Hatay Gezi Tavsiyeleri | Hayat40tansonra

Antakya

Uzun sayılabilecek bir aradan sonra yeni yazı dizisinin ilk yazısı ile tüm Arkadaşlara merhaba:)

Öncelikle bu gezinin çıkış noktası ile başlamak istiyorum. Yaklaşık 3 hafta önce Instagram hesabımda, hikayeler üzerinden bir anket düzenleyerek, yeni gezi rotasını, beni takip eden arkadaşlarımın seçmesini istedim:) Anket sonucunda; Hatay açık ara ile birinci olurken, Mardin ve İzmir çevresi ikincilik kürsüsünü paylaştı. Çanakkale ise anketi üçüncü sırada tamamladı. 

Yaptığım detaylı plan sonrası 21-23 Şubat tarihlerinde, 2 gece 3 gün olarak Hatay gezisini yaptım:) Bu arada geçen sene temmuz ayından bu yana İstanbul ziyaretleri haricinde bireysel gezi yapmadığımı fark ettim ve bu gezi bana gerçekten çok iyi geldi:)

İskenderun

Bu ilk yazıda Hatay Şehri hakkında genel bilgiler, gezi planım, buna bağlı ulaşım ve son olarak şehre gidecekler için tavsiyelerimi kaleme aldım. Sonra ki yazılarda ise; şehrin gezilecek yerlerini detaylı bir şekilde yazıp, seriyi sonlandıracağım. 

Genel Bilgiler: 

İskenderun, Antakya ve Hatay bildiğiniz gibi birçok insan tarafından genelde karıştırılır ve bazen acaba hangisi ildi diye sorgulanır:) Yazıya buna açıklık getirerek başlayalım. Hatay; şehrin ve bölgenin resmi adı. Antakya hem en büyük, hem de merkez ilçe konumunda. İskenderun ise yine Hatay'a bağlı ve bölgenin ikinci büyük ilçesi. Bu arada konu ile alakası yok ama aklıma geldiği için kısa bir bilgi daha vereyim:) İçel ve Mersin arasında da benzer bir ilişki vardı ve genelde karıştırılırdı. Mersin'e bildiğiniz gibi İçel de deniliyordu. Ancak 2002'de çıkan bir yasa ile İçel ismi resmi olarak kullanımdan kaldırıldı ve artık sadece Mersin kullanılıyor.

Hatay'a gittiğiniz zaman kalınacak iki ilçe var. Biri merkez ilçe dediğimiz Antakya, diğeri ise İskenderun. Ben tarihi dokusu ve gezilecek yerleri ile diğer gezilecek çevre yerlere yakınlığı nedeniyle Antakya'yı seçtim. Tavsiyem sizin de aynısı yapmanız yönünde:) 

İskenderun Atatürk Anıtı

Hatay isminin kullanımı aslına bakarsanız çok yakın diyebileceğimiz bir tarih. Zamanının Siirt Milletvekili, 1936 yılında kaleme aldığı bir makalede, Çin'in kuzey bölgesinden göç ederek, Hatay'a yerleşen "Hatay Türkleri"nden dolayı bu bölgenin Hatay olarak adlandırılması gerektiğini belirtiyor. Ve bu tarihten sonra bölge hem Türk basınında, hem de halk arasında Hatay olarak anılmaya başlanıyor. 

Bildiğiniz gibi Hatay'ın Cumhuriyet tarihinde ki yeri de çok önemli. 18 yıla yakın Fransız hakimiyetinde kalan bölge, 8 ay kadar Hatay Cumhuriyeti olarak varlık gösterdikten sonra 1939 yılında yaptıkları oylama ile Türkiye Cumhuriyeti'ne katılıyorlar. Zaten Türk Toprağı ama o zaman ki antlaşmalar nedeniyle bir süre böyle bir statüye sahip oluyor:)

Antakya ve civarı Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden ve onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış bir coğrafya. Ama ben şehir üzerinde en çok etki bırakanlardan bahsedeceğim. 

