Kocaeli'de Tarih Turu Rotası | Hayat40tansonra

Genel:

Kaynak: Kocaeli Valiliği Resmi internet Sitesi

Yaşadığım şehir Kocaeli'ye gelmek isteyenler yada bu şehirde yaşayıp misafir ağırlayacaklar için faydalı bir yazı, güzel bir İzmit tarih turu rotası ile beraberiz:) 

Öncelikle bilmenizi istediğim en önemli konu; Kocaeli sadece bir sanayi şehri değil. Hele hele griye bulanmış, fabrikalardan ibaret bir şehir asla değil. Kocaeli denildiğinde eminim ilk aklınıza gelen uzun uzun bacalar ve koca koca fabrikalardır. Evet bunlar var ama Kocaeli bilinenin ötesinde, bundan çok daha fazlası olan bir şehir.

İzmit

Kocaeli ile ilgili bugüne kadar bir çok yazı yazdım. Halen eksik yerler mutlaka vardır ama genel olarak; doğa, deniz ve tarih turizmini bu kategorilerin ana başlıkları olarak sayabiliriz. Aslına bakarsanız gastronomi alanında da bilinen bir şehir ama bu konuyu daha sonra ele alacağım bir başlık olacak:) 

Bir şehir düşünün hem Maramara Denizi'ne, hem de Karadeniz'e komşu ve birbirinden güzel sahilleri var. Ve özellikle Karadeniz'e komşu sahilleri ülkemizin görsel olarak en iyi manzaralarına sahip. Diğer taraftan Maramara Denizinin başlangıcı olan İzmit Körfezi'ne sahip ve burada flamingolarımız bile var:)  

İzmit'in Flamingoları

İki denize ilave olarak Sapanca Gölü gibi ülkemizin en büyük göllerinden birine sahip. Gölün hemen karşısında Kartepe gibi dört mevsim ayrı güzellikler sunan bir dağımız var. Bugün baktığınızda her bütçeye uygun kış turizmi imkanı veren sayılı lokasyonlardan birisi. Her ne kadar artık doyuma ulaşmış, can sıkıcı bir yer haline gelmiş olsa da doğru zamanda gelirseniz halen keyif alabileceğiniz yerleri var:) Tarihi güzellikleri ile ilgili buraya şimdilik birşey yazmıyorum çünkü yazı bunun üzerine kuruldu. 

Doğa turizmi; ağırlıklı olarak Kartepe ve Yuvacık bölgesinde yoğunlaşırken, deniz turizmi; Karadeniz'e komşu olan Kandıra ilçesi mahalleleri ile Marmara Denizi'ne komşu Karamürsel ilçemizde boy gösteriyor diyebiliriz. Tarihi çok eskilere dayanan bir şehiriz ama geçmişin izleri diğer şehirlerde olduğu kadar güçlü değil. Bildiğiniz kale surları, antik şehirler ne yazık ki burada yok. Yakın tarihimize ait yapılar ise çoğunlukla İzmit Merkez'de yer alıyor. Yerel halkın bilip, tadını çıkardığı Başiskele, Değirmendere, Ulaşlı, Karamürsel Ereğli, Eskihisar ve Darıca sahilleri de görmeye değer ilçe/ mahallelerimizin başında geliyor. 

Kerpe Kayalıkları

Bu yazıda geçen yerler, eski yazılarımda anlattığım mekanlar olduğu için çok kısa bilgiler verip, sonrasında detay merak edenler için link ekleyeceğim. Ama rota yeni:) Yeni gelecekler, henüz keşfetmemiş olanlar için hap şeklinde hazırlanmış bilgiler ve yeni bir güzergah diyerek yazıya başlayalım:)  

Ulaşım:


Bu gezide göreceğiniz yerlerin tamamı şehrin tarihi mekanlarını anlatıyor. Aşağıya sizler için bir harita bırakıyorum. Yakın bölgede tarihi değer taşıyan başka yerlerde illa ki var ama bu özel hazırlanmış ve esas görülecek yerleri içeren bir rota.

