Ağaç Ev Sohbetleri | 108

Ağaç Ev Sohbetleri | 108

Ağaç Ev Sohbetleri

Çok uzun zamandır Sevgili Blog Arkadaşlarımın katılımını, yazılarını büyük bir keyifle takip ettiğim, ancak bugüne kadar katılma fırsatını yakalayamadığım Ağaç Ev Sohbetlerinde sanırım "O GÜN, BUGÜN":) 

Öyle zannediyorum ki; Sade ve Derin Blogunun sahibi Deeptone bu haftanın konusunu bana özel yada beni katılmaya teşvik etmek için özel olarak seçmiş:) Seçtiği konu ise;

"Bazı insanlar tatili, yolculuğu önceden planlar, detaylı olarak, diğer bazı insanlar ise birçok detayı esnek bırakır veya şansa bırakır. Hangisini tercih ediyorsunuz?"

Fotoğraf Kaynak: Dariusz Sankowski/ Pixabay

Aslına bakarsanız blog sayfamı takip eden arkadaşlar, geziler konusunda ne kadar araştırmacı ve  detaycı olduğumu zaten biliyorlar:) Ama konuyu biraz daha derinleştirmekte fayda var diye düşünüyorum:)

Öncelikli olarak ben tatil ve seyahat kavramlarını kendi açımdan biraz farklı değerlendiriyorum. Tatil denildiği zaman benim ilk aklıma gelen; deniz, kum ve güneş oluyor:) Yani bütün bir senenin yorgunluğunu atmak için tembel tembel yatılan vakitler olarak görüyorum. Tabi bunu, her şey dahil otellerde yapan, kendilerine yada eş/dostlarına ait yazlıklarda yapan da var. Yada karavana atlayıp sahil sahil dolaşanlar. Ama benim için ilk akla gelen, parayı önden ödeyip rezervasyon yaptırılmış otellerde, tatil kavramı:) 

Fotoğraf Kaynak: Sathish kumar Periyasamy/ Pixabay 

Hal böyle olunca da en ufak bir planlamaya ihtiyaç duymuyorum ama öncesinde ARAŞTIRMA yapıyorum:) Atlıyorum arabaya, ilk gün saat 14.00'da otele giriş yapıp, son gün ise 12.00'da çıkış yapıp geri evin yolunu tutuyorum. Tek yaptığım planlama ise yola çıkış ve dönüş saatleri, belki birde yemek yenilecek yerler:)

Bir de bu konunun benim için ikinci bir ayağı var. Bu da; Kültür ve doğa içerikli keşfetmeye yönelik gezi ve seyahatler:) Bu ilk bahsettiğim tatil kavramından tamamen farklı benim için. Tabi bu kadar da değil, hemen bunu da ikiye ayırıyoruz:)

İlki seyahat acenteleri ile yapılan ve size hiçbir esneklik vermeyen, tamamen tur şirketi/ rehberin planlamasında olan seyahatler. Ve haliyle de bununla ilgili de bir planlama ihtiyacınız olmuyor. Ama yine ARAŞTIRMA yapmanız gerekiyor:) Gerek tur şirketi hakkında, gerekse neler göreceğiniz ile ilgili. Bununla ilgili eski yazılarımda detaylı bir anlatım yapmıştım:) Yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Fotoğraf Kaynak: Guruwlak SL/ Pixabay 

İkincisi ise (sanırım bu haftanın konusunu kapsıyor) az önce yazdığım tarzda ama tamamen bireysel olarak yapılan geziler:) Burada da tamamen kişisel özellikler, hayat anlayışınız, gittiğiniz geziden ne beklediğiniz ile ilgili detaylar devreye giriyor.