Oralardaydım:)

Büyük İskender ve Pers İmparatoru, Erzin İlçe sınırları içerinde yer alan İssos kentinde (antik kent) karşı karşıya geliyor. Savaşı kazanan Büyük İskender, eski ismi Myriandros'un (bugünkü İskenderun) adını değiştirerek Aleksadria ismini vererek bölgede Makedon hakimiyetini başlatıyor. Ancak kısa süre sonra vefat edince bölge, generallerinin hakimiyet mücadelesine sahne oluyor. 

Büyük İskender'in önemli komutanlarından Seleucus I. Nicator, bu sıralarda Çevlik Köyü sahilinde bulunan ve kendi ismini verdiği Seleucia Pieria isimli kentte yaşıyor ve kurduğu devletin başkenti de burası. Şehir liman şehri olması nedeniyle son derece gelişmiş ve zengin bir yer. Tabi bu önemli komutan da hakimiyet savaşlarına dahil olarak, savaşlar kazanıyor. Bu savaşlar sonunda ise; efsaneye göre Zeus'un hayvanı olduğuna inanılan kartala bir parça et veriyor. Ve kartal bu eti aldıktan sonra nereye inerse oraya şehir kurma kararı alıyor:)  Bu arada bu yapılan uygulama dini bir törenmiş. Velhasıl kartal şimdiki Eski Antakya dediğimiz yere konuyor:) 

Eski Antakya Evleri

Aslında burada bir şehir varmış ama imparator bu şehri tamamen yıktırıp, yeniden inşa ettiriyor. Sonrasında Çevlik köyünde ki şehri Antakya'ya taşıyarak burayı yeni başkent yapıyor. İsmini ise babasına ithafen Antiocheia koyuyor. En parlak dönemlerini yaşamaya başlayan şehir, sonrasında Roma İmparatorluğu hakimiyetine giriyor. Bu sefer de dini anlamda önem kazanmaya başlayan bir yer oluyor. 

Dünyanın ilk mağara kilisesi

Antakya; Kudüs'ten sonra Hristiyanlık dininin yayıldığı, Hz. İsa'ya inanlar için "Hristiyan" kelimesinin kullanıldığı İLK YER olma özelliğini taşıyor. Yine bu dönemde Roma'nın üçüncü, dünyanın ise dördüncü en büyük ve gelişmiş eyaleti olarak kabul ediliyor. Ancak Roma İmparatorluğu ikiye bölündükten sonra Hatay'ın durumu gerçekten çok karışık. Bölge 1516 yılına kadar farklı toplulukların hakimiyetine girmiş, bu tarihten sonra ise Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi esnasında Osmanlı Hakimiyetine giriyor. 1nci Dünya Savaşı sırasında ve sonraki durum zaten başta anlattığım gibi.

Antakya şehrini şu an 4 bölüme ayırmak mümkün. İlki ve turistler tarafından en çok merak edileni Kurtuluş Caddesi ile Asi Nehri arasında ki Eski Antakya Evleri ile aynı caddenin dağ tarafında kalan ve daha da eski Antakya sokakları:) İkinci kısım; Asi Nehrinin öbür tarafında kalan ve daha modern yapıların olduğu bölüm. Son kısım ise Harbiye tarafında kalan ve yine kısmen modern sayılabilecek şehir bölümü.

İskenderun'unun da benzer bir geçmişi var. Şehir, Perslerin hakimiyetinden Makedon'ların hakimiyetine geçtiğinde gerçek anlamda kuruluyor. Büyük İskender'in ölümünden sonra ise sürekli olarak Roma İmparatorluğu ile İslam Ülkeleri arasında el değiştiriyor. Osmanlı hâkimiyeti sonrasında ise liman kenti olması ve stratejik önemli nedeniyle ciddi bir gelişim gösteriyor.

İskenderun'u ise Antakya gibi pek bölgelere ayırmaya gerek yok. Antakya'ya göre çok daha modern yapıların olduğu ama şehri çirkinleştirmemiş yapıların olduğu bir yer.

Hatay'ın en ilgi çeken yönlerinden biri de "EN"leri ve "İLK"leri:) Burada kısaca bahsedip, detaylarını gezilecek yerlerde anlatacağım:)

- Anadolu sınırları içerisinde inşa edilen ilk caminin burada olması ve Hz. İsa'ya inanan bir kişinin isminin verilmesi ile dünyada örneği olmayan bir hoşgörü örneğini temsil etmesi. Gerçi hemen her gitttiğim şehirde, tarihi camilerden biri için mutlaka Anadolu'nun ilk camii tanımlaması var ama hangisi doğru açıkçası bende bilmiyorum:)

- Dünyanın ilk kilise mağarasının Antakya'da olması ve Hristiyan kelimesinin ilk olarak burada kullanılması.