Gezi Rotası

Haritada yürüme mesafesi yaklaşık 35 dakika veriyor ama ilk bölümdeki Arkeoloji Müzesi ile Saat Kulesi arasındaki mesafe hatalı. Google maps ara kestirme yolu bilmediği için 12 dk. vermiş ama doğru olan yaklaşık 4 dakika:) Orada soracağınız herkes size ara yolu gösterecektir. İzmit yazan ilk durağımız ise Tarihi Tren Garı. Google haritalara girdiğinizde Tügva Tren Garı olarak gösteriyor.

Burada bir tercih yapmanız gerekiyor. Rotaya "A" noktasından yada tam tersi "H" noktasından başlayabilirsiniz. Ortadan başlamak gibi bir durum söz konusu değil:) Burada da gezi noktasına nasıl ulaştığınız önemli. Toplu taşıma ile gelirseniz "A" noktası mantıklı olacaktır. Çünkü hem hızlı tren garı, hem de tramvay durağı burada. Araba ile gelecek olursanız da Arkeoloji müzesi yanında ki ücretsiz açık otoparkı kullanabilirsiniz. Kendi aracınızla gelmeniz durumunda aracınızı "H" noktasına bırakıp rotayı tersten de gezebilirsiniz. Ama gezi sonunda yorulacağınız için, tekrar arabaya ulaşmak can sıkıcı olacaktır. Çünkü çok ciddi bir eğim var ve inanın çok zorlayıcı. Hele ki havalar sıcakken gelirseniz, sağlık problemi dahi yaşayabilirsiniz. O yüzden tavsiyem geziye "A" noktasından başlamanız. 

Keşfet:

Tarihi İzmit Tren Garı; 

Tarihi Tren Garı

Takvimler 1873'ü gösterdiğinde; İstanbul-Bağdat Demiryolu hattının ilk adımı olan İstanbul-İzmit hattının yapımı tamamlanıyor ve inşa edilen ilk gar hizmete giriyor. Çizimi Alman mimar Otto Riter'e ait. Bu mimarın özelliği; Haydarpaşa Tren Garı'nın iki mimarından biri olması. 1910 yılına kadar istasyon büyümeye devam ediyor ve yeni binalar inşa ediliyor. 1999 yılına kadar da, yüzyıldan fazla bir süre, halka hizmet veriyor. Yeni tren garı buranın hemen altında, deniz tarafında. Tarihi tren garının bir kısmı; Arkeoloji Müzesi tarafından kullanılıyor. Diğer kısımları ise; Kocaeli Valiliği Güzel Sanatlar Sergi Salonu ve TÜGVA tarafından kullanılıyor. Geldiğinizde sergi olması durumunda burayı gezmek daha keyifli olacaktır. Burası ile ilgili kaleme aldığım detaylı yazıya buradan ulaşabilirsiniz. 

Kocaeli Arkeoloji Müzesi;

Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Toplam üç ana bölümden oluşan müze, 2007 yılında eski tren garının bir kısmı restore edilerek hizmete açılıyor. Etnografya, Arkeoloji bölümleri ve açık alandan oluşan müze, haftanın her günü açık. Müze kart geçerli. Müze kartınız yoksa da çok düşük bir ücret karşılığı giriş yapabilirsiniz. Diğer şehirlerdeki muadilleri içerisinde görülmeye değer arkeoloji müzelerinden birisi diyebilirim. Detaylara buradan ulaşabilirsiniz. 

İzmit Saat Kulesi;

İzmit Saat Kulesi

Burası daha önce yazmadığım, sadece detaylarını Instagramda paylaştığım bir yer. Ama paylaşılmayı fazlasıyla hak eden bir yer. Bence İstanbul ve Bursa ile birlikte Ülkemizin en güzel saat kulelerinden birisi. Ve İzmit denilince ilk akla gelen, sembol yerlerin başında geliyor. Sultan II. Abdülhamit'in tahta çıkışının 25inci yıldönümü anısına zamanın sancak mutasarrıfı tarafından, Mimar Vedat Tek Bey'e yaptırılıyor. Vedat Bey aynı zamanda İkinci Meclis binasının da mimarı ve Osmanlı'nın son zamanlarında Saray Baş Mimarı olarak görev yapmış değerli bir insan. Cumhuriyetin ilanından sonra da resmi görevli olarak birçok esere imza atmış.  Hatta Osmanlı'nın son zamanlarında İstanbul'da tekel oluşturmuş İtalyan ve Fransız mimarlarla yarışan bir Türk Mimar.  

