Sakıp Sabancı Müzesi
![]() |
| Yoko Ona : İçses ve İçyapı Sergisi |
Genel:
İstanbul Müzelerinden birisini daha keşfetmiş, ziyaret etmiş olmanın mutluluğu ile yeniden bilgisayar başına geçip, bu heyecanımı bir an önce sizlerle paylaşmak istiyorum.
Hem eserlerinin Türkiye'ye tekrar gelmesini beklediğim bir sanatçı ve onun seçkin eserlerini hem de uzun zamandır ziyaret listemde olan ama bir türlü fırsat bulup ta gidemediğim Sakıp Sabancı Müzesini uzun uzun gezme ve keşfetme imkanı buldum. İyi ki de gitmişim, çünkü beklentilerimin üzerinde, fazlasıyla memnun kaldığım bir müze ziyareti oldu.
Şu an müze olarak hizmet veren köşkün geçmişi aslında 1800'lü yıllara dayanıyor. Ancak farklı sebeplerle yıkılan eski köşkün yerine yenisinin, yani şu an ki köşkün yapılması 1927 yılına denk geliyor. Müze aslında yaklaşık 100 yıllık bir yapı ve Sabancı Ailesi tarafından satın alınıp özel mülk olarak kullanılmaya başlandığı tarih 1951 yılı. Sabancı Ailesi tarafından uzun yıllar kullanılan köşk, 1998 yılında müze yapılmak üzere Sabancı Üniversitesine devrediliyor. Seneler 2002 tarihini gösterdiğinde ise artık müze olarak hizmet vermeye başlıyor.
Bu müzeyi muadili diğer müzelerden ayıran en önemli özelliklerinden birisi ise; farklı tarih ve yıllarda Pablo Picasso, Auguste Rodin, Salvador Dali, Claude Monet, Anish Kapoor gibi dünya devlerinin kapsamlı sergilerine ev sahipliği yapması. Tabi bu kadar popüler sergilere ev sahipliği yapmasında ki en önemli etkenlerden birisi de özel müze statüsünde ve Ülkemizin en köklü ailelerinden birinin sahibi yada ülke hizmetine sunmuş olması. Yani herhangi bir devlet kuruma bağlı müze statüsünde değil.
Müze, İstanbul'da ki hemen her müze gibi pazartesi günleri kapalı. Diğer günler ise 10.00-18.00 saatleri arasında ziyarete açık. Ayrıca dini bayramların birinci günü ile 1 ocak tarihinde müze kapalı oluyor. Özel müze olması nedeniyle girişler ücretli ve müze kart geçerli değil. Sadece bazı meslek gruplarına indirim söz konusu. Salı günleri ise tüm ziyaretçiler için müze girişi ücretsiz. Müzenin her alanına engelsiz erişim imkanı var. Ve farklı alanlarda wc, lavabo imkanı mevcut. Gözümden kaçmış olabilir ama sanırım herhangi bir ibadet alanı bulunmuyor.
Bu genel bilgilerden sonra geçelim ulaşım kısmına.
Ulaşım:
Müzenin bulunduğu Emirgan sahil yolu ulaşımın son derece kolay olduğu bir bölge ve müzeye ister toplu taşıma araçları, ister şahsi aracınızla müzeye çok rahat bir şekilde ulaşabiliyorsunuz. Eğer şahsi aracınızla gitmeyi tercih edecekseniz, müzenin açılış saatine yakın bir saatte orada olmanızda fayda var:) Çünkü müzenin kendine ait otoparkı sadece 30 araçlık. Müzenin çok tercih edilen popüler bir yer olduğunu düşünürseniz ve hele ki salı günleri ücretsiz giriş varken gelirseniz bu otoparkta yer bulma imkanınız olmayacağını aklınızda tutun. Gerçi kaçta gelirseniz gelin önce bi şansınızı deneyin. Yer bulamasanız bile sahil yolunda İsparka ait araç park yerleri var ve oralarda genellikle yer oluyor. Müzenin otoparkı ücretsiz ama İspark ücretli:) Son olarak Google Maps uygulamasına müze adresini girdiğinizde sizi doğru olarak konuma ulaştırıyor.
Keşfet:
Müzeyi genel olarak Bahçe ve Seyir Terası, Sergi ve Koleksiyon Alanları, Restoran ve Mağaza olarak dört bölüme ayırabiliriz ve restoran/mağaza kısmı hariç her birinin çok ilgi çekici olduğunu söyleyebiliriz.