- Ülkemizin en uzun kapalı çarşılarından birisinin ve dünyada meşale ile aydınlatılan ilk caddenin bu şehirde olması.

- Dünyanı en büyük mozaik eserlerinin olduğu müzeye ev sahipliği yapması.

- Tarihte ilk olimpiyatların yapıldığı yerin bu bölgede olması.

- İki ülke arasında uzun bir sınır oluşturmasının yanında, güneyden kuzeye akan tek nehre sahip olması.

- İnsan eliyle yapılan ve dünyanın ilk, en uzun tüneline sahip olması.

- Türkiye'de halen yaşamın devam ettiği tek Ermeni köyünün olduğu şehir.

-Türkiye'nin ilk tıbbi ve aromatik bitkiler müzesine sahip olması.

Bu kadar bilgi sonrası geçelim benim gezi planıma :)

Gezi Planım:

Gezi başta da belirttiğim gibi 3 günden oluşuyor. Planlamayı yaparken Hatay'ı üç bölgeye ayırdım.

1nci gün; Antakya Merkez.

Eski Antakya


Samandağ

3üncü gün: Payas ve İskenderun.

İskenderun

Sabiha Gökçen'den, Hatay Havalimanı'na uçakla intikal, araç kiralama işlemleri sonrası araba ile Antakya'ya ulaşım ve otele yerleşme. Bu yazdıklarımı öğlene kadar tamamladım ve ilk günümü, Antakya merkezde gezilecek yerleri keşfetmeye ayırdım. Planladığım yerlerden sadece ikisini ziyaret edemedim. Birisi müzeyi işleten arkadaşın yerinde olmaması, diğeri ise kış dönemi saat uygulaması nedeniyle son bilet alma saatinin 16.30'da bitmesiydi.

İkinci gün planı ise Antakya çevresi, Samandağ bölgesi ziyaretleriydi ve eksiksiz olarak saat 15.30 gibi tamamlayıp, Hatay lezzetlerini keşfeteye koyuldum:)

Son gün uçak saatinin erken olması nedeniyle Payas-İskendrun civarı keşifleri ve Hatay Havalimanına geri gelerek gezimi tamamladım. Gezide planladığım 26 noktadan 24'ünü ziyaret ederek kendimce bir planlama başarısına ulaştım:) 

Ulaşım:

Amik Ovası

Başka şehirlerden Hatay'a ulaşım için 3 seçenek var. Uçak, şehirler arası otobüs ve kendi aracınız. Ben Kocaeli'den gideceğim için tercihimi uçaktan yana kullandım. Hem zaman, hem de yorgunluk yaşamamak açısından benim için öncelikli tercih bu yönde oldu. Bu konuda yaşadığım tek sıkıntı ise uçak saatleri oldu. İstanbul'dan geç sayılabilecek kalkış saatleri ile Hatay'dan geri dönüşte yine erken saatler beni az da olsa kısıtladı. Sanırım bölgeye çok yolcu olmaması sebeiyle uçuş saatleri kısıtlı. 

Başka şehirler için bakmak lazım ama benim yaptığım araştırmanın sonucunu yazayım ve sizler değerlendirin:) Kocaeli'den, Hatay'a otobüsle ulaşım yaklaşık 10 saat sürüyor. Ve ücreti gidiş-dönüş 550-600 TL. arasında değişiyor. Uçakla Sabiha Gökçen'den Hatay'a ulaşım ise 1 saat 30 dk. ve ücret yine gidiş-dönüş 700 TL. Yani arada ki fark ücret olarak 100 TL. ve zaman farkı 8 saat 30 dk. Yorgunluğu da ayrı bir konu:) 

Kendi aracınızla gelecek olursanız, yaşadığınız şehre göre maliyet farklı olacaktır. Ama benim için diğer 2 ulaşım aracından çok daha fazlasına denk geldiği için bu seçeneği düşünmedim bile:)

Antakya merkezde yapacağınız gezi için araca ihtiyacınız yok. Hatta toplu taşımaya bile gerek yok. Sadece üç yer yürüme mesafesinde değil, diğer tüm yerler, sadece önünden geçecek olsanız bile 30 dk.lık yürüme mesafesinde. Diğer yürüme mesafesinde olmadığını söylediğim yerler ise araba ile merkezden en fazla 5-10 dk. mesafede.