Fotoğraf Kaynak: Free-Photos/ Pixabay 

Müzelere ilgili duyuyorsanız devreye girecek hususlar farklı, yok ben en meşhur cadde de kahve içeceğim, sokaklarında kaybolacağım diyorsanız farklı:) 

Kültür ve doğa turu yapıyorsanız araştırma ve bir miktar da planlamanın şart olduğuna inanıyorum. "Doğa turu için bile mi? Zaten keşfetmeye çıkıyoruz" diyebilirsiniz:) Ama evet.. Onun için bile araştırma ve planlama yapmak zorundasınız:) Size en yakın yerleşim yerini araştırmazsanız, meteorolojiye bakmadan planlama yaparsanız, işinizi şansa bıraktığınızda çok şanssız saatler yada bir gün geçirme ihtimaliniz her zaman yüksek olacaktır:)

Fotoğraf Kaynak: bertvthul/ Pixabay 

Kaldı ki "bir şehrin sokaklarında kaybolmak bile keyifli" demek, bazen çok tehlikelidir:) Tunus'ta yada Cezayir'de kafanıza göre sokaklarda kaybolmayı deneyin bakalım:) Buralar gittiğim yerler olduğu için örnek verdim. Türkiye'den de örnek verilebilecek yerler var ama konu farklı yerlere gitmemesi için yazmadım:) Esnek davranabilirsiniz ama işinizi şansa bırakmak çok mantıklı olmayacaktır. Başınıza birşey gelecekse her yerde gelir ama tedbir almak önemli:) Hele ki yalnız değil ve aileniz ile birlikteyseniz. Bu yüzden de araştırma her zaman esas ve şart.

Fotoğraf Kaynak: Masashi Wakui/ Pixabay 

Daha önce hem yurt dışında, hemde yurt içinde sırt çantamı alıp, hiçbir planlama yapmadan çıktığım gezilerim, seyahatlerim oldu. Bunun yanında uzun süredir sizlerin de yazılarımdan takip ettiği üzere detaylı planlama yapıp çıktığım seyahatlerde:) Ama hepsinde bir ön araştırma illa ki yaptım:)

Detaylarına girmeyeceğim ama bugün geçmişe dönüp baktığım zaman eski gezilerimi de şu an olduğu gibi daha araştırmacı ve planlı yapmış olmayı isterdim. Bu bir pişmanlık değil, çünkü o yaşlarda hayata bakışım, zevklerim ve eğlence anlayışım şu an ki gibi değildi:) 1999 yılında, 21 yaşındayken Barcelona'ya gittiğimde tek yaptığım, gündüzleri plajlarda denize girip, akşamları meşhur caddelerinde dolaşmak iken, 2013 yılında ikinci kez gittiğimde yaptıklarım tamamen birbirinden farklıydı:)

Şu an hangisini tercih edersin derseniz; benim için 35 yaşında kısmen daha planlı yaptığım gezi derim:) Ama diğeri de o yaşlar için belki normaldi:) Bu kısmı işte tamamen yaş, hayata bakış ve kişisel tercihler ile alakalı.

Yada başka bir örnek; sanırım 2012 yılıydı ve ailemle (oğlumuz 23 aylıktı) bireysel olarak küçük bir Avrupa turu yapma imkanımız olmuştu. Kapsamlı bir araştırma ve arkasından tüm detayları kendim planlamıştım. Gezi güzergahlarının çıktısını almaya varıncaya kadar hazırlık yapmıştım:) Sizde tahmin edersiniz ki bu tip gezilerde işinizi şansa bırakamazsınız:) Çünkü aileniz ile berabersiniz.. 

2013:)

Buraya kadar demek istediklerimin temelinde ise şu yatıyor. Önce tatil ve seyahatin içeriğinin ne olduğu önemli. Hiç birşey yapmadan dinlenecek misiniz? Yoksa çevrenizi keşfetme niyetinde misiniz? Sonrasında ise seçeneğinize göre ne beklediğinize karar vereceksiniz. Burada da kişisel tercihleriniz ön plana çıkıyor. Arkasından ise benim şahsi fikrim ön araştırmanın kaçınılmaz olduğu ve buna bağlı olarak kafada az da olsa bir plan yapmak:) Bunlar olmadan ben keyifli bir tatil/ gezi olamayacağına inanıyorum.