Burası ile ilgili çok uzun uzun anlatılacak bir durum yok, mimarisi fotoğraflarda görüldüğü gibi:) Ama diğer şehirlerle karşılaştırıldığında bence görsel olarak en iyilerden birisi diyebilirim. En azından saçma nedenlerle yıkılıp yeniden yapılmaya kalkışılmamış. Kocaeli Büyük Şehir Belediyesi tarafından önemli ve titiz onarım ve restorasyonlarla günümüze kadar orijinal haliyle gelmiş. 

Atatürk Heykeli

Saat Kulesinin olduğu bölge aslında bununla sınırlı değil. Burası saray yokuşu ve kültür tepesi olarak anılıyor. Yokuşun bittiği yerde, aslında saat kulesi ile bitişik de diyebileceğimiz Av Köşkü (Kasr-ı Hümayun) bulunuyor. Onu birazdan anlatacağım:) Yokuşun başlangıcında ise; Cumhuriyetimizin 10uncu yılı anısına Valilik ve İzmit Halkının desteği ile yaptırılan Atatürk Heykeli yer alıyor. Bu heykel aynı zamanda cumhuriyetin ilanından sonra Kocaeli'de yaptırılan ilk heykel. 

Kasr-ı Hümayun (Av Köşkü);

Av Köşkü

En önemli özelliği; İstanbul dışında ki padişahlara ait tek saray olması. İlk olarak IV. Murat zamanında ahşap temeller üzerine yaptırılıyor ama deprem, yangın gibi afetler nedeniyle yıkılıyor. Bugünkü halini ise Sultan Abdülaziz zamanında alıyor. 1967 yılına kadar kamu kurumları tarafından kullanılan köşk, bu tarihten sonra müze olarak hizmet vermeye başlıyor. 1999 Gölcük Depreminde gördüğü ağır hasar sonrası bir süre atıl kalsa da 2007 yılında yine müze olarak hizmete devam ediyor. 

Av Köşkü

Müzenin bir başka özelliği ise; 06 Ocak 1923 yılında Mustafa Kemal Atatürk tarafından gazetecilerle yapılan basın toplantısı. İki oda buna yönelik donatılmış. Birisi basın toplantısının yapıldığı oda, diğeri ise Atatürk'ün kalması için donatılan oda. Saray müze, mimari olarak gerçekten güzel bir görünüme sahip ve görülmeye değer. İç mekan olarak, benim şahsi fikrim biraz zayıf. Bazı odalar sanki temizlik yapılmış ama eşyalar tekrar yerine konulmamış gibi:) Biraz düzensiz.. Tertemiz , bakımlı ama estetikten uzak.

Müze haftanın her günü ziyarete açık ve müze kart geçerli. Müze kartınız yoksa müze kart fiyatına giriş yapabiliyorsunuz:) Çok kısa sürede müze kart çıkarma imkanı var ama kartı aldıktan sonra müze kart uygulamasını telefonunuza yüklemeniz ve kayıt yaptırmanız gerektiğini unutmayın.

Atatürk Redif ve Etnografya Müzesi;  

Atatürk Redif ve Etnografya Müzesi

Bu müze binasının inşası 1860'lı yılların ikinci yarısına uzanıyor ve o günden 1999 depremine kadar askeri maksatlarla kullanılıyor. İnşası sonrasında Askerlik Dairesi olarak kullanılan bina, akabinde uzun yıllar Askeri Mahkeme olarak hizmet vermiş. Deprem sonrası atıl kalan tarihi bina, yapılan restorasyondan sonra 2012'de müze olarak hizmet vermeye başlıyor. Pandemi sürecinde ikinci restorasyonu gören yapı, 2022 yılında yeniden hizmete açılıyor. 

Az önce de dediğim gibi bina tarihi ama müze içeriği ne kadar gerekli bilemiyorum. Hemen aşağısında bir Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, üst tarafında ise Atatürk ve Milli Mücadele Anı Evi var. Benim anladığım madem böyle bir tarihi binamız var, bir şekilde değerlendirelim ve müze yapalım denmiş:) Gayet de iyi yapılmış. Yıkılıp yerine saçma binalar yapılacağına böyle değerlendirilmiş olması gayet güzel. Müze ile ilgili yazdığım detaylı yazıya buradan ulaşabilirsiniz. 