Ancak Samandağ Çevresi için ne yazık ki araç ihtiyacınız zaruri. Tüm gezi noktalarına minibüs vb. ulaşım aracı olmadığı gibi, olan yerlere de bunlar ile gitmeye kalkarsanız, tüm gününüz yolda geçecektir. Yine Payas ve İskenderun için toplu taşıma var ama büyük yorgunluk ve zaman kaybı olacaktır. Dediğim gibi uçakla geldim ve havaalanında araç kiralayarak ulaşım işini kendimce çözdüm. Kiraladığım araçla 3 gün boyunca yaklaşık 300 km. yol kat ettim ve ilave 200 TL. civarında yakıt parası verdim. Araba kiralarken nelere dikkat etmeliyiz konulu yazımı okumak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz. 

Tavsiyeler:

Gezi tavsiyelerime geçmeden önce Antakya ile ilgili izlenimlerimi paylaşmak istiyorum:) Bildiğiniz gibi iyiye iyi, kötüye kötü demeliyim ki, gitmeyi planlayan arkadaşlara gerçekten faydalı olacak yazılar yazabileyim. Kaldı ki bugüne kadar böyle yazdığım konusunda da sanırım hemfikirizdir:) 

Hatay bugüne kadar gördüğüm, ziyaret ettiğim en özel şehirlerin başında geliyor. Antakya'ya ilk adım attığımda Kurtuluş Caddesi ismi verilen ve bir tarafı Eski Antakya Evlerinin olduğu, diğer tarafı daha da eski evlerin olduğu alanı dolaşmaya başladım. 

Açıkça söylemek gerekirse ilk anda büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. İçimden sürekli sosyal medyada fotoğraflarını gördüğüm, internet kaynaklarında okuduğum yerler buralar olamaz diye geçirdim:) Ama tam da oralardaydım. Fotoğraf sanatının gücünü böylelikle bir kere daha anlamış oldum:) 

Baktığım her yerde Mardin'de ki gibi taş evler yada benzeri yerler aradım ama ne yazık ki bulamadım. Bir süre sonra oralara benzetmeye çalıştım ama onu da yapamadım:) Bahsettiğim bölge gerçekten geniş fakat reklamı yapılan güzel yerler, yani dar sokaklar bu bölgenin en fazla %10'luk kısmını oluşturuyor. Ve oralarında tamamı restoran, kafe, bar tarzı işletmelerin restorasyonu ile şimdiki halini almış. Ama geriye kalan %90'lık kısmının hali içler acısı. Bölge tam bir harabe şehir durumunda. Tabi bu anlattığım sadece Eski Antakya Evleri, Sokakları için geçerli. Yoksa kastım tüm şehir için değil. Ama en turistik bölge olarak gösterilen yerin bu halde olması garibime gitti.

Birde Kurtuluş Caddesi dediğim yerin üst tarafı, yani dağ tarafı var ki oradan bahsetmeye gönlüm el vermiyor. Eğer insanını tanımamış olsam kesinlikle akşam hava karardıktan sonra dışarı çıkmaya cesaret edemeyeceğim ilginç yerler:) Ama daha ilginç olanı ise bu anlattıklarım ile tamamen farklı bir insan yapısına sahip olması. Tabi ben böyle düşünüyorum ve gördüm ama bu tarz yerleri keşfetmekten zevk alan, daha ilgi çekici ve cazip gelen arkadaşlarda olabilir.

İnanılmaz medeni, yardımsever, sıcak kanlı ve modern insanlardan oluşan bir şehir burası. Evet evler izbe, harabe, dükkanlar önünden geçilmeyecek halde ama insanlar inanılmaz güzel. Çok tezat bir durum ama gerçekten böyle...