Daha önce görmediğiniz bir yer için (ister yurtiçi, ister yurtdışı olsun) olmazsa olmazımız araştırma yapmak zorunda olduğumuzdur. Zaten araştırma yaparken de ister istemez bir plan kafanızda oluşur. Kimi bunu benim gibi not ederek yapar, kimisi ise kafasında bir yerlere yazarak şansa bıraktığını zanneder:) 

Fotoğraf Kaynak: Photo Mix/ Pixabay 

Ben kafama esti yarın Vietnam'a gidiyorum diyebilir misiniz? İzmir'e daha önce 10 kere gittiyseniz yada evinizin kapısından çıkıp, 3 sokak ötede ki kafeye araştırma ve planlama yapmadan gitmek için bunu diyebilirsiniz. Ama hiç gitmediğiniz Kilis için bunu ne kadar diyebilirsiniz. Hadi dediniz ve hiç araştırma ve planlama yapamadan çıktınız yola:) Aklına yatanlar illa ki olacaktır ama açıkçası benim tarzım değil ve sanırım o kadar maceraperest olma ihtimalim yok:) Hayatımda Vietnam yada Hatay'a 1 kez gideceksem araştırma ve planlama yaparım ki döndüğümde pişmanlıklar yaşamayayım:)

Son olarak bir hususu daha ekleyip bitiriyorum:) Esnek olmak. Araştırma ve plan yapmanız tabi ki her zaman işlerin yolunda gideceği anlamına gelmeyecektir. Ama burada da planlarınızı esnek yaptığınız taktirde sıkıntı kalmayacaktır:)

Bunlar pek tabi ki tamamen bana ait kişisel fikirler:) Ama her ikisini de tecrübe etmiş biri olarak yazdıklarımın doğruluk payının yüksek olduğuna inanıyorum:)

Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim:)

Yorum Gönder

30 Yorumlar

  1. Ne güzel yazılmış ayrıntılı ayrıntılı. Bu haftanın konusu gerçekten iştah kabartıcı :)
    Kesinlikle katılıyorum, gitmeden önce sıkı bir araştırma ama yola çıkıldığı anda gevşeme ve kendini koyverme, önüne gelene açık olma; bence de yapılabilecek en güzel seyahat türü!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim:) Konu tam benlik oldu ve kaçırmak istemedim:) Neyle karşılaşacağımız hakkında kafamızda bir fikir olsun da gerisi bir şekilde gelir zaten:)

      Sil
  2. Kesinlikle size özel seçilmiş gibi olmuş bu haftanın konusu :) siz de fazlasıyla vermişsiniz hakkını.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Diğer konulara katılamıyorum, o yüzden bunu kaçırmak istemedim:)

      Sil
  3. Yazdıklarınıza harfiyen katılıyorum:) Gezi sırasında zaman kaybetmeden günlük tutmak da güzel. Zira pek çok ayrıntı unutuluyor. Fakat blogta yayınladığınız bir gezi yazısına dönüp baktığınızda adeta o günleri yeniden yaşıyorsunuz. Ben hem okuduğum kitaplarla hem de yaptığım gezilerle ilgili blogumda izlenimlerimi yazmaya çalışıyorum. Fakat bu sadece benim kitaptan ya da geziden bende kalan izleri kapsıyor. Sizin gezi blog yazılarınız daha ziyade rehberlik edecek şekilde. Siz ve sizin tarzda gezi yazısı yazan bloggerlar gezi planlamalarında çok işime yarıyor. Araştırma yapmaksızın yurt içi ve yurt dışında gezi yapmak bence de çok riskli. Araştırma ve planlama yapmayı en azından gezinin kendisi kadar önemsiyor ve bunu yaparken zevk alıyorum. Mutlu ve sağlıklı seyahatler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günlük niyetine fotoğraf çekmek de benzer bir işlev görüyor:) Ben yazılarımı, akış sırasını fotoğraflara göre çatıyorum:) Blog yazılarımda faydalanıyor yada ileride faydalanacak olmanıza çok mutlu oldu, sağolun:) Ve planlama aşamasından zevk almak benim de hoşuma gidiyor:) Saygılarımla:)

      Sil
  4. Tam da sizlik bir konu gerçekten:)) Plancı biri olarak değindiğiniz noktalara mantıken tamamen katılıyorum. Plansız programsız gezi yapanların da romantik ve cesur bir tarafı var ama.En azından filmlerde:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle teşekkür ederim:) Ağırlıklı filmlerde olsa da, bu şekilde uçlarda insanlarda illa ki var:) Ama kolay değil öyle olabilmek, çünkü bizlerin hayat gerçeği, yaşam kalitesi ve standartı biraz farklı o insanlardan..