Vakit kaybetmeden bahçe kısmıyla başlayalım; yaklaşık 100 yıllık bir geçmişe sahip olan bahçenin içerisinde 115 çeşit farklı bitki ve 150 yıllık anıt ağaçlar var. Ayrıca bu bitkilerden bir kısmı da endemik bitki kategorisinde yer alıyor. Daha girişten itibaren etkileyici bir atmosferi olduğunu söylemeliyim. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi işbirliği ile bugünkü haline gelen bahçe gerçekten görmeye ve incelemeye değer. Her bitki için tanıtıcı tabelalar olduğunu da ekleyelim.
Bahçe içerisinde Yoko Ono sergisi kapsamında yerleştirilmiş olan dilek ağacından bahsetmeden geçemeyeceğim. Ağacın hemen yan tarafına kalem ve kağıtlar konulmuş. İsteyen ziyaretçiler dileklerini, isteklerini bu kağıtlara yazarak ağacın dallarına asabiliyorlar:) Yazmış olduğunuz dilekler tüm gün boğaz manzarasına karşı keyif yapıp, müze kapandığında yetkililer tarafından toplanmayı bekliyor:) Erken saatte değilde gün içinde gelirseniz dilek yazmak ve asmak için biraz fazla beklemek zorunda kalabilirsiniz:)
![]() |
| Kaynak: sakipsabancimuzesi.org |
Yine girişe yakın bölümde ki ufak yapay şelale ve onun döküldüğü havuzda yüzen kaplumbağalar da güzel bir görsel oluşturmuş ve görmeye, fotoğraflamaya değer.
Burada başka bir ilgi çekici alan ise boğaz manzaralı seyir terası. Burada aynı zamanda etkinliklerde düzenleniyor. Güzel bir havada nefes almak, boğaz manzarası izlemek için gerçekten çok güzel bir alan.
Bahçe kısmıyla ilgili iki husus daha anlatıp diğer alanlara geçeceğim. Bahçenin bir kısmında çocuk atölye alanı var ve burada düzenli olarak farklı konseptlerde atölyeler düzenleniyor. Müzenin kendi sitesine girerek faaliyetleri takip etmeniz mümkün. Yine farklı zamanlarda bahçenin değişik bölgelerinde yetişkinler için etkinlikler düzenleniyor. Yoga etkinliklerinden sahne performanslarına kadar farklı farklı etkinliklere katılma imkanı sunuyorlar. Bunları da az önce yazdığım gibi müzenin kendi sitesinden takip edebilirsiniz.
Mağaza ve restoran kısımlarını olabildiğince hızlı geçeceğim:) Çünkü normal vatandaşlar için biraz fazla pahalı olduğunu düşünüyorum. Restoranın en önemli özelliği 2004 yılından bu yana uluslararası standartlarda aşçılık eğitimi veren bir akademi olması. Burada menüler deneyimli şefler ve geleceğin şef adayları tarafından hazırlanıyor. Ama yine de pahalı menü fiyatlarına sahip. Sadece bahçede bir kafe mevcut ve fiyatları makul. Boğaz manzaralı oturma alanı da son derece keyifli. Mağaza kısmı müze girişi ile aynı alanda ve diğer tüm müze mağazalarında olduğu gibi fiyatlar biraz fazla. Ama tabi ki gelmişken görülebilir ve ufak tefek hediyelik eşyalara, anı objelerine bakılabilir.
Geçelim müzenin en görmeye değer ve cazip kısımlarına:) Sergi ve koleksiyon alanları. Eğer müze binasına girdikten sonra sola dönerseniz Atlı Köşk Aile Odaları ile Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonuna, sağa dönerseniz Yoko Ono Sergisi ve Resim Koleksiyonuna ulaşabilirsiniz.
Biz önce sağa dönelim ve Yoko Ono'dan başlayalım keşfetmeye:) Serginin adı İçses ve İçyapı. İlk olarak biraz sanatçıdan ve sergisinden bahsedelim. Ben yıllar önce farklı bir şehirde sanatçının sergisini dolaşma imkanı bulmuştum ama bu gördüğüm kadar kapsamlı değildi. Bu sergi ise Türkiye'de ki en kapsamlı sergisi olarak belirtiliyor ve yaklaşık 67 adet eser var. Bazıları da seçkin eserleri arasında. Yoko Ono'nun 70 yılı aşkın bir sanat geçmişi var:) Bugün kendisi 93 yaşında ve Lohn Lennon'un eşi olarak da biliniyor. Kendisi aynı zamanda bir müzisyen.