Tetrapole Butik Otel

Hatay, gezinizi benim gibi bireysel yapacaksanız konaklama için alternatifi çok olan bir bölge. Hem büyük oteller, hemde butik oteller fazlası ile var. Ben konaklama için Tetrapole Butik Otel isimli işletmeyi tercih ettim. Bundaki en büyük etken ise kentin tarihi dokusuna uygun dekore edilmesi, yapılan olumlu yorumlar, gezilecek yerlerin tamda ortasında olmasıydı. Ayrıca sosyal medyayı etkin ve aktif kullanıyor olmaları da tercih sebeplerimdendi:) 

Tetrapole Butik Otel

İster bireysel, ister ailecek gönül rahatlığıyla kalabilirsiniz. Otelin özel otoparkı yok ancak, Kurtuluş Caddesi üzerinde ve park problemi yaşamıyorsunuz. Belediyenin otopark görevlileri turist olduğunuzu görünce size her türlü destek ve yardımı sağlıyorlar. Otelin fiyatı diğer yerlere göre daha uygun ama emin olabilirsiniz ki hizmet kalitesi çok yüksek. Fiyatlara sabah kahvaltısı da dahil. Bu arada rezervasyonunuzu başka aracılar üzerinden yapmak yerine otel ile direk iletişime geçerseniz benim gibi daha uygun fiyata kalabilirsiniz. Merak edenler için instagram adresleri: Tetrapole Butik Otel

Araç kiralama işinden, her ne kadar sponsorluk talebimi dikkate almamış olsalar da, kısaca bahsedeyim:) Çünkü gerçekten kaliteli hizmet veriyorlar. Seyahat boyunca Yolcu360 aracılığı ile Çizgi Rent a Car isimli firmayı kullandım ve gezi süresince en ufak bir sıkıntı yaşamadım. Zaten araç yeni model ve tertemizdi. Ayrıca yaklaşık 6 tane kurumsal araç kiralama firması arasından en uygun fiyat yine Yolcu360' a aitti. 

Lezzet durakları bu sefer önceki gezilerimden farklıydı. Uzun süredir belki de ilk defa gittiğim bir şehirde, oraya özgü lezzetler denedim. İlk akşam tam bir hayal kırıklığı yaşasam da, ikinci gün gittiğim mekan moralimi fazlası ile düzeltti:) İlk akşam ana caddelerden birisinde, üzerinde Kültür Bakanlığı onaylı ve Kültür Portalinde de ismi geçen bir Konuk Kültür Evini, restoranı tercih ettim. Önüme gelen yemeğin sadece üçte birini zorlukla yedim ve kalktım.. Sıradan bir fastfood yesem inanın bundan çok daha güzel olurdu. Üstelik öyle bir yer için fazlasıyla da hesap ödedim:) 

Konak Restoran Antakya

İkinci gün ise internette tavsiye edilen bir restoranı tercih ettim:) Eski Antakya Sokakları arasında, konaktan çevrilme, yarı açık Konak Restoran, bu konuda bölgenin hem en lüks, hem de en kaliteli hizmet veren yerlerinden. Üstelik bir önceki gün moralimi bozan yer ile hemen hemen aynı ücreti ödedim:) Bu şehirde tezatlar gerçekten çok fazla:))) Ne yedin derseniz, meşhur tepsi kebabı ile 6 çeşit yöreye özel mezeden oluşan bir ordövr tabağı aldım. Sonuç; benim gibi yemek işini sadece yaşamak için düşünen birini inanılmaz mutlu etti. Eğer Antakya'ya giderseniz restoran konusunda tek tavsiyem burası. 
Merak edenler için instagram adresi: Konak Antakya

Tattığım diğer bilinen lezzetlerden birisi künefe, diğeri ise Hayta tatlısı idi. Künefeyi İskenderun'da yine bilinen meşhur pastanelerden birinde yedim ve tabi ki memnun kaldım. Hayta ismi verilen ilginç tatlıyı ise Antakya da tarihi bir mekanda yedim ama damak tadıma uymadığı için bitiremedim:) En altta muhallebi tarzında bir şey, üstünde ise dondurma ve en son hepsinin üstüne gülsuyu şerbeti eklenerek servis ediliyor. Belki siz beğenirsiniz:)

Gelelim fotoğrafçılık konusuna. Ben her ne kadar fotoğraf makinemi çok kullanmamış olsamda; Antakya merkezde harika sokak fotoğrafları, diğer yerlerde ise manzara fotoğrafları çekebilirsiniz. 135 mm. bir lens her ihtiyacınızı fazlası ile karşılayacaktır.