Atatürk ve Milli Mücadele Anı Evi;

Atatürk ve Milli Mücadele Anı Evi

Binanın geçmişi ile ilgili pek bilgi olmasa da inşa tarihinin 1927 olduğu ve şahsa ait olduğu biliniyor. Neredeyse 100 yıllık, tarihi ve güzel görünen bir konak. Binanın müze olarak hizmete girme tarihi ise 30 Ağustos 2022. İzmit Belediyesi tarafından projelendirilen ve işletilen müze, Milli Mücadele Ruhunu yansıtması açısından son derece başarılı bir yer. Daha önce Oğlumla ziyaret ettiğimiz müzenin ilk katı ülke çapında Milli Mücadele ile ilgili eserleri sergilerken, ikinci kat yerel mücadeleyi anlatan anılarla sizi baş başa bırakıyor. 

Kapanca Sokak;

Kapanca Sokaktan bir kesit

Burası da daha önce uzun uzun anlattığım yerlerden bir tanesi. Detaylı yazıya buradan ulaşabilirsiniz. İzmit neresi derseniz; bence tam da burası:) Şehrin tarihini, tarihi dokusunu yansıtan tek yer diyebiliriz. Bugün her ne kadar şehir deniz kenarında kurulmuş gibi görünse de aslında şehrin ilk kurulduğu yerler burası. Nitekim geçmişten günümüze kalan tarihi evlerin ayakta kaldığı tek yerde burası. Tarih Koridoru projesi kapsamında birçok eski konak restore edilmiş. Bir çoğunda yaşam devam ederken, bir kısmı da müze olarak hayata döndürülmüş.

Kapanca Sokak

Burası aslında okuyarak değil, sokaklarında kaybolup gezilecek, anlaşılacak bir yer. Kapanca Sokak çok güzel ama bu sokağa bağlanan diğer sokaklar İzmit'in gerçek yüzünü, gerçek yaşamını görebileceğiniz yerler. Burası ile ilgili unutmadan söyleyeceğim son konu ise; her yıl Mayıs ayı sonunda Uluslararası Kapanca Sokak Festivalinin yapıldığı. Birbirinden farklı konser, atölye ve etkinliklerin yapıldığı renkli bir festival. Çok kalabalık oluyor ama gezi tarihinizi bu zamanlara planlayabilirsiniz. 

İzmit Belediyesi Oyuncak Müzesi;

Kaynak: İzmit Belediyesi

Yine eski bir konak ve yeni bir müze:) Yanlış bilmiyorsam burası İzmit'in en yeni müzesi. Yaklaşık 1,5 yıl önce açılan müze toplam 14 oda ve 460 metrekarelik bir sergi alanına sahip. Giriş katı ile beraber toplam 3 kat. Ancak şu an için ilk iki katı geziye açık. Hemen unutmadan yazayım, müze girişi ücretsiz. Girişte kısa bir bilgilendirme sonrasında müzeyi yalnız başınıza gezebiliyorsunuz. Yaklaşık 430 parça oyuncak görme imkanınız var. 18inci yüzyıldan, günümüz oyuncaklarına kadar bir çok değerli oyuncağı bir arada görebilirsiniz.

Binadan bahsetmeyeceğim çünkü burası çevrede ki diğer konaklar gibi eski olsa da farklı bir özelliği yok. Yani sizler gibi, bizler gibi insanların zamanında yaşadığı evler. Özellikli olanlara ayrı bir madde açacağım:)

Gelelim son gezi noktamıza ve tavsiyelere:)

Selim Sırrı Paşa Konağı;

Selim Sırrı Paşa Konağı

1888-94 yılları arasında İzmit'te Valilik yapmış çok değerli, vatanperver bir insan olan Selim Sırrı Paşa'ya ait konak. Paşa aynı zamanda Osmanlı'nın ilk yol ve köprü gezici mühendisi ünvanına sahip. Ancak İzmit'te yapımı devam eden bir okula çekilen Fransız bayrağını indirtmesi sonucu görevden alınan ve pasif görevlerle cezalandırılan bir insan. Yapım tarihi 1892 olarak bilinen konak, ne yazık ki 2005 ve 2009 yıllarında iki tane yangın geçiriyor. Sonrasında uzun süre metruk halde kalmış. Son yangın sonrası kamulaştırılıyor ve Kocaeli Büyük Şehir Belediyesi tarafından aslına uygun restore edilerek, 2012 yılında müze olarak hizmet vermeye başlıyor. Bence şehrin en tarihi ve güzel yapılarından bir tanesi ve kesinlikle görmeye değer bir konak. Giriş ücretsiz ancak saat başlarında ve yarım saatte bir giriş yapılabiliyor. Girişte ufak bir bilgilendirme sonrası konağı tek başınıza gezebiliyorsunuz.