Bu serginin güzel yanlarından birisi de sadece dolaşmıyor, aynı zamanda bazı alanlarda sergiye katılımcı da olabiliyorsunuz. Sergi genel olarak hayal gücü, algı, katılım, hafıza, barış ve insanlar arası bağlar üzerine düşünmeye davet eden bir içerikten oluşuyor. Sergi 27 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Ben açıkçası büyük keyif aldım, ziyaret edecek arkadaşlarında aynı şekilde keyif alacağına inanıyorum.
Aynı taraftaki diğer bir sergi ise SSM Resim Koleksiyonu. 19uncu yüzyıl Osmanlı Resim Sanatından örneklerle başlayıp, 20nci yüzyıl Türk Resminin örnekleriyle devam eden sergi aynı zamanda resim sanatının bizde ki gelişimini izlemek açısından da gayet güzeldi. Birçok ünlü ressamın eserini de görme imkanı buluyorsunuz.
Burada ki güzel alanlardan birisi de ufak bir atölye bölgesi var ve isterseniz sizde küçük çalışmalar yapabiliyorsunuz. Bu sergi kalıcı sergilerden ve pazartesi günleri hariç haftanın her günü gezme imkanınız var.
Girişte sola dönerseniz diğer alanda sizi ilk olarak Atlı Köşk'ün Aile Odaları karşılıyor. Burası daha çok Osmanlı dönemi saray ve köşklerdeki odaları andırıyor. Donatma şekli onlarla tamamen aynı. Zaten bu alanın amacı ziyaretçileri Atlı Köşkün hikayesine ortak etmek. Hikayesini ziyaretçilere aktarmak. Bu alanda köşkün mimarisi ve ailenin yaşam alanlarına dair bir koleksiyon oluşturulmuş.
Belki başta bahsetmek gerekirdi ama hazır Atlı Köşk lafı çok geçmişken kısaca bundan da bahsedelim. Köşk'ün bahçesinde iki adet at heykeli var. Bunlardan her ikisi de köşkün Sabancı Ailesi tarafından satın alınmasıyla bahçeye yerleştiriliyorlar. Birisi İtalya'da özel olarak yaptırılan hediye heykel, diğeri ise İstanbul'dan satın alınan heykel. Satın alınan heykel daha önce başka bir köşkün bahçesini süsleyen büyük at heykeli. Bunlar tabi 1950'li yıllardan beri göz önünde olduğu için zamanla halk arasında buraya Atlı Köşk denmeye başlıyor.
Sergi ve koleksiyon alanında ki son ve ilgi çekici bir diğer bölümümüz ise; Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu. Sergi 16ncı yüzyıldan 20nci yüzyıla kadarki ünlü hattatların eserlerinin bir araya gelmesinden oluşan bir koleksiyon. Bence bu alanın en güzel yanı ise; yazının nasılda harika bir şekilde sanata dönüştüğüne şahitlik ediyor olmamız.
Fark ettiyseniz çok uzun uzadıya sergileri anlatmadım. Çünkü imkan varsa gitmeli ve görmelisiniz. Gitmeden önce de mutlaka kendi sitelerinden sergi ve etkinlik takvimini incelersiniz. Geçelim son bölümümüze.
Tavsiyeler;
Burası ile ilgili mevsim tavsiyem yok. Genel olarak kapalı alanda bulunuyorsunuz. Havalar sıcak olsa bile bahçe kısmı rahatsız edici değil. Olabildiğince gölgelik alanlardan oluşuyor.
Kıyafet konusunda da özel bir tavsiyem yok. Aşırı yorgunluk verecek bir yer değil. Yorulsanız bile keyifle dinlenip soluklanabileceğiniz alanlar var.
Fotoğraf ile ilgili sizi mutlu edecek bir müze. İçinde insanların olduğu yada sadece eserleri keyifle çekebileceğiniz sergi alanları var. Müze her ne kadar kapalı alan da olsa makine ile çekimler için yeterli ışık var. Sadece tavsiyem geniş açılı lens ile daha iyi kareler çekebileceğiniz yönünde olacaktır.
Emirgan bölge olarak fazlasıyla gezilecek yerlere sahip. Ama bu müzeyi hakkını vererek gezerseniz başka yere gitmeye vakit kalmayacaktır:) Alternatif yer planı yapabilirisiniz ama büyük ihtimalle bütün gününüz bu müzede geçecektir.
Kültür Sanat gezilerine önem veriyorsanız kesinlikle görülmesi gereken bir müze olduğunu söyleyerek yazımı sonlandırayım. Keyifle kalın:)
















0 Yorumlar