Mevsim konusunda özel bir tavsiyem yok. Ben oradayken hava 17-18 derecenin altına hiç düşmedi ve yağmur yoktu. Mevsimlik montla geziyi tamamladım. Mart-Nisan ayları ile Eylül-Ekim ayları gezi için ideal olacaktır.

Kıyafet konusunda ki tavrım ve tarzım sanırım artık belli olmuştur:) Spor kıyafetler ve spor ayakkabı:) Gerçi bu sefer kot pantolon ile dolaştım ama gayet rahat geçti. Burada çektireceğiniz fotoğraflarla sosyal medya fenomeni olabileceğiniz çok fazla yer yok ama isteyenler için farklı kıyafet taşınacak alanlar da yok değil:) Sonraki yazı dizilerinde yayınlayacağım fotoğraflar ile ona siz karar verirsiniz:)

Buranın hakkı kaç gün derseniz, bence 4 gün ideal. Benim planım en popüler, en bilinen yerlere göre olduğu için yeterli oldu. Ama ben her yeri göreceğim derseniz 4 gün ideal olacaktır.

Son olarak buraya düzenlenen turlardan kısaca bahsedelim. Genelde 1 gece 2 günlük turlar oluyor ve yaklaşık fiyatları 1500-2000 TL. arasında değişiyor. Eğer ben, gezimi aynı şekilde 1 gece 2 gün olarak planlamış olsaydım, harcayacağım para hemen hemen aynı olacaktı. Bu durumda bireysel gitmek daha mantıklı. Üstelik gezinizi 2 yada daha fazla kişi olarak planlarsanız, her halükarda daha ucuza gelecektir.

Hatay gezisi ile ilgili ilk yazım burada sona erdi:) Vakit ayırıp okuduğunuz için şimdiden teşekkür ederim:) Antakya merkezini anlatacağım bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Yorum Gönder

39 Yorumlar

  1. Hatay, İskenderun nefes alan bir yer gerçekten, öyle bir çeşitlilik vardı ki hayran olmamak mümkün değil kültür zenginliğine. Samandağ'ı çok sevmiştim, özlemişim hep oraları :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bugüne en kadar en güzel gezilerimden biri oldu gerçekten :) Özlenecek şehir:)

      Sil
  2. What beautiful places you introduced. I never knew or heard of the first church cave and didn't know that the word christian was first used there in Antakya. Thanks and have a nice evening.


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Thank you so Bill :) Antakya is really special place for all 🙏 Have a nice evening and happy new week :)

      Sil
  3. Gezilecek çok fazla yer var... Okulumun son dönemindeyim bir problem çıkmazsa. Mezun olduktan sonra mutlaka sitenizi ziyaret edeceğim tekrar gezi önerileri için. Baktıkça içim gidiyor zaten, teşekkürler güzel rehberleriniz için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okul inşallah problemsiz bir şekilde biter ve hayat karmaşına çok kaptırmadan bol bol gezili bir geleceğiniz olur 🙏 ☺️

      Sil
  4. Merhaba, hoş geldiniz. Ara bu kez uzun sürdü gerçekten. Fakat beklediğimize değmiş:)

    Ben sadece Hatay merkezi; Mozaik Müzesini, Asi Nehri'ni, en eski kiliseyi görebildim. Diğer detayları tamamen sizden öğrendiğim ve de öğreneceğim için çok mutlu oldum. Keşke sizin bu yazınızı okuduktan sonra gitseymişim dedim. Çünkü serbest zamanda şehrin eski sokaklarında tavsiye üzerine küçük bir kebapçı dükkanına girdik ki, ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Hijyen sıfırdı, kebap müsveddesi buz gibi. Neyse, dahasını anlatmayayım. Ücretini ödeyip çıktık hemen. Dolayısıyla sizin önerileriniz okurlar için öyle önemli ki. Ayrıca araç kiralamanız harika fikir.
    Yine yeniden gelip detayları bir kez daha okuyacağım ve devamını da merakla bekleyeceğim elbette. Emeklerinize sağlık. Mutlu bir hafta sonu diliyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim 🙏 Hatay öncesi ufak tefek sağlık problemleri yaşadığım için biraz uzak kaldım ama Hatayla kendime geldim diyelim :)

