakinlik açısından büyük bir avantaj. Sahil yolunu tercih etmezseniz trafiğe girmeden kolayca ulaşabilirsiniz. Müzenin kendine ait ücretsiz otoparkı mevcut. (Giriş ücretine ekliyor olabilirler:)) Resmi tatiller ve hafta sonları gitmeyi tercih etmezseniz, otopark sıkıntısı yaşamazsınız. Ama yoğun günlerde sıkıntı yaşamamak adına erken saatlerde gitmenizde fayda var, çünkü otopark alanı pek büyük değil.
Keşfet;
![]() |
| Beykoz Cam ve Billur Müzesi |
Müze Pazartesi günleri, yılbaşı ve dini bayramların birinci günleri kapalı. Bu günler haricinde her gün saat 09.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açık. Müze kart ne yazık ki geçerli değil ve giriş ücreti 150 TL. İndirimli bilet fiyatları ise 75 TL.
Müze içerisinde 12 tematik alan ve yaklaşık 1500 parça eser sergileniyor. Cam sanatının tüm evrelerini görebileceğiniz bir müze ve Selçuklu döneminden, Osmanlı'ya, Avrupa'da ki önemli cam fabrikalarında Osmanlı Sarayları için yapılmış eserlere kadar birçok parçayı görme imkanı buluyorsunuz. Eserlerin bir çoğu zamanında Osmanlı Saray Koleksiyonları müzesinde sergileniyormuş ve müzenin hizmete girmesiyle buraya transfer edilerek, sergilenmeye başlamış.
Girişte sizi danışma kısmı karşılıyor ve isterseniz sesli rehber alıp müzeyi öyle gezebiliyorsunuz. Cam ve cam sanatının ilk evreleri ile başlayan geziniz, Selçuklu dönemi ve Osmanlı dönemi eserleri ile devam ediyor. Sonda ise Avrupa'da Osmanlı Sarayları için üretilen eserlerle bitiyor. Açıkçası anlatılacak değil, görülecek bir müze. Beğenmediğim yere "beğenmedim, tavsiye etmiyorum, gitmeyin" diye açıkça yazan biri olduğumu bilirisiniz ve buraya eğer ilginiz varsa gönül rahatlığıyla gidebilir ve uzun saatler burada kalabilirsiniz. (Bu ara en çok takıldığım konulardan birisi de ne yazık ki bu. Belirli bir ücret yada bedava yeme-içme karşılığı mekan tanıtımı yapan ve önüne gelen yere "mutlaka gidin, kesinlikle tavsiye ediyorum, harika" diyerek insanları yanlış yönlendiren, hatta kandıran influencerler:))
Geçelim tavsiyelere:)
Tavsiyeler;
Bu müze ile ilgili en önemli tavsiyem öncelikli mevsim tercihiniz, sonrasında da hafta içi gidilmesi yönünde olacaktır. Eğer müze gezmenin yanında görsel şölene tanıklık etmek istiyorum derseniz, sonbaharda kasım ayı yada kışın karlar altında yapacağınız ziyaret sizi fazlasıyla mutlu edecektir.
Hafta içi gitme imkanım yok derseniz, hafta sonu erken saatte gidip, müzeyi keyifle gezebilir, güzel bir kahvaltı yapabilir ve fotoğraf alanlarını boş yakalayabilirsiniz.
Fotoğrafçı arkadaşlar için dış mekan çekimleri sizi fazlasıyla mutlu edecek bir müze. Müze içinde ise telefon kamerası çekimler için yeterli olacaktır. Zaten içeride ışık problemi olacağı için makine kullanmak biraz zor olabilir.
Kıyafet ile ilgili bir tavsiyem olmayacak. Ama eğer fotoğraf karelerinin içinde olmayı seviyorsanız, burada özellikle dış alanlarda harika fotoğraflarınızı çektirebilirsiniz :)
Son olarak başta da yazdığım gibi imkanınız olması durumunda doğru mevsimde kesinlikle görmenizi tavsiye edeceğim bir müze. Giderken başka bir yer planlamayı düşünürseniz, burada yeme-içme ile birlikte en yarım gün kalacağınızı unutmayın.
Sağlıcakla kalın.












4 Yorumlar
Hoş geldiniz, ne kadar uzun bir ara verdiniz. Bundan sonrası için biraz daha sıklaşır umarım yazı aralıklarınız. Ara uzarsa yazma isteksizliği girer devreye, kaçınılmaz (tecrübe konuşuyor).
YanıtlaSilYeni yıl dilekleriniz için kendi adıma teşekkürler. Bilmukabele sizin de 20226 için tüm dualarınız ve dilekleriniz ''en kısa zamanda'' gerçek olsun.
İnanır mısınız Beykoz Cam ve Billur Müzesi'nin varlığından bile haberim yoktu. İsmini ilk sizden öğrendim. Gerek fotoğraflarınız gerek verdiğiniz doyurucu bilgilerle görmeyi çok istediğim bir yer şu an. Bu mevsimde bile ne şahane manzaralara sahip. Rehberliğinizi özlemişiz. İstanbul'a ayak bastığımız o gün başvuracağımız kaynaklar arasında başı çekenlerdensiniz.
Elinize, emeğinize sağlık diyorum. Selamlar, saygılar.
Müzenin dışı da güzelmiş. Ama dediğiniz gibi hafta arası gidilebilse daha iyi olur.
YanıtlaSilBayıldım, ellerinize sağlık... Mutlaka görmek isterim. Siz sanırım Ekim Kasım gibi gitmişsiniz, yanılıyor muyum? Tam mevsimiymiş renklerle ışık tonuyla... Instagram kullanmayınca, sizden uzun zamandır haber ve yazı okuyamamıştım, çok mutlu oldum. Umarım daha fazla yazarsınız buraya da :) Mutlu yıllar ailenizle birlikte, sağlıkla..
YanıtlaSilÖzlemişim gezi yazısı okumayı. Fotoğraflar çok güzel, emeğinize sağlık. Özellikle ilk fotoğraf ayrıca hoşuma gitti. İstanbul'a gittiğimde fırsat bulabilirsem görmek isterim.
YanıtlaSilYeni yılınız kutlu olsun, umarım her şey istediğiniz gibi olur 2026'da. İyi dilekleriniz için teşekkür ederim😊