      Sil
  5. Ahaha:) Bartu minicik. Bu tarafa doğru uzatın da azıcık sevelim:)
    Ben bu yazıyı hiç okumadan yazacağınız her bir kelimeye birebir katılıyorum. Çünkü artık sizi, önerilerinizi, özellikle de objektif bakış açınızı çok iyi biliyor, olması gerektiği gibi plan proje yapan ve gezdiren sağlam bir rehber olarak görüyorum. Teşekkürlerimle:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))) Bartu'nun pek sevilecek tarafı kalmadı, bildiğiniz koca adam olacak, az kaldı:)) Çok sağolun:)

      Değerli yorumunuz için de ayrıca teşekkür ederim, saygılarımla:)

      Sil
  6. Bu etkinliğe yazdığınızı hiç görmemiştim, şaşırdım. :)
    Plan konusunda dediklerinize katılıyorum. Ben çantamı alıp bir yerlerde kaybolayım diyecek biri değilim kesinlikle. Hem insanlara güvenmem hem de her şey kontrolüm altında olsun isteyen biriyim. Bulunduğum şehirde bile bir yere ilk kez gitmek zorundaysam eşimden götürmesini isterim. Yanlış durakta inme ihtimaline bile tahammülüm yok. Hiç bir zaman rahat bir insan olamadım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzun zamandır bekliyordum, bana uygun bir konu illa gelir diye:) Ve bu hafta geldi:) Kadınların çevreye güvenememek konusunda ki gerçeği ne yazık ki ülkemizin problemi... Bırakın geziyi, bazı yerlerde tek başına çıkması bile sıkıntılı... Çok teşekkür ederim değerli yorum için.

      Sil
  7. eveet sana uygun sohbet oldu, sen de deneyimlerine dayanarak ne güzel açıklamışsın :) bu tür anlattığın gezi, tatil, yolculuklar, genelde rekreasyonel amaçlı, normal geziler, keşif, tanıma, öğrenme, mutlu olma gibi amaçları olanlar, bu şekilde diyelim 50, 100 ülke gezen türk aileler var tabii, böyle gezileri yapanlar için ön araştırma gerekli olabiliyordur tabii, bu tür gezi, tatil, yolculukları bilmiyorum, yolculuk, gezmek, tatil deyince aklıma şunlar geliyor, yapmayı düşündüklerim yani, genelde edebiyat ve sinema ile ilgili, okuduğum romanlardaki ve izlediğim filmlerdeki bazı yerleri görmek istiyorum, o yazarın veya yönetmenin gördüğü şekilde, örnekse, before the rain filminin çekildiği ohrid'deki kilise, tezer özlü nün yaşamın ucuna yolculuk kitabında trieste'de sevdiği yazarın yaşadığı ev ve mahalle, venedikte ölüm filminin çekildiği italya'daki ada, pessoa'nın yaşadığı lizbon, bazı filmlerin çekildiği alpler, yani avusturya, isviçre, almanya, kuzey italya'nın birleştiği bölgeler, bunlara araştırma gerekmiyor, sadece thy ye gidip buralara uçak var mı demek yeterli, onlar da üsküp, salzburg, münih, lizbon'a gidin dicekler, oraya gidersin, ordan da tren var zaten her yere, u bahn gibi, biner gidersin, gittiğin yerde banliyo treni otobüs olabilir, veya araba filan kiralarsın, araştırma gerekmiyor, telefon yeterli, ne bileyim, inersin münihe, bakarsın telden otellere, haritalara, aki kaurismaki filmlerinde hep estonya, petersburg, helsinki filan gidiyolar gemiyle, o gemilerle bu şehirlere gitmek aklımda, bir de hollandada müzik festivali var aklımda, gider bir yerde yersin yemek filan işte. avrupa dışında bir yere gitmeyi de aklımdan geçirmem. abd, alaska, kanada'da yaşadım, gezdim, kaldım, çalıştım, öğrencilik yaptım filan zaten, o yüzden şimdi sadece avrupa var istediğim, asya, afrika, ortadoğu, güney amerikaya, gitmem :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslına bakarsan senin tatil anlayışında bir rekreasyonel aktivite:) Ve yazdığın anlamdaki maceralar çok fazla araştırma gerekmiyor, çünkü yer tek ve belli:) Bu anlamda sana kesinlikle katılıyorum. Senin gördüğün yerler birçok insana göre tam ters istikametten başlamış:) Kuzey Afrika ülkelerini gözden çıkarma, bence görmeye değer:) Teşekkür ederim katkın ve kendi adıma güzel konu seçimin için:)