Rotamız bunlardan ibaret. Ancak yazıda bahsettiğim gibi özellikle Kapanca Sokak'ta ara sokaklara, mahallere de girmeyi, kaybolmayı unutmayın. Yazdıklarıma ilave tarihi birkaç yer ve gerçek yaşama şahit olacağınız değerli yerler bulacaksınız. Bu yazmış olduğum rotanın hakkını verirseniz yaklaşık 3 saat gibi bir zamanınızı alacaktır. Geçelim tavsiyelere.

Tavsiyeler;


En önemli tavsiyem mevsim tercihi. Yazın asla bu rotayı tercih etmeyin:) Mümkünse bahar ayları ve yağmursuz sonbahar öncelikli tercihiniz olsun.

Kıyafet kesinlikle spor ayakkabıyı tamamlayan kombinler olsun:) Fenomenler için harika fotoğraflara dahil olunabilecek mekanlar var ama mümkünse spor kombinler...

Fotoğrafçı Arkadaşlarımı hem iç hem de dış mekan çekimleri için fazlasıyla memnun edecek bir rota. Hatta fotoğraf gezileri düzenlenebilecek bir güzergah. Neden burada foto maratonlar halen yapılmıyor anlamak gerçekten zor. Ben tur rehberi yada fotoğraf gezileri düzenleyen birisi olsam burayı kesinlikle planlamalara dahil ederim. İstanbul'a alternatif aynı zamanda birçok şehre yakın ve ulaşımı kolay bir bölge. Bedava fikri verdikten sonra devam edelim :) Fotoğrafçı arkadaşların çantasına geniş açı lens koymaları da ilave tavsiyem olacaktır. Geniş açı çekim yapan cep telefonları da işinize yarayacaktır.

Çocuklu aileler için zor bir rota. Deniz tarafından başlayıp tepelik Kapanca Sokak'ta bitecek rotanın eğimi çok zorlayıcı. Mesafeler yakın gibi görünse de fazlasıyla yorucu. O yüzden 10 yaş altı çocuklarınızla gelmek sizi zorlayabilir.

Ben burayı gezmek istiyorum ama Kocaeli'den de gitmek istemiyorum, diğer günlerde başka güzellikleri keşfetmek istiyorum diyen arkadaşlar için otel seçeneği fazlasıyla olan bir şehir. Gezilerini tek başına yapan gezginler için merkezde bulunan küçük oteller ekonomik olabilir ama aileler için özellikle Başiskele ve Yahyakaptan'da bulunan otelleri daha çok tavsiye edebilirim. İstanbul yada diğer büyük şehirler ile kıyaslandığında daha uygun fiyatlara kaliteli otellerde kalabilirsiniz.

Ulaşım ile ilgili birkaç tavsiye daha verip yazıyı sonladırıyorum. İzmit merkezde gideceğiniz her yer için tramvay ağı çok başarılı. Hatta arabanız varsa otoparktan hiç çıkarmayıp her yere tramvay ile gidebilirsiniz. Özellikle buraya gelmişken çarşı, Sekapark gibi yerleri de görmek güzel olacaktır. Ancak yazının başında bahsettiğim doğa ve deniz turizminin ağırlıklı olduğu yerler için toplu taşıma yetersiz. Bu yüzden ya özel arabanız ile gelecek yada araç kiralama opsiyonunu kullanacaksınız.

Son olarak gastronomi ile ilgili; her ne kadar gurme olmasam da yakında İzmit ve çevresinde mekan önerisi vereceğim bir yazı ile yine birlikte olacağınız. Vakit ayırıp okuduğunuz için şimdiden teşekkür ederim.

Yorum Gönder

0 Yorumlar