      Faydalı bulmanıza çok sevindim, inş gidecek arkadaşlarda faydalanır. Şehir beni fazlası ile mutlu etti ve umarım diğer yazılarla sizde aynı hisse kapılırsınız. Bende mutlu bir hafta dilerim, saygılar 🙏 🤗

      Sil
  5. Otel ve kahvaltı güzelmiş hocam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Reklam olsun diye değil, gerçekten güzeldi Hocam:)

      Sil
  6. I was sure it would be one of the most interesting (also for me) your journeys. And it really is. And although the situation around is not good, and maybe that's why :) I read the article with great pleasure and I am waiting impatiently for the rest.

    YanıtlaSil
  7. Asi dizisinden sonra merak ettiğim bir yerdi. Tabi şehrin içi değil de dizinin çekildiği yerleri daha merak ediyorum. Kırsal, güzel bir alandı, yaşamak için iyi olabilir. :)
    Güzel bilgiler vermişsiniz. Bazı şeyler hayal kırıklığına uğratmış ama oluyor bazen. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diziyi izlemedim ama sanırım Reyhanlı diye bir yerde çekilmiş. Oraya uğramadım, keşke gitmeden söyleseydiniz, en azından bir kaç kare çekmek için uğramaya çalışırdım:)

      Sil
    2. Netten baktım da Reyhanlı' da Harran Mahallesi'nde çekilmiş. Eski konaklar falan vardı. Hiç aklıma gelmedi söylemek ama belki de dizide görüldüğü gibi güzel değildir. :)

      Sil
    3. Aynı zamanda Kibar Feyzo filminin çekildiği konak, asi hanım kızımızın yaşadığı konak:) izliyordum zamanında ben de :)

      Lezzetler hususunda hüsrana uğramak hiç hoş bir duygu değil, neyse ki ikinci gün daha iyi olmuş :) Fotoğraflar ve gerçekler meselesini acı deneyimlediğim anlar oldu. Yapmasın arkadaşlar böyle diyorum ya da fotoğrafların altına koccaman bir şerh düşsünler :)

      Mağara kilise oldukça etkileyici görünüyor. Bulutların arasından şehrin üzerine düşen ışık huzmeleri ise çok çok güzel. Fantastik evren hikayelerine yaraşır bir görüntü olmuş :)

      Sil
    4. Kibar Feyzo'yu izledim ama inanın hiç aklıma gelmedi.. Burası aslında popülermiş ama kaçırmışım:) İkinci gün gittiğim yer olmasa, gerçekten üzülecektim lezzetler anlamında ama kötü anılar kalmasını önledi:) Bir sonraki yazıda mağara kiliseden de bahsedeceğim. Güzel ve keyifli gezilerimin başında geldi:)

      Sil
  8. Hatay'ı çok merak ediyorum, birkaç kişiden daha duymuştum çok güzel bir yer olduğunu:))) Ben de Duygu gibi Asi dizisinden biraz aşinayım:))) Fotoğraflar mükemmel her zamanki gibi:))) Dünyanın ilk mağara kilisesi ilgimi çekti. Sokakları hep dar ama farklı bir havası var :))) Tabii benim merak ettiğim diğer kısım tatlısı, tatlıyı çok sevdiğim için künefe'yi merak ediyorum, siz de çok beğenmişsiniz:))) İnstagram hikayelerinizden de keyifle takip ettim:))) Bu arada kıyafet konusunda dediklerinize katılıyorum, geziye giderken en rahatı spor kıyafetler her zaman:))) Emeğinize sağlık:))) Tatlı, keyifli bir hafta dilerim:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yemekler ve tatlılar konusunda birçok şehri açık arada bırakacak bir sofrası var:) Fotoğrafları beğenmenize de ayrıca mutlu oldum, teşekkür ederim:) Size de keyifli bir yeni hafta olsun:)