      Sil
  8. Çok güzel bir konu, çok da güzel analiz edilmiş. Fİkirlerinize katılıyorum ben de Sezgin Bey. Biz de organizasyon işlerini eşim yapar. O da detaycıdır. Riski sevmez. Öyle bir hazırlık yapar ki sanki tur rehberiyle gezdiğinizi zannedersiniz. İşin önemli olan bir diğer tarafı da bu hazırlığı yaparken keyif almak. Aksi halde karşı tarafa eziyet bile olabilir. Gözlemlerime göre özellikle kültür gezileriyle ilgili araştırmaları, beyler zevk alarak yapıyor gibime geliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Planlama işinden zevk almak konusunda kesinlikle haklısınız:) Ben gezilerime çıkmadan önce aslına bakarsanız sanal bir gezi yapmış oluyorum ve bu sayede ciddi zaman tasarrufu yaparak daha büyük keyif alıyorum:) Diğer aileleri pek bilmesem de bizim ailede tahmin edeceğiniz üzere bu işin sahibi benim:) Çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için Sibel Hanım:) Saygılar:)

      Sil
  9. Interesting and informative topic, SzgnBsl.

    I am most comfortable when I'm traveling with a guide and in a group. I guess I'm not a very adventurous person.

    You asked me what lens I used for my macro shots - it's a kit lens that came with my FUJIFILM X-T3.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Thank you Veronica for your nice comment and answering to my question:)

      Sil
  10. Konu tam sizlik olmuş. Yazdıklarınıza katılıyorum. Gezi ve tatil farklı kavramlar. O nedenle cevap değişebiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim:) Ben gezileri tercih eden ama zorunlu tatil yapanlardanım:)

      Sil
  11. If we go somewhere to visit, we usually have a detailed plan. You definitely don't want to get lost, that wouldn't be a fun experience and like you mentioned, dangerous. Some people prey on tourists because they can be easy targets.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. I totally agree with you and this is my choice too:) Have a great evening Bill:)

      Sil
  12. Hocam, Vietnam'a yolculuk ne zaman? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam nasılda içimdekini biliyorsun:)) Biraz daha zamanı var:)

      Sil
  13. Bu haftanın konusu sizin bloğunuzun temasına tam uyuyor gerçekten :) Her konuya değindiğiniz kapsamlı ve esprili bir yazı olmuş yine :) Dediğiniz gibi pek çok etmen var aslında. Maceraperest biri kafasına göre rahatça gezebilir. Ama daha detaycı biri plansızlıktan rahatsız olabilir. Aileyle gidiliyorsa hele işler daha da karışır :) Yaş da önemli tabi. Ama bu da kişiliğe giriyor sanıyorum ki. Yaşla birlikte kişinin olaylara bakışı değişir haliyle. Çok farklı yanıtlar alınabilecek bir soru bu haftanın konusu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle çok fazla girdi var. Ama en nihayetinde karakter ile ilgili galiba:) Çok teşekkür ederim:)

      Sil
  14. Benim tatil anlayışımda hiçbirşey yapmadan yatmak yok kesinlikle. Ona eminim. Dibine kadar yorulunacak sonra eve gelir denleniriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) Bende de o anlamda geziler var ama arada aile ile hiç birşey yapmadan yatmak da var:)

      Sil
  15. Gezmek ve tatil pek bana göre değil. Ben evciyim. Evin civarında bir kaç saatlik yolculuklar yapmak tercihim oluyor.

    YanıtlaSil