      Sil
  9. Yine profesyonelce hazırlanmış bir gezi yazısı, keyifle okudum. Çok uzun yıllar önce gittiğim için, gördüklerim hem şaşırttı hem de "aynı kalmış" dedirtti ki bu beni çok sevindirdi. Pırıl pırıl fotoğraflar, tek bir çöp, düzensizlik yok, buna da ayrıca şaşırdım. Çok teşekkürler emeğiniz için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim:) Kurtuluş Caddesi denilen yerin üst tarafında ki sokaklar içler acısıydı.. Ama onun haricinde gerçekten temiz sokakları, pırıl pırıl insanları olan bir yermiş. İstekli gitti ve çok mutlu döndüm:)

      Sil
  10. Gezmek istediğim yerlerden bir Hatay. Bugüne adar kısmet olmadı, bundan sonra olur mu bilmem malum konulardan dolayı :)
    Seni izlemek keyfili olacak ♥

    Hatay'ın insanlarının sıcak ve samimi olmasına hiç gitmemiş olsam da katılıyorum O yöreden çok arkadaşım olmuştur ve hepsi de şahsına münhasır güzel insanlardı. Bunu da eklemek istedim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim:) İnsanları konusunda sizinle tamamen aynı fikirdeyim, gerçekten özel ve güzel insanlar:) İnşallah sizin de gitme ve görme imkanınız olur pandemi sonrası:)

      Sil
  11. memleketimin görmek istediğim şehirlerinden biri Hatay, aslında ben önce turla gitmekten yanayım ama bakalım, bakalım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Ama" dememek lazım:) Her zaman illa ki bir şeyler çıkar ama fırsat bulmak ve en azından bazı özel yöreleri görmek lazım:)

      Sil
  12. Yazının başındaki fotoğraf ile 1.gün kısmındaki fotoğraf beni ilk anda içine çekenlerden !
    Anlattıklarınız beni burası için münferit gezi yapmaya yöneltti. Bu detaylar cidden harika, araç kiralama, restauranlar, kaldığınız otel hepsini okumak keyifliydi. Yavaş yavaş gezilere hazırlanmak gerek :)
    Elinize sağlık harika bir yazıydı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her iki fotoğrafta Antakya ve diğer yerlere göre çok daha özel bir bölge:) Turların fiyatları ne yazık ki zamlarla birlikte arttı ve kaliteli turlar, diğerlerine göre ekstra daha pahalı. Böyle olunca ailece yada ekiple bireysel geziler bazı yerlerde çok daha uyguna geliyor.. Çok teşekkür ederim:)

      Sil
  13. @SeyahatYaRasulallah hesabı açmıştım Instagram'da. Bundan sonra bloga yazmak lâzım sizin gibi.

    Sizin kadar gezemem ama olsun. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen yazmak için tek yer bile yeterli oluyor. İş seyahatlerinde bile fırsat bulup tek bir nokta gezip yazsanız yeterli olacaktır:)

      Sil
  14. You always walk around, beautiful places you show us!
    Have a great week ahead!

    marisasclosetblog.com

    YanıtlaSil
  15. Yemeklerden daha çok bahsetmenizi bekliyordum çünkü Hatay - Antakya deyince benim aklıma direk mutfak geliyor. Hatay'a gitsem, gidiş amacım tamamen yemek içmek olacağı için sadece iki öğün arasında midemde yer açmak için gezerim sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin buraya gitmemeniz gerekiyor:))) Ben ki damak tadı çok olmayan, yaşamak için beslenen biri olarak büyük keyif aldıysam sizi düşünemiyorum:) Her anlamda görülmesi gereken sayılı yerlerden.

      Sil
  16. Başkalarının sunduğu fotoğraflar yanıltıcı olabiliyor. Aslında bu sadece foto için de geçerli değil. İnsanların öve öve bitiremediği bazı kitapları hiç okuyamadığım olmuştur. Zevk meselesi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her iki konuda da haklısınız:) Bazen bizzat görmek yada kendi tercihlerimizi okumak daha iyi oluyor.

      Sil
  17. Bilgiler oldukça faydalı. Teşekkürler. En ilginci Hatay isminin Hatay Türkleri'nden geliyor olması. 👍🙏

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağolun Ahmet Hocam, beğenmenize mutlu oldum 🙏 ☺️

      Sil